Caner Gönyeli 2026 Arama Kurtarma Tatbikatı’nın Deniz Safhası, Başbakan Ünal Üstel’in de katılımıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Gazimağusa açıklarında, KKTC karasuları dışında, Türk Arama Kurtarma Bölgesi’nde yapıldı.

Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü’ne T.C. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı da katıldı.

Seçkin Gözlemciler ve basın mensupları, bu safhayı Sahil Güvenlik Arama Kurtarma korveti TCSG Yaşam’dan izledi.

Tatbikatın deniz safhasında, farklı senaryolar kapsamında arama kurtarma faaliyetleri gerçekleştirildi.

Bu kapsamda, denizden kazazedeler kurtarıldı, yardım isteyen deniz taşıtlarına, kaza geçiren düzensiz göçmenleri taşıyan gemiye müdahale edildi.

Tatbikatta çeşitli unsurlarıyla Türkiye’den Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ise Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Havacılık Birlik Komutanlığı/Arama Kurtarma Birliği, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi görev aldı.

Tatbikat, katılan birliklerin selamlama geçişiyle sona erdi.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, tatbikatın sona ermesinin ardından yaptığı konuşmada, bu tatbikatla Kıbrıs Türk Halkının güvenliğine, devletine, egemenliğine ve geleceğine sahip çıkan güçlü bir iradenin sahadaki yansımasına da tanıklık edildiğini söyledi.

Ünal Üstel-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı

Adını kahraman şehidimiz Teğmen Caner Gönyeli’den alan bu anlamlı tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların, askeri iş birliğinin ve ortak güvenlik anlayışının en somut göstergelerinden biridir.” diyen Üstel, Doğu Akdeniz’in her zamankinden daha kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.

Başbakan Ünal Üstel, şöyle devam etti:

Bölgemizde yeni ittifaklar kurulmakta, yeni askerî yapılanmalar oluşturulmakta ve enerji kaynakları üzerinden yeni hesaplar yapılmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerini, yabancı askeri güçlerle geliştirdiği iş birliklerini ve bölgemizdeki dengeleri değiştirmeye yönelik girişimlerini yakından takip ediyoruz. Fransa ile yapılan askerî iş birlikleri, Ada’daki yabancı askerî varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve Doğu Akdeniz’de oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler bizim açımızdan dikkatle değerlendirilmektedir ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir: Kıbrıs Türk Halkı yalnız değildir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnız değildir. Bu toprakların arkasında güçlü bir devlet, güçlü bir ordu ve güçlü bir millet vardır. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk Halkının güvenliğinin temel teminatıdır.”

Başbakan Üstel, Türkiye’nin bölgede artan gücünün, savunma sanayisindeki tarihi başarılarının, diplomatik etkinliğinin ve küresel ölçekte yükselen konumunun sadece Türkiye’nin değil, Kıbrıs Türk Halkının da gücü olduğunu belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin bugün dünyanın en güçlü ordularından biri olduğunun altını çizen Üstel, “Bu güç, Kıbrıs Türk Halkının da gücüdür. Bu güç, Doğu Akdeniz’de barışın güvencesidir. Bu güç, Mavi Vatan’ın güvencesidir.” dedi.

Başbakan Üstel, Kıbrıs meselesinde duruşlarının net olduğunu, Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden, adadaki iki halk ve iki devlet gerçeğine dayanılmadan ortaya konulacak hiçbir çözüm modelinin sürdürülebilir olmayacağını ifade etti.

Geçmişte başarısız olan yaklaşımların yeniden denenmesinin kimseye faydası yoktur.” diyen Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Halkının kendi devletinden, egemenlik haklarından ve eşit statü talebinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Başbakan Üstel, şu hususları ifade etti:

Dünyaya çağrımız nettir; Doğu Akdeniz’de kalıcı barışın yolu Kıbrıs Türk Halkının haklarının teslim edilmesinden, adadaki gerçeklerin kabul edilmesinden ve iki tarafın eşitliği temelinde yeni bir anlayışın geliştirilmesinden geçmektedir. Hiç kimse Kıbrıs Türk Halkını yalnız görme hatasına düşmemelidir. Hiç kimse Kıbrıs Türk Halkının devletini, egemenliğini veya güvenliğini pazarlık konusu yapabileceğini düşünmemelidir. Hiç kimse Kıbrıs Türk Halkını bu topraklardan koparabileceğini hayal etmemelidir. Biz bu topraklarda misafir değiliz.

Biz bu toprakların sahibiyiz. Bu devleti büyük bedeller ödeyerek kurduk. Özgürlüğümüzü büyük fedakarlıklarla kazandık. Bugün sahip olduğumuz huzur ve güvenlik ortamının arkasında ise kahramanlarımızın fedakarlıkları vardır. Bu nedenle Şehit Teğmen Caner Gönyeli Tatbikatı yalnızca bir eğitim faaliyeti değildir. Bu tatbikat aynı zamanda güçlü bir mesajdır. Kıbrıs Türk Halkının güvenliğinin tesadüflere bırakılmayacağının mesajıdır.

Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşliğin ve ortak savunma anlayışının sarsılmaz olduğunun mesajıdır. Doğu Akdeniz’de barışın korunması için gerekli her türlü hazırlığın yapıldığının mesajıdır. Biz savaş istemiyoruz.

Biz gerginlik istemiyoruz. Biz bölgemizde barış, istikrar ve iş birliği istiyoruz. Ancak barışın en büyük güvencesinin güçlü olmak olduğunu da biliyoruz.

İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı da sözlerine, “Tatbikata ismini veren kahraman şehidimiz Teğmen Caner Gönyeli’yi ve vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin huzur ve güvenliği uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarak başlamak istiyorum.” ifadeleriyle başladı.

Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı-İçişleri Bakan Yardımcısı

Tatbikatların; bir senaryonun uygulanmasından ziyade arama kurtarma teşkilatlarının her türlü duruma karşı daima hazırlıklı olması ve teşkilatlar arasında bilgi ve birikimlerin paylaşılması açısından son derece önemli bir sınav olduğuna dikkat çekti.

İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Yiğitbaşı, şunları kaydetti:

Üç tarafı  denizlerle çevrili ülkemiz; jeopolitik konumu ve yoğun deniz trafiği İle arama kurtarma faaliyetlerinde büyük bir görev alanına sahiptir. Mavi Vatan, denizlerimizdeki tek genel kolluk kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığımız; kurulduğu günden bugüne üstlendiği tüm görevlerde yüksek sorumluluk bilinciyle hareket etmekte, aziz milletimizden aldığı destekle vazifelerini yerine getirmektedir. İcra ettiğimiz tatbikata katılan tüm Sahil Güvenlİk yüzer unsurlarının Türkiye’deki tersanelerde inşa edilmiş olması bizim için gurur vesilesidir. Diğer bir gurur kaynağımız ise Türkiye’de inşa edilen gemilerimizin, dost ve müttefik ülkelere ihraç ediliyor olmasıdır. Ayrıca bu yıl ilk kaynağı yapılarak iki yıl içerisinde hizmete girmesini planladığımız tamamen yerli ve millî imkânlarla inşa edilecek millî Sahil Güvenlik gemilerimiz, Mavi Vatan’da göreve başlayarak Sahil Güvenlik Komutanlığımızı daha da güçlendirecektir.”  

Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir ise konuşmasında, Tatbikat’ın Doğu Akdeniz’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hava sahası ve karasuları ile ana karası üzerinde ve Türkiye’nin arama kurtarma bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda, denizde ve karada ortaya çıkabilecek arama kurtarma ihtiyaçlarını tespit etmek, arama kurtarma faaliyetlerindeki müdahale süresini en aza indirmek, her iki ülkenin arama kurtarma teşkilat ve unsurlarının eğitim seviyesiyle birlikte karşılıklı koordinasyon ve iş birliğini geliştirmek maksadıyla icra edildiğini söyledi.

Koramiral Ahmet Kendir-T.C. Sahil Güvenlik Komutanı

Kara ve deniz safhalarında, üç farklı senaryoya istinaden icra edilen Tatbikatta, planlanan arama kurtarma faaliyetlerinin başarıyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken Koramiral Ahmet Kendir, şu hususları ifade etti:

Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2026 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nda arama kurtarma teşkilatlarının iş birliği ve koordinasyonunu pekiştirerek askerî ve sivil arama kurtarma usullerinin birlikte çalışabilirliği geliştirilmiş, arama kurtarma harekâtına ilişkin komuta kontrol ve muhabere usulleri denenmiştir. Bu tatbikat ile sorumluluk sahamızda, her türlü deniz ve hava koşulunda, zaman ve mekân fark etmeksizin gerçekleştirilecek arama kurtarma faaliyetlerinin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafından karşılıklı iş birliği içerisinde başarıyla icra edilebileceği ulusal ve uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterilmiştir. Denizde ve karada bizlere ihtiyacı olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede karşılık vererek onlara ulaşmak son derece hayati bir zorunluluktur. İcra ettiği tüm görevlerde önce insan prensibiyle hareket eden arama kurtarma teşkilatımız bu zorunluluğun gerektirdiği yüksek sorumluluk bilinciyle arama kurtarma faaliyetlerindeki performansını her geçen gün artırmakta, imkân ve kabiliyetlerini devamlı olarak geliştirmektedir. Yedi gün yirmi dört saat esasına göre görev icra eden arama kurtarma unsurlarımızın bugün gerçekleştirdiği bu tatbikat, çevre denizlerimizde meydana gelebilecek her türlü olay karşısında üstlendiğimiz büyük sorumluluğun ve ne kadar etkin bir arama kurtarma teşkilatına sahip olduğumuzun en net göstergesidir. İnsanın hayatını riske edebilecek olası tehlike durumlarında daima hazır bir şekilde arama kurtarma faaliyetlerinin icra edilmesi maksadıyla Türkiye, Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni desteklemeye ve karşılıklı iş birliğini arttırmaya var gücüyle devam edecektir.

Tatbikat sonunda, katılan unsurların oluşturduğu “Görsel şölen” niteliğindeki fon önünde toplu fotoğraf çektirildi.

Tatbikatın 23 ve 24 Haziran 2026 tarihinde icra edilen fiili kısmına Türkiye’den bir fırkateyn, bir insansız hava aracı, üç sahil güvenlik korveti, dört sahil güvenlik botu, altı helikopter, iki uçak, iki arama kurtarma timi, bir özel harekât timi ile bir dalış emniyet, güvenlik ve arama kurtarma timi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ise beş sahil güvenlik botu, iki helikopter, iki römorkör ve beş arama kurtarma timi katıldı.