Rusya

85 milyar dolarlık intikam: Japonya Rusya'yı vurmaya mı hazırlanıyor?

13:04

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yirmi beş yıllık iktidarı boyunca ilk kez Kuril Adaları'ndan İturup'a (Japonca Etorofu) yaptığı ziyaret, Kuzey Pasifik'teki jeopolitik dengeleri derinden sarsarak bölgeyi küresel bir fay hattına dönüştürdü. Görünürde hastane, okul ve balık işleme tesislerini gezen Putin'in bu ziyareti; İkinci Dünya Savaşı'ndan beri adalar üzerinde hak iddia eden Japonya'nın Ukrayna savaşındaki yaptırım kararlarına ve Batı politikalarına yönelik net bir gövde gösterisidir. 1945 yılında Kızıl Ordu'nun teslim olmuş bir Japonya'ya rağmen işgal ettiği bu adalar üzerinde tam 81 yıldır resmi bir barış antlaşması imzalanamadı. 1951 San Francisco Barış Antlaşması'nda Amerika tarafından kasıtlı olarak bırakılan hukuki boşluklar yüzünden bu topraklar Soğuk Savaş'ın bitmeyen bir cephesi haline geldi.

Müzakere umutları yıllarca Shinzo Abe'nin çabalarıyla canlı tutulsa da Rusya'nın 2020 anayasa değişikliği ile toprak devrini yasaklaması ve Ukrayna savaşıyla birlikte ilişkilerin tamamen donması köprüleri attı. Kuriller, Moskova için basit bir toprak parçası olmaktan çok öte, Rus Pasifik Filosuna bağlı nükleer balistik füze denizaltılarının görev yaptığı Ohotsk Denizi'ni koruyan aşılmaz bir kaledir. Adaların teslim edilmesi demek, Amerikan savaş uçaklarının ve denizaltılarının Rusya'nın nükleer ikinci vuruş kapasitesine doğrudan sızması anlamına gelecektir. Rusya bu bölgeye yerleştirdiği yirmi bin vatandaşı, gelişmiş S-400 ile füze kalkanı sistemleri ve stratejik element (renyum) madenleriyle demografik ve askeri olarak kalıcı bir hakimiyet kurmuştur.

Moskova'nın Çin ile birleşerek Hokkaido kıyılarına kadar ortak filolarla gerçekleştirdiği baskılar, Japonya'yı tarihi bir askeri dönüşüme zorladı. Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki Tokyo yönetimi, savunma bütçesini rekor kırarak 85 milyar dolara çıkardı ve Amerikan Tomahawk seyir füzeleriyle karşı saldırı kapasitesine erişti. Japonya artık tatbikatlarını doğrudan Kuril Adaları'nın karşısında yaparak Rus donanmasına gözdağı veriyor. Karşılıklı suçlamaların varoluşsal bir düşmanlığa dönüştüğü, diplomasi masalarının tamamen yıkılarak yerini dev savaş bütçelerine bıraktığı bu bölge, Asya-Pasifik'teki üçüncü dünya savaşı ihtimalini barındıran en sıcak, en tehlikeli cephelerden biri konumuna geldi.