Çin

Güney Çin Denizi Kararı'nın 10. Yılı: Dünya Nasıl Değişti?

Filipinler'in Çin aleyhine açtığı davada Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi'nin 2016'da verdiği kararın 10. yılında, küresel jeopolitik ortam köklü bir değişim geçirdi. ABD liderliğindeki istikrarsızlık, Güneydoğu Asya ile Çin arasındaki ilişkilerin dönüşümü ve artan küresel çatışmalar, bölgedeki geleceği nasıl şekillendirecek?

Güney Çin Denizi Kararı'nın 10. Yılı: Dünya Nasıl Değişti?

Güney Çin Denizi'nde 2016'da verilen kararın 10. yılına gelindiğinde, dünya çok farklı bir yer haline geldi. ABD liderliği, Çin-Güneydoğu Asya ilişkileri ve artan küresel çatışmalar, bölgedeki durumu nasıl etkileyecek? 2016'da Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi, Filipinler'in Çin aleyhine açtığı davada kararını verdi. Bu karar, Çin'in geniş "dokuz çizgili hat" iddiasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyarak Güney Çin Denizi tartışmasındaki en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Ancak on yıl sonra, dünyanın jeopolitik ortamı 2016'daki haliyle kıyaslanamayacak kadar farklı. Bu değişimler, Güney Çin Denizi ihtilaflarının geleceğini nasıl etkileyecek? Bölgesel ortamın 2016'dan bu yana en az üç temel noktada farklılaştığı söylenebilir: ABD liderliğinin niteliği, Güneydoğu Asya'nın Çin ile ilişkisi ve dünyadaki artan çatışma durumu.

On yıl önce ABD liderliği daha öngörülebilir ve istikrarlı görünüyordu. Mahkeme kararının ardından Başkan Barack Obama, Washington'ın kararı desteklediğini belirtti ve Çin'i karara uymaya çağırdı. ABD, ne ihtilafın taraflarından ne de Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) taraf olsa da, kendini her zaman Güney Çin Denizi'nde hukukun üstünlüğü ve seyrüsefer özgürlüğünün savunucusu olarak konumlandırmaya çalıştı. O dönemde ABD, özellikle Filipinler olmak üzere, Çin'in tartışmalı bölgedeki baskıcı davranışlarına karşı diğer ASEAN iddia sahipleri için güvenilir bir ortak olarak görülüyordu. Bu tutum, ilk Trump ve Biden yönetimlerine kadar tutarlılığını korudu. Ancak ikinci Trump yönetimi altında ABD liderliği daha öngörülemez hale geldi ve ülke bir ortak olarak daha az güvenilir bulundu. Trump, uluslararası hukuku açıkça eleştirdi ve hatta onunla ilgilenmediğini söyledi. ABD'nin müttefikleri ve ortakları bile artık ülkeyi daha az güvenilir olarak görmeye başladı. Örneğin, Güney Çin Denizi'nde iddia sahibi olan ve aynı zamanda ABD müttefiki olan tek ülke olan Filipinler, ABD'nin bölgedeki rolü konusunda endişelerini dile getirmeye başladı.