Telegram üzerinden faaliyet gösteren ve İran'ı destekleyen bir medya hesabı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin enerji, elektrik ve su altyapısını olası füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olarak gösteren bir içerik yayımladı. Paylaşımda nükleer enerji, güneş enerjisi, doğal gaz, elektrik üretimi ve deniz suyunu arıtma tesisleri sıralandı.
Söz konusu paylaşımda tesislerin açık adresleri ve koordinatları da yayımlandı. Kritik sivil altyapıya yönelik saldırıları kolaylaştırabilecek bu bilgiler güvenlik gerekçesiyle hassasiyetimiz çerçevesinde paylaşılmadı.
İçerikte, Batı basınındaki bazı haberlere dayanılarak BAE yönetiminin ABD’den İran’a yönelik saldırıları yoğunlaştırmasını istediği ileri sürüldü. Ancak bu iddiayı doğrulayan BAE veya ABD kaynaklı resmî bir açıklama bulunmuyor.
BAE’nin felç edilebileceği öne sürüldü
Paylaşımda BAE, ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarının bir parçası olmakla suçlandı. İran’ın enerji altyapısının vurulması durumunda BAE’deki sınırlı sayıdaki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin hedef alınabileceği savunuldu.

BAE’nin elektrik ve içme suyu sistemlerinin birbirleriyle yakından bağlantılı olması nedeniyle tesislere yönelik saldırıların uzun süreli elektrik ve su kesintilerine yol açabileceği öne sürüldü. Paylaşımda kullanılan ifadeler, askerî bir operasyon duyurusundan ziyade tehdit ve caydırıcılık amaçlı bir medya mesajı niteliği taşıyor.
Tahran yönetiminden, yayımlanan tesis listesinin İran Silahlı Kuvvetlerinin resmî hedef planını oluşturduğuna ilişkin doğrulama gelmedi. Bu nedenle listedeki tesislerin “uzun süredir İran’ın hedef listesinde bulunduğu” iddiası bağımsız olarak da teyit edilemiyor.
Nükleer santral de hedef gösterildi
Yayımlanan listede BAE’nin elektrik santralleri ile deniz suyunu arıtma tesislerinin yanı sıra Barakah Nükleer Enerji Santrali de yer aldı.

Nükleer bir tesise yönelik saldırı, elektrik üretiminin aksamasının ötesinde radyolojik sızıntı ve geniş çaplı çevresel zarar riski taşıyor. Deniz suyunu arıtma tesislerinin vurulması ise doğal tatlı su kaynakları sınırlı olan BAE’de doğrudan sivil nüfusun içme suyu teminini etkileyebilir.
Nükleer enerji santralleri, barajlar ve benzeri tehlikeli güçler içeren tesisler, saldırıya uğramaları hâlinde ağır sivil kayıplara neden olabilecekleri için uluslararası insancıl hukukta özel koruma altında değerlendiriliyor.
İran Körfez ülkelerini uyarmıştı
Reuters’ın aktardığına göre İran yönetimi, Körfez ülkelerinden Washington’ı İran’a yönelik yeni saldırılardan vazgeçirmelerini istedi. Tahran, İran’ın enerji ve kritik altyapısının hedef alınması durumunda bölgede petrol tesisleri, elektrik şebekeleri, su sistemleri ve ulaşım ağlarına karşılık verebileceği uyarısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bu mesajı Suudi Arabistan, Katar, Türkiye ve Pakistanlı yetkililerle yaptığı temaslarda ilettiği bildirildi. İran’ın açıklamaları, ABD ve İsrail’in İran’ın enerji altyapısına yönelik yeni saldırıları değerlendirdiği yönündeki haberlerin ardından geldi.

Bununla birlikte eldeki bilgiler, İran’ın BAE’deki belirli tesislere yönelik yakın veya kesinleşmiş bir saldırı kararı aldığını göstermiyor. Medyada yayımlanan liste, resmî operasyon planından çok BAE’ye ve diğer Körfez ülkelerine yönelik baskıyı artırmayı amaçlayan bir tehdit mesajı olarak değerlendiriliyor.
Enerji tesislerine saldırı bölgesel krizi büyütebilir
BAE’nin elektrik üretimi ile içme suyu temininin önemli bir bölümü kıyılardaki enerji ve tuzdan arındırma komplekslerine dayanıyor. Bu tesislerin hedef alınması yalnızca BAE’yi değil, bölgesel enerji piyasalarını, liman faaliyetlerini ve sivil yaşamı da etkileyebilir.
Özellikle nükleer santralin hedef gösterilmesi, çatışmanın askerî tesislerden sivil ve kritik altyapıya doğru genişleme riskini ortaya koyuyor. Böyle bir saldırı zincirinin Körfez genelinde enerji arzını aksatabileceği ve İran ile ABD arasındaki çatışmayı daha geniş bir bölgesel savaşa dönüştürebileceği değerlendiriliyor.