Hipersonik füzelerde eşik aşılıyor: Döner patlamalı ramjet sahneye çıktı

Burak Seletuz Burak Seletuz / 19.01.2026 23:10

GE Aerospace ve Lockheed Martin tarafından geliştirilen döner patlamalı motor, hipersonik füzelerin daha uzun menzil, daha yüksek hız ve daha kompakt tasarımlarla sahaya inmesinin önünü açabilir.

Hipersonik füzelerde eşik aşılıyor: Döner patlamalı ramjet sahneye çıktı Tam Boyutta Gör
Ses hızının beş katından daha yüksek hızlara ulaşabilen hipersonik füzeler, çok kısa sürede çok uzun mesafeleri kat edebilmeleri sayesinde mevcut savunma altyapılarını zorlayan bir potansiyel sunuyor. Bu yüzden ABD, Çin, Rusya gibi ülkeler bu alanda ellerini güçlendirmek için aralıksız çalışıyor. Bu hafta gelen bir haber, ABD'nin bu alanda önemli bir atılım yapmak üzere olduğunu gösteriyor.

GE Aerospace ve Lockheed Martin, gerçekleştirdikleri itki gösterimiyle, hipersonik uçuşun geleceğini şekillendirebilecek yeni bir motor konseptini kamuoyuyla paylaştı. Şirketler, sıvı yakıtla çalışan döner patlamalı motor (RDE) ile çift modlu bir ramjet hava girişini bir araya getirerek, hipersonik sistemlerin en temel problemlerinden biri olan verimlilik açığını kapatmayı hedefliyor. Bu yeni yaklaşım, özellikle Mach 5’in üzerindeki hızlarda motor performansını artırmak açısından önemli bir adım olarak görülüyor.

Günümüzde pek çok hipersonik füze, yüksek hızda seyir için ramjet motorlara dayanıyor. Hareketli parçası olmayan bu motorlar, havayı sıkıştırmak için aracın ileri hızını kullanıyor ve bu sayede yüksek hızlarda oldukça verimli çalışabiliyor. Ancak ramjet motorların en büyük dezavantajı, çalışmaya başlayabilmeleri için aracın hâlihazırda yaklaşık Mach 3 hızına ulaşmış olması gerekliliği. Bu da füzelerin büyük ve ağır roket iticilerle fırlatılmasını zorunlu kılıyor. Bu iticiler hem menzili kısıtlıyor hem de maliyet ve tasarım karmaşıklığını artırıyor. “Verimlilik boşluğu” olarak adlandırılan bu sorun, hipersonik sistemlerin uzun süredir aşamadığı temel engellerden biriydi.

GE Aerospace’in geliştirdiği döner patlamalı motor, bu noktada radikal bir alternatif sunuyor. Geleneksel motorlarda yakıt sabit bir yanma süreciyle tüketilirken, bu yeni motor konseptinde yanma, silindirik bir hazne içinde sürekli olarak dönen süpersonik bir patlama dalgası üzerinden gerçekleşiyor. Yakıt ve oksitleyici, bu patlama dalgasını besleyerek kendi kendini sürdüren, yüksek basınçlı bir çevrim oluşturuyor. Bu yöntem, klasik yanma sistemlerine kıyasla yaklaşık yüzde 25’e varan bir verim artışı sağlıyor. Ayrıca motorun daha küçük ve daha hafif olması, hipersonik sistemlerin genel tasarımını da kökten değiştirebilecek bir avantaj sunuyor.

Daha Kompakt Tasarım Sayesinde Hipersonik Füzelerin Menzili Artabilir

Bu motorun bir diğer kritik özelliği ise düşük hızlarda da çalışabilmesi. Geleneksel ramjet motorların aksine, döner patlamalı motorlar süpersonik hızlara ulaşmadan önce de yanmayı sürdürebiliyor. Bu da daha küçük roket iticilerle kalkış yapılmasına, hatta bazı senaryolarda itici ihtiyacının ciddi ölçüde azaltılmasına imkân tanıyor. Aynı motor çekirdeğinin hem ramjet hem de scramjet modlarında çalışabilmesi, hipersonik uçuş boyunca hız rejimleri arasında çok daha pürüzsüz bir geçiş sağlıyor.

Lockheed Martin’in bu projeye katkısı ise çift modlu uçuş için tasarlanmış yeni bir taktik hava girişi ile geliyor. Hipersonik hızlarda hava akışını kontrol etmek, motorun kendisi kadar karmaşık bir mühendislik problemi. Mach 5 ve üzerindeki hızlarda oluşan şok dalgaları, çok dar toleranslar içinde yönetilmek zorunda. Lockheed Martin’in geliştirdiği bu yeni hava girişi, farklı hız ve irtifa koşullarında hava akışını döner patlamalı motorla uyumlu şekilde düzenleyerek yanmanın kararlı kalmasını sağlıyor. Bu tasarım, özellikle patlamalı motorların farklı atmosferik koşullarda yaşadığı performans dalgalanmalarını azaltmayı hedefliyor.

Yeni İtki Sistemi, İleride Hipersonik Uçaklarda da Kullanılabilir

Ortaya çıkan bu birleşik sistem, hipersonik itkiyi daha kompakt, daha hafif ve daha uygun maliyetli hâle getirme potansiyeline sahip. Daha küçük roket iticiler, daha uzun menzil ve daha esnek görev profilleri anlamına geliyor. Lockheed Martin Advanced Programs Başkan Yardımcısı Randy Crites, iki yıllık şirket içi yatırımın ardından yapılan bu gösterimin, hipersonik kabiliyetlerin sahaya daha hızlı ve daha ekonomik şekilde aktarılması açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.

Teknolojinin olgunlaşmaya devam etmesi hâlinde, bu yaklaşım yalnızca yeni nesil hipersonik füzelerde değil, gelecekte hipersonik uçak ve diğer yüksek hızlı platformlarda da merkezi bir rol oynayabilir. Şimdilik erken aşamada olsa da, GE Aerospace ve Lockheed Martin’in ortaya koyduğu bu yeni itki konsepti, hipersonik uçuşun sınırlarının yeniden tanımlanabileceğini gösteriyor.

Kaynak: donanimHaber

Son Haberler