Jeopolitik gerilimler ve silah tedarikinde yaşanabilecek kısıtlamalar, ülkelerin yerli savunma sanayii yatırımlarına verdiği önemi artırıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ülkesinin gelecekte dışarıdan sağlanan kritik hava platformlarına erişemeyebileceğini belirterek yerli savaş uçağı ve yeni nesil insansız hava aracı geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Netanyahu, Dr. Gadi Taub’un “Shomer Saf” adlı programına verdiği röportajda, İsrail’in önümüzdeki 10 yıl içinde kendi savaş uçağını üretmesini istediğini açıkladı. Netanyahu, yerli bir düşük görünürlüklü uçak ile geleceğin insansız savaş uçağının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Netanyahu, bu hedefin gerekçesini, “Şu anda yurt dışından aldığımız kritik platformların bir gün bize verilmeyebileceğini hiçbir zaman bilemeyiz.” sözleriyle açıkladı. İsrail Başbakanı’nın ifadeleri, ülkenin özellikle ABD’den tedarik ettiği gelişmiş hava platformlarına bağımlılığını azaltmaya yönelik daha geniş savunma politikasıyla örtüşüyor.
İsrail hava gücünde ABD yapımı uçaklara dayanıyor
İsrail Hava Kuvvetlerinin muharip uçak filosunun temelini ABD üretimi F-35I, F-15IA ve F-16 uçakları oluşturuyor. İsrail yönetimi Mayıs 2026’da bir yeni F-35 filosu ile bir F-15IA filosunun tedarik edilmesini içeren planı onayladı.

Netanyahu daha önce de İsrail’in önümüzdeki 10 yıl içinde ABD’nin askerî yardımına bağımlılığını kademeli olarak azaltmasını istediğini açıklamıştı. İsrail hükümeti bu kapsamda mühimmat, hava savunma sistemleri ve gelişmiş askerî platformların ülke içinde üretilmesine daha fazla kaynak ayırmayı planlıyor.

İsrail güçlü bir insansız hava aracı, aviyonik, radar ve elektronik harp sanayisine sahip olmasına rağmen hâlihazırda kendi tasarımı modern bir insanlı savaş uçağı üretmiyor. Ülkenin geliştirdiği Lavi savaş uçağı programı, maliyetler ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaların ardından 1987’de iptal edilmişti.

Açıklama Türkiye’nin KAAN testleriyle aynı döneme denk geldi
Netanyahu’nun açıklamaları, Türkiye’nin KAAN ve Bayraktar KIZILELMA projelerinde yeni test aşamalarına geçtiği bir dönemde yapıldı. Bununla birlikte İsrail Başbakanı, açıklamasında Türkiye’deki projeleri kararın doğrudan gerekçesi olarak göstermedi.
TUSAŞ tarafından geliştirilen KAAN’ın yeni prototipi, 31 Temmuz’da uçuş öncesi taksi testlerine başladı. P1 olarak adlandırılan prototipin yer testlerinin tamamlanmasının ardından 2026 sonuna kadar ilk uçuşunu gerçekleştirmesi hedefleniyor.

KAAN programı, Türk Hava Kuvvetlerinin uzun vadede F-16 uçaklarının yerini alacak beşinci nesil bir muharip platforma sahip olmasını amaçlıyor.
Baykar tarafından geliştirilen insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA ise temmuz sonunda dahili mühimmat yuvasından ilk atış testlerini tamamladı. Testlerde TEBER-82 ve TOLUN-P mühimmatlarının kullanıldığı açıklandı. KIZILELMA daha önce JET-230 süpersonik füzesiyle 120 kilometrenin üzerindeki mesafeden bir hedefi vurmuştu.
Türkiye’nin projeleri ile Netanyahu’nun açıklamasının aynı döneme denk gelmesi bölgesel hava gücü rekabeti açısından dikkat çekse de İsrail’in yerli savaş uçağı hedefinin doğrudan KAAN veya KIZILELMA’ya karşı başlatıldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.