Yunanistan

Adalar Denizi’nde Türkiye-Yunanistan NOTAM Gerilimi

Adalar Denizi’nde Türkiye-Yunanistan NOTAM Gerilimi

Adalar Denizi’nde Türkiye-Yunanistan NOTAM Gerilimi

Yunan basını ProtoThema’ya göre Yunanistan, Türkiye’nin Adalar Denizi’nin orta kesiminde askerî faaliyetler için daha önce ilan ettiği sahalarla kısmen çakışan bölgelerde 12–20 Ekim tarihleri arasında hava-deniz tatbikatı planladı.

Türkiye, söz konusu sahaların değiştirilmesini talep etti. Atina’nın bunu reddetmesinin ardından Ankara, yayımladığı karşı NOTAM ile Yunan NOTAM’ını “geçersiz ve hükümsüz” (null and void) olarak nitelendirdi ve Türk NOTAM’larının yürürlükte olduğunu bildirdi.

Uyuşmazlığın temelinde Yunanistan’ın Atina FIR’ına yüklediği hukuki anlam bulunuyor. Atina, söz konusu bölgelerin kendi FIR’ı içerisinde bulunmasını NOTAM düzenlemeleri bakımından dayanak gösteriyor.

Ancak FIR sınırı devlet sınırı değildir ve bir devlete uluslararası hava sahası üzerinde egemenlik kazandırmaz. FIR, uluslararası sivil havacılık sistemi içerisinde hava trafik hizmetlerinin emniyetli ve düzenli yürütülmesi amacıyla oluşturulmuş teknik bir sorumluluk sahasıdır. Dolayısıyla Atina FIR’ının uluslararası hava sahasına uzanması, bu alanları Yunan egemenlik veya ulusal güvenlik sahasına dönüştürmez.

Hukuki çerçeve

1944 Şikago Sözleşmesi’nin 3. maddesi, Sözleşme’nin sivil uçaklara uygulanacağını; askerî uçakların ise “devlet uçağı” olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu ayrım, askerî faaliyetler söz konusu olduğunda FIR sorumluluğunun egemenlik yetkisi gibi yorumlanamayacağı tartışması bakımından önem taşımaktadır.

Benzer bir hukuki uyuşmazlık Yunanistan’ın hava sahası iddiasında da görülmektedir. Yunanistan, Adalar Denizi’nde karasularını 6 deniz mili uygulamasına rağmen ulusal hava sahasının 10 deniz miline kadar uzandığını savunmaktadır. Türkiye bu iddiayı tanımamakta ve Yunan karasularının dışındaki 6–10 millik bölgeyi uluslararası hava sahası kabul etmektedir.

Bu nedenle son NOTAM gerilimi yalnızca teknik bir tatbikat anlaşmazlığı değildir. Türkiye açısından mesele, Atina FIR’ına ilişkin teknik sorumluluğun uluslararası hava sahasında egemenlik veya güvenlik yetkisine dönüştürülmesine yönelik yorumların reddedilmesidir.

FIR, egemenlik sınırı değildir; teknik sorumluluk sahasıdır. Türkiye’nin itirazının hukuki esası da bu ayrımda yatmaktadır.

Kaynak/Görsel: ProtoThema

x.com:@mavivatannet