250 milyon dolarlık sözleşme, Allison tarihindeki paletli araçlar sınıfındaki en büyük savunma siparişi olma özelliğini taşıyor.
Tahrik sistemleri ve mobilite çözümleri alanında küresel şirketlerden Allison Transmission Holdings, BAE Systems Hägglunds ile CV90 MkIV Zırhlı Muharebe Araçlarında kullanılacak 4040 MX™ şanzımanlarının tedarikine yönelik bir sözleşme imzaladı. Paris’te düzenlenen Eurosatory Savunma Fuarı’nda resmileştirilen 250 milyon ABD doları değerindeki anlaşma, ayrıca 50 milyon ABD doları tutarında ilave ünite opsiyonunu da içeriyor. Söz konusu anlaşma, Allison Transmission’ın tarihinde tek seferde aldığı en büyük paletli savunma programı sözleşmesi olarak öne çıkıyor.
CV90 MkIV programı, Allison’ın 4040 MX şanzımanının ilk seri üretim uygulaması olacak. Üretim teslimatlarının 2028 yılında başlaması planlanıyor. Kendini kanıtlamış 3040 MX modelinin geliştirilmiş bir versiyonu olarak tasarlanan yeni 4040 MX çapraz tahrikli şanzıman, daha yüksek güç kapasitesi ve güncellenmiş elektronik kontrol sistemleri sunarken, 3040 MX ile aynı fiziksel boyutları koruyor. Bu özellik, şanzımanın aracın Scania motoruyla entegrasyonunu kolaylaştırıyor. Allison, yeni çözümün görev ihtiyaçlarına uygunluğunu doğrulamak amacıyla BAE Systems Hägglunds ile iki yıl boyunca kapsamlı entegrasyon testleri gerçekleştirdi.
BAE Systems Hägglunds Başkanı Tommy Gustafsson-Rask, konuya ilişkin açıklamasında, “Allison’ın 4040 MX çapraz tahrikli şanzımanının CV90 MkIV’e entegrasyonu ve bu platform için tercih edilmesi, artırılmış hareket kabiliyeti ve performans sunma yolunda kritik bir dönüm noktasıdır. Bu sözleşme, silahlı kuvvetlerin değişen operasyonel gereksinimlerini karşılayan dayanıklı çözümler sunma konusundaki ortak kararlılığımızı ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.
Allison Transmission Savunma Programları Başkan Yardımcısı Dana Pittard ise açıklamasında, “Bu tarihi anlaşma, Allison’ın tahrik çözümlerinin en zorlu ortamlar ve görevler için kanıtlanmış güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor. BAE Systems Hägglunds ile iş birliği içinde, yalnızca modern muharebe araçlarının zorlu gereksinimlerini karşılayan bir tahrik sistemi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda dünya genelindeki ulusal güvenlik girişimlerini desteklemeye yönelik ortak hazırlığımızı da gösteriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.