ABD ve Çin arasında Birleşmiş Milletler Zirvesi marjında gerçekleşen kritik liderler görüşmesi, küresel dengeleri doğrudan etkileyen sekiz maddelik bir ortak açıklama ve askeri çatışmayı önleme mutabakatıyla yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Haritanın başında GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer soruyor, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı anlaşmanın detaylarını anlatıyor.
Stratejik istikrar ilkesiyle temellenen bu yeni mutabakat; karşılıklı saygı, yapıcı diplomasi ve çok taraflı zirvelerde eşgüdüm vaat ederken, aslında iki süper gücün doğrudan bir sıcak çatışmadan kaçınma isteğini belgeliyor. Enerji hatlarının güvenliği, gümrük tarifelerinde karşılıklı indirimler, uyuşturucu kaçakçılığıyla küresel mücadele ve dezenformasyon riski taşıyan yapay zeka tehditlerine karşı ortak iletişim kanallarının kurulması, iki başkentin masada uzlaştığı ana eksenleri oluşturuyor. Ekrandaki sert söylemlere tezat biçimde arka planda işletilen bu uzlaşı diplomasisi, özellikle bölgesel kriz alanlarında kendini belirgin şekilde hissettiriyor. İran'ın nükleer silah edinmesine karşı ortak bir duruş sergilenmesi, Pekin'in enerji tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek Tahran üzerindeki bağımlılığını azaltması ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere uluslararası deniz ticaret yollarının serbest geçiş rejimine tabi tutulması bu örtülü iş birliğinin sahadaki somut yansımaları. Tayvan çevresi ve Güney Çin Denizi gibi egemenlik ihtilaflarının yoğunlaştığı sahalarda dahi iki ülke orduları arasında doğrudan kriz iletişim kanallarının tesis edilmesi, tarafların büyük bir harp riskini askeri memorandumlarla dizginlemeye çalıştığını gösteriyor. Süper güçlerin doğrudan cephede karşılaşmak yerine nüfuz mücadelelerini vekil aktörler, nadir toprak elementleri, mikroçip endüstrisi ve Afrika pazarındaki ekonomik yatırımlar üzerinden yürütmeyi seçmesi, küresel siyasetin geleceğini belirleyecek başlıklar olarak görülüyor. Peki ABD ve Çin arasında imzalanan bu stratejik mutabakat küresel güç dengelerini nasıl şekillendirecek? Süper güçlerin perde arkasında anlaştığı bir düzende İran ve Tayvan krizleri sıcak bir çatışmaya dönüşmeden yönetilebilir mi? Çip ambargoları ve nadir toprak elementleri mücadelesi iki dev arasındaki gümrük indirimlerini ne kadar süre ayakta tutabilir? Küresel rekabetin faturasını süper güçler yerine yine onların vekil olarak kullandığı bölgesel aktörler mi ödeyecek? Tüm bunlara ve daha fazlasına ait detaylar için videomuzu izleyebilirsiniz.
00:00 Amerika Birleşik Devletleri ve Çin mutabakatı neden önemli?