ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir ile telefonda görüşerek İran'ı yeniden müzakere masasına getirmek için Pakistan'ın nüfuzunu kullanmasını istedi. Görüşme, Munir'in 24 Ağustos'ta Tahran'a yaptığı ziyaret öncesinde gerçekleşti ve Pakistan'ın Washington ile Tahran arasında yeniden arabuluculuk rolü üstlenebileceğine işaret etti.
- Bu telefon görüşmesi, ABD'nin İran'a yönelik baskı ve diplomasi kanallarını eş zamanlı yürüttüğünü gösteriyor; Trump aynı dönemde İran'ın 'tamamen çöktüğünü' söylemişti.
- Pakistan'ın Tahran ziyareti, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dahil üst düzey yetkililerle yapıcı görüşmelerle sonuçlandı ve bölgesel gerilimin düşürülmesinde 'önemli ilerleme' kaydedildiği belirtildi.
- Bu gelişme, Pakistan'ın 2026 boyunca ABD-İran çatışmasında oynadığı arabuluculuk rolünü pekiştiriyor; daha önce Haziran ayındaki geçici anlaşmada da etkili olmuştu.
Trump'ın Munir'i araması, Reuters ve CNN tarafından birden fazla kaynağa dayandırılarak doğrulandı; ancak Beyaz Saray görüşmeyi kamuoyuna açıklamadı. Görüşmenin ardından Munir başkanlığındaki Pakistan heyeti, İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi ile birlikte 24 Ağustos'ta Tahran'a gitti. Heyet, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve İran'ın müzakere heyetiyle görüştü; Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve çatışmaların müzakerelerle sona erdirilmesi ele alındı. Nakvi, görüşmelerin yapıcı geçtiğini ve Pezeşkiyan'ın görüşlerini açıkça aktardığını söyledi. Pakistanlı kaynaklar, ziyaretin temel amaçlarından birinin ABD ile İran arasındaki karşılıklı güvensizliği azaltmak olduğunu belirtti. Pakistan, Temmuz ayından bu yana Çin'in desteğiyle durmuş görüşmeleri yeniden başlatmak için diplomatik girişimlerde bulunuyordu.
Bu gelişme, ABD-İran geriliminin tırmandığı bir dönemde diplomasi kanallarının açık tutulması açısından kritik. Pakistan'ın arabuluculuk çabaları, bölgesel istikrar ve enerji ticareti için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini doğrudan etkileyebilir. ABD'nin Pakistan üzerinden İran'la müzakereleri yeniden başlatma girişimi, Ortadoğu'daki çatışma dinamiklerinde yeni bir diplomatik fırsat penceresi yaratabilir; ancak taraflar arasındaki güven eksikliği ve baskı politikaları sürecin önündeki temel engeller olmaya devam ediyor.
Tam Metin
ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen hafta Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir ile telefonda görüştüğü ve Pakistan'dan İran'ı yeniden müzakere masasına getirmek için nüfuzunu kullanmasını istediği bildirildi. Reuters'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre telefon görüşmesi, Munir'in 24 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirdiği Tahran ziyareti öncesinde yapıldı. Pakistan heyetinin İran'daki temasları ise İslamabad'ın Washington ile Tahran arasında yeniden arabuluculuk rolü üstlenebileceğine ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi.
Trump'ın Munir'i telefonla aradığı belirtildi
Reuters'a konuşan iki Pakistanlı güvenlik kaynağına göre Trump ile Munir arasındaki telefon görüşmesi geçen hafta gerçekleşti. Kaynaklardan biri görüşmenin Trump tarafından başlatıldığını söyledi.
Görüşmede İran meselesinin ele alındığı ve Trump'ın Pakistan'dan Tahran üzerindeki nüfuzunu kullanarak İran'ı ABD ile yeniden müzakere masasına dönmeye teşvik etmesini istediği bildirildi. Beyaz Saray söz konusu telefon görüşmesini kamuoyuna açıklamadı. Reuters'ın haberine göre Beyaz Saray konuya ilişkin yorum talebine de yanıt vermedi.
CNN de bir kaynağa dayanarak Trump'ın geçen hafta Munir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini doğruladı. Böylece telefon görüşmesinin gerçekleştiği bilgisi birden fazla kaynak tarafından aktarıldı. Ancak görüşmenin bütün ayrıntıları taraflarca resmî olarak kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Munir görüşmenin ardından Tahran'a gitti
Trump ile yapılan telefon görüşmesinin ardından Munir başkanlığındaki Pakistan heyeti 24 Ağustos'ta Tahran'a gitti. Heyette Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi de yer aldı.
Reuters'ın 25 Ağustos tarihli haberine göre Munir ve beraberindeki heyet, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dahil İran yönetiminin üst düzey isimleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Pakistan İçişleri Bakanı Nakvi, temaslarda ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmanın sona erdirilmesi ve bölgesel gerilimin düşürülmesi konusunda "önemli ilerleme" sağlandığını söyledi.
Görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve çatışmaların müzakereler yoluyla sona erdirilmesi de ele alındı. Nakvi, Pezeşkiyan'ın İran hükümetinin görüşlerini Pakistan heyetine açık şekilde aktardığını ve görüşmelerin yapıcı geçtiğini belirtti.
Munir İran'ın müzakere heyetiyle de görüştü
İran devlet medyasında yer alan haberlere göre Pakistan heyetinin temasları İran'ın ABD ile yürütülebilecek olası müzakerelerde rol oynayan isimleri de kapsadı. Munir'in Tahran ziyareti, bu nedenle yalnızca ikili İran-Pakistan ilişkileri açısından değil, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik kanalın yeniden kurulması bakımından da önem taşıyor.
Reuters'ın 24 Ağustos tarihli haberinde de Pakistanlı kaynaklar, Munir'in ziyaretindeki temel amaçlardan birinin ABD ile İran arasındaki karşılıklı güvensizliği azaltmak olduğunu belirtti. Kaynaklardan biri, iki taraf arasındaki güven eksikliğinin yeniden müzakere sürecinin önündeki başlıca sorunlardan biri olduğunu söyledi.


Pakistan daha önce de ABD ile İran arasındaki temaslarda arabuluculuk yapmıştı. Temmuz ayında Reuters'a konuşan kaynaklar, İslamabad'ın Çin'in de desteğiyle Washington ile Tahran arasındaki durmuş görüşmelerin yeniden başlatılması için diplomatik girişimlerde bulunduğunu bildirmişti.
Trump aynı dönemde İran'ın "çöktüğünü" söyledi
Munir üzerinden diplomatik temas yürütüldüğüne ilişkin haberler, Trump'ın İran'a yönelik oldukça sert açıklamalar yaptığı bir döneme denk geldi.
Trump, 24 Ağustos'taki açıklamasında İran'ın ekonomik durumuna değinirken ülkenin "tamamen çöktüğünü" savundu. Açıklama, Washington yönetiminin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya hazırlandığı sırada yapıldı.
Trump yönetiminin bir taraftan İran'a karşı ekonomik ve askerî baskı mesajları verirken diğer taraftan Pakistan üzerinden müzakerelerin yeniden başlatılması için girişimde bulunması, Washington'ın baskı ve diplomasi kanallarını eş zamanlı yürüttüğünü gösteriyor. Bu son değerlendirme bir analizdir; ABD yönetimi Pakistan'a yaptığı çağrıyı bu ifadelerle tanımlamadı.
Pakistan yeniden arabulucu rolünde
Pakistan, 2026 boyunca ABD-İran çatışmasının sona erdirilmesine yönelik girişimlerde önemli bir arabulucu konumunda yer aldı. Haziran ayında taraflar arasında oluşturulan geçici anlaşmada da Pakistan'ın diplomatik girişimleri etkili olmuştu. Ancak daha sonraki gelişmelerle süreç yeniden çıkmaza girdi.
25 Ağustos'taki son açıklamalar ise İslamabad'ın yeniden diplomatik kanal oluşturmaya çalıştığını gösteriyor. Pakistan İçişleri Bakanı Nakvi'nin Tahran temaslarının ardından "önemli ilerleme" sağlandığını söylemesine karşın, ABD ile İran arasında yeni bir müzakere turunun tarihi veya yeri henüz açıklanmış değil.
Kaynak: Reuters