ABD İstihbarat raporu: “Çin nükleer silahlarını büyük ölçüde genişletti”

Tulu Berke Saz Tulu Berke Saz / 25.02.2026 13:30
ABD İstihbarat raporu: “Çin nükleer silahlarını büyük ölçüde genişletti”

ABD yönetimi pazartesi günü Çin’i nükleer cephaneliğini dramatik biçimde büyütmekle suçladı ve Pekin’in gizli nükleer testler gerçekleştirdiği yönündeki iddialarını yineleyerek, gelecekte yapılacak herhangi bir silah kontrol anlaşmasına Çin’in de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Washington, ABD ile Rusya arasındaki son nükleer anlaşma olan New START’ın bu ayın başında sona ermesinin, Pekin’i de kapsayan “daha iyi bir anlaşma” yapılması için fırsat oluşturduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrolü ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme’den sorumlu Müsteşar Yardımcısı Christopher Yeaw, Cenevre’deki Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada New START anlaşmasının ciddi eksiklikler barındırdığını ve “Çin’in benzeri görülmemiş, kasıtlı, hızlı ve şeffaf olmayan nükleer silah yığınağını hesaba katmadığını” söyledi.

Yeaw, “Çin, aksini iddia etmesine rağmen, herhangi bir şeffaflık göstermeden ve niyetine dair hiçbir işaret vermeden nükleer cephaneliğini kasıtlı şekilde büyük ölçüde genişletti” ifadelerini kullandı. Çin’in Cenevre Büyükelçisi Shen Jian ise ülkesinin nükleer politikasının “bazı ülkeler tarafından sürekli çarpıtılmasına ve karalanmasına” karşı çıktıklarını belirterek Pekin’in hiçbir ülkeyle nükleer silahlanma yarışına girmeyeceğini savundu.

Nükleer denge tartışması büyüyor

ABD tarafı, Çin’in önümüzdeki dört ila beş yıl içinde nükleer kapasite açısından ABD ve Rusya ile “pariteye ulaşabileceğine” inandıklarını öne sürdü. Nobel Barış Ödüllü ICAN verilerine göre ABD ve Rusya’nın her birinin 5.000’den fazla nükleer silahı bulunuyor. Ancak 5 Şubat’ta süresi dolan New START anlaşması, konuşlandırılmış nükleer başlık sayısını taraf başına 1.550 ile sınırlandırıyordu. Washington, Rusya’nın bu sınırı aştığını ve Çin’in de hızla yaklaştığını iddia ediyor.

Yeaw ayrıca Pekin’in 2030 yılına kadar 1.000’den fazla nükleer savaş başlığı üretmeye yetecek fisil maddeye sahip olma yolunda ilerlediğini söyledi. Çinli diplomat Shen ise Çin’in nükleer cephaneliğinin en büyük arsenallere sahip ülkelerle aynı kategoride olmadığını belirterek üçlü silah kontrol görüşmelerine katılmanın “adil, makul veya gerçekçi” olmadığını dile getirdi.

ABD’li üst düzey bir yetkili ise taraflar arasında temasların sürdüğünü, New START’ın sona ermesinden bir gün sonra Washington’da Çin heyetiyle “hazırlık” toplantısı yapıldığını ve daha kapsamlı bir görüşmenin Cenevre’de planlandığını açıkladı. New START’ın sona ermesi, onlarca yıl sonra ilk kez dünyadaki en yıkıcı silahların konuşlandırılmasını sınırlayan bir anlaşmanın bulunmaması anlamına geliyor ve yeni bir silahlanma yarışı endişelerini artırıyor.

Yeaw, Rusya’nın anlaşmayı ihlal ettiği iddiaları nedeniyle New START’ın sona ermesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek mevcut sayısal sınırların artık “geçerliliğini yitirdiğini” savundu. Ayrıca Moskova’yı Pekin’in nükleer kapasitesini artırmasına yardımcı olmakla suçladı.

Gizli test iddiaları

ABD’nin silah kontrolünden uzaklaşmadığını vurgulayan Yeaw, hedeflerinin daha az nükleer silaha sahip bir dünya için daha iyi bir anlaşma olduğunu söyledi. Ancak Donald Trump geçen yıl ekim ayında Çin ve Rusya’nın gizli testler yaptığı iddialarına karşılık ABD’nin de nükleer testlere yeniden başlayabileceğini açıklamıştı.

Yeaw, Washington’un 2020 yılında Çin’in düşük verimli bir yer altı nükleer denemesi gerçekleştirdiği iddiasına ilişkin daha fazla teknik detay paylaştı ve Pekin’i daha yüksek verimli testlere hazırlandığını öne sürdü. ABD tarafına göre Kazakistan’da toplanan veriler, Çin’in 22 Haziran 2020’de yer altında 2,75 büyüklüğünde bir patlama gerçekleştirdiğini gösteriyor. Patlamanın yaklaşık 10 ton nükleer eşdeğerde olduğu tahmin ediliyor.

ABD’li yetkililer başka testlerin de planlandığını iddia ederken, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan bir rapor uydu görüntülerinde Çin’in Sincan bölgesindeki Lop Nur test sahasında olağan dışı bir faaliyet tespit edilemediğini ve patlamaya dair kesin kanıt bulunmadığını belirtti. Çinli Büyükelçi Shen ise ABD’nin suçlamalarını “asılsız” olarak nitelendirerek Washington’un bu iddiaları kendi nükleer testlerini yeniden başlatmak için bahane olarak kullandığını savundu.

Kaynak: m5Dergi

Son Haberler