ISV-H
Program, mevcut ticari platformların sınırlı modifikasyonlarla hızlı şekilde hizmete alınmasını hedefliyor.
Hızlı tedarik ve ticari platform yaklaşımı
Yayımlanan ihale dokümanına göre süreç, sıfırdan geliştirme yerine hazır veya yarı hazır ticari araçların askeri kullanıma adapte edilmesine dayanıyor. Bu kapsamda teslimat süresinin kısaltılması ve operasyonel ihtiyaçlara hızlı yanıt verilmesi amaçlanıyor.
İhale süreci; ön teklif, sunum ve detaylı çözüm teklifleri aşamalarından oluşacak. İlk aşamada üç firmaya kadar sözleşme verilmesi, ardından prototip üretim sürecine geçilmesi planlanıyor.
Çok amaçlı görev platformu
ISV-H yalnızca bir personel taşıyıcı olarak değil, aynı zamanda çok amaçlı bir mobil görev platformu olarak tasarlanıyor.
Araçtan beklenen temel kabiliyetler:
- 6 personelden oluşan bir timi ve ekipmanlarını taşıma
- Yaklaşık 4.000 pound yük kapasitesi
- 6.500 pound römork çekme kapasitesi
- Zorlu arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyeti
- C-5, C-17 ve C-130 uçaklarıyla taşınabilme
- CH-47 helikopteri ile askıda taşınabilme
60 kW güç üretim kapasitesi
Programın öne çıkan unsurlarından biri, aracın mobil enerji kaynağı olarak da görev yapacak olmasıdır.
ISV-H platformunun:
- 60 kW’a kadar sürekli güç üretmesi
- 28V DC ve 120V AC çıkış sağlaması beklenmektedir.
Bu kapasitenin; haberleşme sistemleri, insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri, radarlar ve diğer görev sistemlerini desteklemek için kullanılacağı belirtiliyor.
Dağıtık harekât konseptine uyum
ISV-H programı, ABD Kara Kuvvetleri’nin gelecekteki harekât anlayışına işaret ediyor. Buna göre araçlar yalnızca personel taşıma değil, aynı zamanda komuta-kontrol, sensör ve enerji desteği sağlayan mobil düğümler olarak görev yapacak.
Bu yaklaşım, daha küçük ve dağınık birliklerin yüksek hareket kabiliyetiyle operasyon icra etmesini hedefliyor.
Bakım ve idame yaklaşımı
Program kapsamında sözleşmelere “tamir hakkı” hükümlerinin dahil edilmesi planlanıyor. Bu sayede ordunun teknik dokümanlara, yazılım verilerine ve yedek parça bilgilerine erişerek araçları üreticiye bağımlı olmadan idame edebilmesi hedefleniyor.