Birleşik Krallık, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla yatırımlarını artırıyor.
Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, Defence Science and Technology Laboratory (DSTL) programı kapsamında biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı önlemler geliştirmek amacıyla Porton Down’da yeni bir araştırma laboratuvarı kuracak. Öncelikle Birleşik Krallık’taki kamu kurumlarına hizmet vermesi planlanan bu tesisin, İkinci Dünya Savaşı sonrası NATO’nun kuruluş sürecinde Dışişleri Bakanı olarak görev yapmış Ernest Bevin’in ismini taşıyacağı açıklandı. Laboratuvarın, bölgedeki savunma kapasitesini artırmanın yanı sıra NATO’nun kolektif güvenlik anlayışına da stratejik bir katkı sağlaması hedefleniyor.
UK Defence Journal tarafından aktarılan bilgilere göre, yeni tesis İngiltere’nin Wiltshire bölgesindeki Salisbury yakınlarında bulunan Porton Down’da inşa edilecek. Bu konumun seçilmesi, bölgenin yaklaşık yüz yıldır ülkenin kimyasal ve biyolojik savunma araştırmalarının merkezi olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Söz konusu bölgede DSTL’ye ait mevcut altyapının halihazırda var olması, bu yeni yatırımın hayata geçirilmesi sürecinde büyük bir lojistik ve operasyonel avantaj sağlamaktadır.
Porton Down, geçmişteki çalışmalarıyla küresel çapta kritik bir öneme sahiptir. Özellikle 2018 yılında Salisbury’de bir Rus casusuna yönelik düzenlenen Novichok sinir gazı saldırısında kullanılan maddeyi başarılı bir şekilde tespit eden DSTL, tesisin bu alandaki teknik uzmanlığını ve başarısını uluslararası kamuoyuna kanıtlamıştır. Yeni kurulacak Ernest Bevin Laboratuvarı ile birlikte Birleşik Krallık, savunma kabiliyetlerini modernize etmeye ve biyolojik tehditlere karşı caydırıcılığını güçlendirmeye devam etmektedir.

580 milyon sterlinlik yatırım planlandı
Birleşik Krallık, Porton Down’da inşa edilecek yeni laboratuvar için Defence Science and Technology Laboratory (DSTL)’nin dört yıllık stratejik planı kapsamında 580 milyon sterlinlik bir yatırım ayırdı. Bu proje, Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’nın 4,3 milyar sterlinlik toplam bilim ve teknoloji bütçesini içeren daha geniş ölçekli mali programın kritik bir parçasını oluşturuyor. Hükümet, savunma alanında stratejik bir inovasyon hamlesi olarak gördüğü bu girişim doğrultusunda, temel bilim ve teknoloji faaliyetleri için toplam 2,1 milyar sterlinlik fon tahsis etti.
Ayrıca hükümet, savunma teknolojilerinin mevcut sistemlere entegrasyonunu hızlandırmak amacıyla Birleşik Krallık Savunma İnovasyon Kurumu’na (UK Defence Innovation) 2030 yılına kadar her yıl 400 milyon sterlin kaynak sağlayacağını ve kuruma aktarılan toplam desteği 1,6 milyar sterline çıkaracağını duyurdu.
Projeye ilişkin vizyonlarını paylaşan yetkililer izlenecek yol haritasını, “Dünya lideri Defence Science and Technology Laboratory (DSTL), endüstri ve akademiyle yakın iş birliği içinde çalışarak çığır açan teknolojilere yatırım yapacak; kendi bünyesindeki yetkinlikleri muhafaza ederek ‘akıllı müşteri’ statüsünü sürdürecek, üniversitelerle temel ortaklıklar geliştirecek ve uluslararası araştırma iş birliklerini derinleştirecektir.” şeklinde özetledi.




Kuantum ve biyoloji mühendisliğini kapsayan 13 milyar sterlinlik yatırım
Bununla birlikte Birleşik Krallık’ın biyolojik tehditlere yönelik yatırımları, Porton Down’daki tesisle sınırlı kalmamaktadır. Hükümet, 2030-2035 yılları arasında yapay zekâ, robotik ve otonomi, gelişmiş silah sistemleri, uzay tabanlı yetenekler, siber ve elektronik harp, kuantum teknolojileri ve mühendislik biyolojisi gibi kritik alanlarda en az 13 milyar sterlinlik bir yatırım yapmayı planlamaktadır. Bu stratejik plan doğrultusunda kurulacak “İnovasyon Genel Direktörlüğü” ile Birleşik Krallık Savunma İnovasyon Kurumu (UK Defence Innovation) ve DSTL’nin tek çatı altında koordine edilmesi; böylece bilim ve teknolojinin, savunma politikaları ile tedarik süreçlerinin merkezine yerleştirilmesi amaçlanmaktadır.
Öte yandan, biyolojik tehditlerin yanı sıra kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (CBRN) savunma faaliyetlerinin, modern laboratuvar altyapılarıyla desteklenerek kapsamının genişletilmesi öngörülmektedir. Nitekim 2035 yılına kadar sadece temel araştırma faaliyetlerinin değil, C-CBRN tehditlerine karşı özgün çözümlerin geliştirilmesi de planın temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda; gelişmiş koruyucu kıyafet ve ekipmanların tasarımı ile kimyasal ve biyolojik bulaşmanın giderilmesine yönelik dekontaminasyon kapasitesinin güçlendirilmesi gibi çalışmaların hız kazanması beklenmektedir. Tüm bu adımlarla Porton Down’ın, bilimsel araştırma ile savunma teknolojilerinin kusursuzca bütünleştiği küresel ölçekte stratejik bir merkez hâline getirilmesi hedeflenmektedir.