Avrupa Komisyonu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı bölgesel istikrar açısından olumlu bulduğunu söyledi, ancak Pakistan'ın Çin askeri teknolojisine bağımlılığı nedeniyle gizli veri sızıntısı riski uyarısı yapıldı.
- Anlaşma, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye, nükleer silaha sahip Pakistan ve Suudi Arabistan'ı bir araya getiriyor.
- Karşılıklı savunma maddesi ve savunma sanayi işbirliği öngörülüyor; bu durum Çin'in potansiyel etkisi konusunda endişe yaratıyor.
- Türkiye'nin AB adayı olarak anlaşmayı Brüksel'e bildirmemesi, AB ile ilişkilerde soru işaretleri oluşturuyor.
Türk, Pakistanlı ve Suudi yetkililer, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısına 31 Ağustos 2026'da İstanbul'da katıldı. Anlaşma, 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalandı. Avrupa Komisyonu sözcüsü, bölgesel girişimlerin uluslararası hukuka uygun olduğu sürece olumlu karşılanabileceğini belirtti. Eski Yunan general Georgios Kampas, Pakistan'ın Çin askeri teknolojisine bağımlılığı nedeniyle endüstriyel casusluk riski oluşturabileceğini söyledi. Çin, 2025'te Pakistan'ın en büyük silah tedarikçisiydi. Türk dışişleri kaynakları, anlaşmanın NATO ve AB çabalarını tamamlayıcı olduğunu ve hiçbir devlete karşı olmadığını vurguladı. Türkiye, AB'nin SAFE savunma programına dahil değil, ancak Türk şirketleri SAFE finanse edilen projelerde bileşen tedarik edebiliyor.
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve AB ile savunma işbirliği açısından kritik. Türkiye'nin Mekke Anlaşması gibi çok taraflı girişimlerde yer alması, bölgesel güvenlik mimarisindeki rolünü güçlendirirken, AB ve NATO ile ilişkilerinde yeni dinamikler yaratabilir. Ayrıca, Yunanistan ile Ege ve Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor.