Almanya’dan Türk füzelerine yakın takip: Yıldırımhan ve Tayfun gündemde
Alman basınına göre Almanya, Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik Yıldırımhan ile Tayfun Block-4 hipersonik füzesini tedarik etmek için gündeme aldı.
Almanya’nın Türkiye tarafından geliştirilen Yıldırımhan kıtalararası balistik füzesi ile Tayfun Block-4 hipersonik füzesini tedarik etmek için temaslarını sürdürdüğü öne sürüldü. Alman gazetesi Welt’in NATO ve Avrupa Birliği kaynaklarına dayandırdığı habere göre Berlin yönetimi, ABD’nin Tomahawk konuşlandırma planını iptal etmesinin ardından oluşan uzun menzilli saldırı kapasitesi boşluğunu doldurmayı hedefliyor.
Haberde, Almanya’nın bu doğrultuda iki farklı yol üzerinde çalıştığı belirtildi. Bunlardan ilki ABD merkezli savunma şirketi RTX ile Almanya’da Tomahawk üretimine yönelik ortak girişim kurulması. Patriot sistemi için PAC-2 GEM-T füzeleri üreten mevcut MBDA-RTX COMLOG işbirliğinin bu yol için model alınabileceği belirtiliyor. RTX ve MBDA’nın ortak girişimiyle Tomahawk üretiminin 2028’de küçük ölçeklerle başlayabileceği aktarılıyor.
İkinci seçenek ise doğrudan Türk yapımı füze sistemlerinin satın alınması olarak öne çıkıyor.
Yıldırımhan ve Tayfun tedarik edilebilir
Berlin’in değerlendirdiği Türk sistemleri arasında en dikkat çekici olanı, geçtiğimiz hafta SAHA 2026 etkinliğinde ilk kez kamuoyuna gösterilen Yıldırımhan kıtalararası balistik füzesi. Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füze sistemi olarak tanıtılan Yıldırımhan’ın yaklaşık 6.000 kilometre menzile sahip olduğu belirtiliyor.
Welt’in aktardığı bilgilere göre Almanya, Yıldırımhan sisteminin teslimatlarının en erken 2028 itibarıyla başlayabileceğini değerlendiriyor. Bundan birkaç yıl sonra ise Tayfun teslimatlarının gerçekleşebileceği bildiriliyor.
SAFE fonu devre dışı kalabilir
Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise finansman konusu oldu. Berlin yönetiminin söz konusu Türk füze sistemlerinin Avrupa Birliği’nin SAFE savunma fonu üzerinden finanse edemeyeceğini aktardı.
Yaklaşık 150 milyar euro büyüklüğündeki SAFE programı, Avrupa savunma yatırımları için düşük faizli kredi sağlamayı amaçlıyor. Ancak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türkiye karşıtlığı SAFE finansmanını engelleyebilir.
Bu nedenle Almanya’nın iki alternatif üzerinde durduğu belirtiliyor. İlk seçenek Türkiye ile doğrudan ikili anlaşma yapılması. İkinci seçenek ise Almanya liderliğinde oluşturulacak daha küçük çaplı NATO ülkeleri koalisyonu üzerinden ortak finansman modeli geliştirilmesi. Haberde, maliyetin büyük kısmını Almanya’nın üstlenmesinin beklendiği de vurgulandı.
Öte yandan Yıldırımhan ve Tayfun’unkısa ve orta vadeli çözüm olarak değerlendirildiği, uzun vadede ise Avrupa’nın kendi sistemlerini geliştirmeyi hedeflediği ifade edildi. Bu kapsamda Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İsveç ve Birleşik Krallık’ın imzaladığı European Long-Range Strike Approach (ELSA) programı dikkat çekiyor.
ELSA girişimi, 2.000 kilometrenin üzerinde menzile sahip Avrupa üretimi konvansiyonel saldırı sistemleri geliştirmeyi amaçlıyor. Ancak bu projenin önünde yıllar olduğu ve çok uluslu koordinasyon nedeniyle önemli zorluklarla karşılaşabileceği belirtiliyor.
Şimdilik ne Türkiye’den füze alımı ne de RTX ortak girişimi konusunda kesin karar verilmiş değil. Ancak Welt’e konuşan diplomatik kaynaklar, Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi sırasında konuyla ilgili resmi açıklamaların gelebileceğini öne sürüyor.
Kaynak: donanimHaber