ABD Savunma Bakanlığı, İran savaşında ölen ve yaralanan askerlerin sayısında yaptığı değişiklikler nedeniyle şeffaflık eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Pentagon’un kamuya açık kayıp veri tabanındaki bazı askerleri “Epic Fury Operasyonu” kapsamından çıkararak “Denizaşırı Operasyonlar” adlı yeni bir kategoriye taşıması, Kongrede inceleme başlatılması çağrılarına yol açtı.
Pentagon’un Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ndeki (DCAS) iki kategorinin verileri birlikte değerlendirildiğinde, 28 Temmuz itibarıyla savaşta 18 ABD askerinin öldüğü ve 642 askerin yaralandığı görülüyor. Savunma yetkilileri, yaralıların büyük bölümünün tedavilerinin ardından görevlerine döndüğünü belirtiyor.

Bakanlık daha önce Destansı Öfke sırasında öldüğü gösterilen ABD askerlerinin sayısını 18’den 14’e düşürmüş, onlarca yaralıyı da bu operasyonun kayıtlarından çıkarmıştı. Pentagon, değişikliklerin “geçici veri aksaklıklarından” kaynaklandığını ve askerî birimlerle koordinasyon içinde düzeltildiğini açıkladı.
Kayıplar yeni bir kategori altında gösteriliyor
Pentagon, 7 Temmuz’dan sonra yaşanan ölüm ve yaralanmaları DCAS’ta “Denizaşırı Operasyonlar” başlığı altında yayımlamaya başladı. Bakanlık, yeni kategorinin Destansı Öfke Operasyonu'nun sona ermesinden sonra yeniden başlayan ABD-İran çatışmalarındaki kayıpları kapsadığını savunuyor.
Bununla birlikte Destansı Öfke Operasyonu'nun resmî olarak hangi tarihte sona erdiği ve yeni kategorinin 28 Şubat’ta başlayan savaşla bağlantılı bütün kayıpları kapsayıp kapsamadığı konusunda ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.

Associated Press’e göre son saldırılarda ölen dört asker ile onlarca yaralı, Epic Fury kayıtlarından çıkarılarak yeni kategoriye aktarıldı. Pentagon, bu işlemin savaşın insani maliyetini gizlemeyi amaçlamadığını ve teknik bir sınıflandırma değişikliği olduğunu belirtti.
Demokrat senatörler Hegseth’ten açıklama istedi
Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi Demokrat Senatör Mazie Hirono’nun öncülüğündeki 12 senatör, Savunma Bakanı Pete Hegseth’e gönderdikleri mektupta kayıp verilerindeki tutarsızlıkların açıklanmasını istedi.
Senatörler, Pentagon’dan kesin ölüm ve yaralanma sayılarının yanı sıra temmuz ayındaki kayıt farklılıkları, travmatik beyin hasarı vakaları ve askerlerin beyin sarsıntısı yönünden taranmasına ilişkin verileri paylaşmasını talep etti.
Mektupta, kayıp rakamlarının açıklanmasındaki gecikme ve tutarsızlıkların Kongrenin denetim kapasitesini engellediği ve halkın savaşın maliyetini anlamasını zorlaştırdığı belirtildi. Pentagon’dan 30 Temmuz’a kadar ayrıntılı yanıt vermesi istendi.

Pentagon ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) operasyonlara ilişkin düzenli ve kapsamlı güncellemeler yayımladığını savunuyor. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, bakanlığın gazetecilerin sorularını yanıtladığını ve kamuoyuna doğrudan bilgi verdiğini söyledi.
Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker da Pentagon’un İran savaşı konusunda Kongre ve Amerikan kamuoyuna karşı yeterince şeffaf davrandığını ifade etti.
Vurulan hedeflerin sayısı da açıklanmıyor
CENTCOM, 7 Temmuz’dan sonra İran’a karşı art arda 13 gece düzenlenen hava saldırılarında küçük saldırı botları, kıyı radarları, füze rampaları ve askerî tesislerin hedef alındığını açıkladı. Ancak komutanlık, son operasyonlarda kaç hedefin vurulduğu ve hangi askerî unsurların kullanıldığına ilişkin bilgileri paylaşmadı.
ABD ordusu, ayrıntılı bilgilerin açıklanmasının İran’a operasyonel avantaj sağlayabileceğini savunuyor. Eleştirmenler ise saldırılar tamamlandıktan sonra hedef sayısı ve toplam kayıplar gibi temel verilerin paylaşılmasının operasyon güvenliğini tehlikeye atmayacağını belirtiyor.

Pentagon’un ayrıca bazı “kontrollü ancak sınıflandırılmamış bilgileri” Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamı dışında bırakacak yeni bir yetki talep etmesi de tartışmaları büyüttü. Teklif, ulusal savunma açıklarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı sınıflandırılmamış belgelerin kamuoyuna verilmemesine imkân tanıyor.
Basın özgürlüğü ve hükümet denetimi alanında çalışan kuruluşlar, mevcut mevzuatın ulusal güvenliğe zarar verebilecek bilgilerin yayımlanmasını önlemek için yeterli hükümler içerdiğini belirterek düzenlemenin gereksiz ve kapsamının fazla geniş olduğunu savunuyor.