Avrupa'da gözler KAAN'a dönebilir
Avrupa’nın el birliğiyle yeni bir ekosistemi inşa edebilmesi meselesi gündemin en sıcak maddelerinden. Ancak böyle bir ortamda gelen bir haber bu hedefe dair kafa karışıklığına neden oldu.
ve Fransa’nın ‘birlikte geliştireceğiz’ diye duyurduğu 6. Nesil Uçağı projesi FCAS resmen sonlandırıldı. Elbette meselenin çok farklı boyutları var. Ancak Avrupa medyasına göre en kritik sorunlardan biri yazılım, kaynak kodları, fikri mülkiyet hakkı gibi stratejik alanlar.
İddialara göre asıl birikimin kendinde olduğunu ve söz konusu tasarruflarda da Paris’in tek yetkili olmasını dayattı. Almanlar ise milyarlarca harcayacakları bir projede ‘sadece parça üreten taraf’ olmayı kabul etmedi.
Bir diğer anlaşmazlık ise ülkelerin operasyonel hedefleriyle ilgiliydi. Bilindiği üzere Fransa, Avrupa’nın en önemli nükleer güçlerinden biri. Bu nedenle yeni uçağın taşıyabilmesi ve uçak gemilerine iniş-kalkış yapabilmesi onlar için ‘olmazsa olmaz’ başlıklardan biriydi.
Berlin ise her iki dayatmanın da kendileri adına son derece geçersiz olduğunu çünkü ne nükleer ne de savaş gemisi adına bir planı olmadıklarını en üst düzeyde kamuoyuna duyurdu.
Bu noktada gözden kaçmaması gereken asıl meselelerden biri FCAS projesini bekleyen başka Avrupa ülkelerinin de olmasıydı… Ancak günün sonunda Avrupa’nın en iddialı savunma sanayii projelerinden biri şimdilik iptal oldu.
Bu yaşananlar gözleri bir kez daha Türkiye’ye ve doğal olarak yeni nesil savaş uçağı KAAN’a çevirdi. Her ne kadar şimdilik 5. nesil olsa da Türkiye’nin 6. nesil savaş uçağı için de çalıştığı biliniyor. Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun “KAAN üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Avrupalı ülkeler de 6. nesil savaş uçağı üretebilme hedefinde. Biz de. Ve biz onlardan önce yapacağız” vurgusu önemli.
Peki, gerçekten de Avrupa, krizlerin tam ortasındayken ‘acil ihtiyaç’ kapsamında KAAN’a yönelir mi?
Avrupa ülkelerinin dikkati KAAN’a kayabilir
Barın Kayaoğlu süreci hayli yakından takip eden isimlerden biri… Kayaoğlu’na göre FCAS’ın iflasıyla dünya genelinde artan jeopolitik belirsizlikleri birlikte okuduğunuzda ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.
Hatırlanacağı üzere Türkiye daha önce ile konusunda anlaşmaya vardı. “Üretilecek HÜRJET’lerin performansı ve diğer taraftan TUSAŞ’ın yeni üreteceği KAAN prototiplerinin ortaya koyacağı kabiliyetler Avrupa ülkelerinin talebini doğrudan etkileyecek hususlar” diyor Kayaoğlu.
İspanya eskiyen savaş uçaklarının yerine yenilerini koyma niyetinde. ABD’den alımını iptal ettiklerini, FCAS ve Eurofighter’a yöneleceklerini duyurmuşlardı. Madrid yönetimi tarihi net olmasa da 20 yeni Eurofighter alacak. Ancak burada da üretim hattının ağzına kadar dolu olması sorunu boy gösteriyor.
Avrupa’daki diğer projelerin durumu da pek parlak değil
Avrupa’da bir diğer savaş uçağı projesi de ilk etapta ismi TEMPEST olarak duyurulan ancak bugünlerde GCAP olarak bilinen ortaklık. Burada İngiltere, ve 6. nesil savaş uçağı yapma hedefinde. odaklı, sürü İHA/SİHA’ları da yönetebilecek bulut tabanlı bir muhabere ağının inşa edilmesini kapsayan bu projede de takvimin ciddi şekilde sarkma ihtimali var.
Gelinen noktada, hariç yeni nesil bir savaş uçağını kendi başına uçurabilen tek ülkesi Türkiye.
Barın Kayaoğlu, savaş tamtamlarının çok daha güçlü duyulmaya başladığı bugünlerde kimsenin uzun yıllar bekleyecek durumda olmadığının altını çiziyor. Ardından da sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Avrupa ülkeleri yeni uçaklar için ABD'ye F-35 hatta F-47 talebiyle de gidebilir… Ancak orada da bazı riskler var. ABD'nin F-35 projesinde öngörülemeyen şekilde artan masrafları soru işareti. Ayrıca, dışındaki ülkelere kullanım, güncellemeleri ve operasyonel otonomi konusunda getirdiği kısıtlamalar da sıkıntılı olabilecek detaylar.
Tüm bunların ışığında Türkiye’nin KAAN, ANKA-3 ve gibi son derece gelişmiş ve her biri gökyüzüyle buluşmuş sistemlerle daha güçlü pozisyona yükselmesi muhtemel. Öte yandan Türkiye, İspanya'ya yaptığı Hürjet satışında olduğu gibi, alıcı ülkenin kendi alt sistemlerini de ürüne entegre etmesine müsaade eden iş birliklerine açık."
Kaynak: trtHaber