“Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığında yapıldı.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, törene, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile katılırken Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de törende yer aldı.
Tören alanına Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte gelen Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, tören birliğini selamladı.
Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen törende ilk olarak Romanya ve Türkiye ulusal marşları çalındı.
Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, törende yaptığı konuşmada, teslim alınan geminin Romanya’nın güvenliğine katkı sağlayacağını; ülkesinin NATO çerçevesinde üstlendiği görevleri yerine getirme kapasitesini güçlendireceğini söyledi.
Küresel çaptaki krizlere dikkat çeken Dan, bu ortamda güvenliğin ön plana çıktığını ifade etti.
Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, Türkiye ile Romanya arasında savunma alanındaki ortaklığın “Sağlam” olduğunu vurguladı ve Türkiye’ye teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmasına, “Sayın Cumhurbaşkanı Değerli Dostum, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, savunma sanayi ve gemicilik sektörümüzün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle, kendilerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğum değerli dostum Nikuşor Dan ile Romanya heyetinin Kıymetli üyelerine, ‘Ülkemize hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz’ demek istiyorum.” sözleriyle başladı.
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CAm Roman” korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine, “Koçhisar” Açık Deniz Karakol gemisini ise Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katmanın gururunu taşıdıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere, dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken, bizim ‘Zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve Güçlü Türkiye” vizyonlarının lokomotifini, savunma sanayiinin oluşturduğuna dikkat çekti.
Savunma sanayiinde “Tam Bağımsız Türkiye” hedefiyle çıktıkları yolda, 23 yılda çok ciddi mesafe aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı, engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmalarına rağmen hedeflerine ulaşmak için sabırla yürüdüklerini, kendilerine inandıklarını ve savunma sektörüne güvendiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:
“Askerî gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140’ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan, SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, millî uçak gemimiz MUGEM’e; bütün su üstü ve su altı platformlarımızı millî imkân ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Hâlihazırda 15’ten fazla dost ve müttefik ülkeye ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Millî uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları %80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı. Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir: TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’nci ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz, muadillerinden daha üstün niteliklerde. Millî mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı, dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamının da dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kıldığının altını çizdi.
Bu anlayışla, savunma sanayiinde sahip oldukları imkân ve kabiliyetleri dost ülkelerle paylaşmayı kendileri için görev bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya’nın Türkiye için özel önemi olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı, Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığını ifade ettiği köklü ilişkilerin tarihi zirvesini yaşadığını; ilişkilerin 2011 yılında “Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseltildiğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“2024 Senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş hâlidir. CAm Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa Atlantik Güvenlik Mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz. Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları, tamamen yerli ve millî şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, MAKİNE KİMYA ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan göçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekât hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Deniz Kuvvetlerinin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bu törenle hizmete alıdıklarını söyledi.
Açık Deniz Karakol Gemisi projesi kapsamında inşa edilen bu platformun istihbarat, gözetleme ve keşiften, arama kurtarmaya; deniz haydutluğuyla mücadele eden deniz denetim ve savaş dışı harekâtlara kadar pek çok görevi başarıyla yerine getireceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı, şu hususların altını özellikle çizdi:
“Türkiye’nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net. Biz ne hak yeriz, ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi millî kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayi Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT‘ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza CAm Roman korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar’ımızın da Mavi Vatan’da şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”
Konuşmaların ardından günün anısına fotoğraf çektirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan, gemi komutanlarına bayrak, flandra ve gemilerin hizmete giriş belgelerini teslim etti.
Daha sonra gemi komutanları, ant içerek personeli gemiye sevk etti.
Bayrak ve komutan flandrası gemilere toka edildi.
Deniz Harp Okulu öğrencileri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Dan’a hediye takdim edildi.