Bu gelişme, Cezayir'in savaş havacılığının büyük ölçüde Rus sistemleri etrafında şekillendiği göz önüne alındığında oldukça anlamlı. Cezayir Hava Kuvvetleri halihazırda Su-30MKA savaşçıları, Su-35'ler ve Su-34M saldırı uçaklarını işletiyor; ayrıca Su-57'lerin de envantere girdiği rapor ediliyor. Çinli uçakların potansiyel olarak temini, Rusya'yı tamamen yerinden etmeyecek ancak Moskova'nın savunma sanayisinin Ukrayna Savaşı nedeniyle baskı altında olduğu bir dönemde Cezayir'in Rus tedarik zincirine olan bağımlılığını azaltacaktır.
J-10C, Cezayir'e AESA radarı, PL-15 uzun menzilli hava-hava füzeleri ve engelleme, saldırı, deniz ve hava savunma bastırma görevlerini gerçekleştirebilme yeteneğine sahip modern bir dördüncü nesil ve yarım savaşçı kazandıracaktır. Cezayir için bu, sadece yeni bir uçak değil; aynı zamanda tedarikçileri çeşitlendirmenin ve Batı'nın siyasi koşullarına bağımlı kalmadan modern kapasite elde etmenin bir yoludur. KJ-500 ise belki de daha da önemli. Hava erken uyarı ve kontrol uçağı, bir hava kuvvetlerinin çalışma şeklini değiştirir. Savaşçı uçaklar, hava savunma sistemleri, radarlar ve komuta merkezleri arasındaki gerçek zamanlı koordinasyonu mümkün kılar. Cezayir özelinde bu durum, Akdeniz, Sahra ve ülkenin güney sınırları üzerindeki gözetimi güçlendirecektir.
Asıl sorun entegrasyon olacak. Cezayir, hâlâ Rus platformlarının hakim olduğu bir kuvvetle Çinli uçakları ve komuta sistemlerini birbirine bağlamak zorunda kalacak. Eğitim, bakım, veri linkleri, silahlar, yazılım ve lojistik süreçler daha karmaşık hale gelecektir. Ancak Cezayir, yıllık askeri harcamalarının 21-25 milyar dolar civarında tahmin edildiği bir savunma bütçesine sahip olup bu karmaşıklığı absorbe edebilecek kapasitededir. Çin için siyasi anlam nettir: Pekin artık sadece daha ucuz ekipman ihraç etmiyor; gelişmiş savaş uçakları, hava komuta sistemleri ve ağ merkezli hava savaş modeli sunuyor. Eğer Cezayir anlaşmayı onaylarsa, Çin Akdeniz'e yakın ve Avrupa, NATO ile Rusya tarafından yakından izlenen bir bölgede Kuzey Afrika'da büyük bir referans müşteri kazanacaktır. Cezayir için bu anlaşma, özellikle Fas'a karşı bölgesel rakiplerine karşı konumunu güçlendirecek ve tek bir tedarikçiye bağımlı kalmadan askeri özerklik stratejisini destekleyecektir. Cezayir, Rus silahları, Çin sistemleri, ABD ile seçici etkileşim ve tek bir tedarikçiye bağımlı olmama özgürlüğünü istiyor. Bu potansiyel edinimin gerçek noktası budur. Bir kez daha Çin ve Rusya, Afrika'daki askeri varlıklarını gösteriyor.