Savunma ve Havacılık Uzmanı Uğur Kakascı, önemli bir konuya işaret ediyor. Örneğin uzun yıllardır eğitim uçağı yapan ve dünyada bu konuda önemli bir pazara sahip İngiltere Hawk serisinin yenisini tasarlamıyor. Bunun yerine dışarıdan uçak almak istiyor. Dünyada yeni eğitim uçağı geliştiren ülke sayısı neden azaldı?
Dikkatinizi çekti mi?
Eskiden neredeyse her büyük havacılık firmasına sahip ülke kendi eğitim uçağını geliştirirdi.
Bugün ise yeni nesil jet eğitim uçağı geliştiren ülke ve firma sayısı ciddi azaldı.
Peki neden?
İlk akla gelen cevap maliyet olacaktır.
Evet, doğru.
Ama asıl sebep bu değil.
Çünkü eğitim uçağı artık sadece bir uçak olmaktan çıkıyor.
Eskiden bir eğitim uçağından beklenen; güvenli uçması, temel manevraları öğretmesi ve muharip uçağa geçişi kolaylaştırmasıydı.
Hatta, bir muharip uçağın hizmet ömrünün büyük bir bölümü sıcak çatışmada geçmez.
Aslında, uçuşların büyük bölümü devriye, intikal ama en çok da harbe hazırlık eğitimi ile tüketilir.
KAAN da böyle olacak. Ama “muharebe sırasında” ise sıfır hata yapması gerekecek!
Yani aslında muharip uçakları da ömürlerinin büyük kısmında pilot yetiştiriyor.
Bugün ise durum değişiyor.
Artık bir pilot yalnızca başka bir savaş uçağına karşı değil: İHA’larla, YZ destekli tehditlerle, Özel Görev Uçaklarıyla, EH sistemleriyle, Uzun menzilli hava savunma ağlarıyla, Ağ merkezli harekat ortamında görev yapmayı öğrenmek zorunda.
Yani eğitim uçağı artık “uçmayı öğreten uçak” değil; geleceğin harbini öğreten sistem hâline geldi.
İşte bu yüzden artık müşteriler yalnızca uçak satın almıyor.
Simülatörleri, görev planlama yazılımlarını, YZ destekli eğitim sistemlerini, bakım altyapısını, veri analizini, dijital ikizleri ve LVC eğitim mimarisini de satın alıyor.
Başka bir ifadeyle…Eskiden uçağın etrafında bir eğitim sistemi kurulurken, bugün ise eğitim sisteminin merkezine bir uçak yerleştiriliyor.
İşte oyunun kuralları burada değişiyor.
Bu dönüşümün doğal sonucu olarak yeni bir eğitim uçağı geliştirmek de her zamankinden daha zor hale geliyor.
Artık iyi bir aerodinamik tasarım yapmak yeterli değil, farklı teknolojileri aynı platformda buluşturmanız gerekiyor.
Bu da pazara giriş maliyetini inanılmaz yükseltiyor.
Öte yandan, bir başka değişim ise pilot sayısında yaşanacak gibi görünüyor.
Pilot sayısı azalacak, ancak alınacak eğitimin niteliğini radikal şekilde artacak.
6ncı nesil hava muharebesinde bir pilotun yanında birden fazla insansız savaş uçağı görev yapacak.
Geleceğin pilotu sadece uçağı uçuran değil; havada insansız unsurları yöneten bir “Yönetici” haline geliyor.
Daha az program, daha az yeni tasarım, daha az adet… ama her bir programın stratejik ağırlığı ve ekonomik değeri artıyor.
Yani, Türkiye açısından da önemli bir fırsat var.
HÜRJET, bence doğru zamanda pazara giren modern bir platform.
Belki de bu yüzden bence artık şu soruyu sormayı bırakmalıyız:
“HÜRJET ne kadar iyi bir platform?”
Şüphe yok!
Asıl soru şu olmalı sanki:
“Geleceğin pilotunu yetiştirecek en iyi dijital eğitim ekosistemini nasıl sunabiliriz?”
Çünkü eğitim uçağı satan ülkeler, aslında artık uçak satmıyor.
Geleceğin hava kuvvetlerini inşa ediyor.