Otostech, mühendislik ve üretim altyapısını birleştirerek kompozit sektöründe müşterilerine uçtan uca çözümler sunan bir firma olarak öne çıkıyor; özellikle savunma sanayisi ve marin alanında insansız deniz araçlarının model, kalıp ve ürün üretimini gerçekleştiriyor.
- Firma, tasarım, mühendislik, hesaplama, kompozit planlama, model, kalıp ve ürün üretimini tek çatı altında toplayarak müşterilerine hızlı sanayileşme imkânı sağlıyor.
- Otostech, Türkiye'nin en büyük CNC'sine sahip olup 26 metre model tezgâhı, 5 eksenli üretim kabiliyeti ve işleme robotlarıyla donanımlı bir altyapıya sahip.
- Şirket, 2025'te 3,5 milyon euro ciro elde etti; bunun 1,5 milyon eurosu ihracattan geldi ve 2026 hedefleri 5 milyon euro ciro ile 2,5 milyon euro ihracat olarak belirlendi.
Otostech Genel Müdürü Özkan Sur, firmanın temel amacının bütünleşik çözüm sunmak olduğunu vurguluyor. Şirket, Post Sanayi Sitesi'nde 1300 metrekare, Şekerpınar Geri Dönüşümcüler Sitesi'nde 2500 metrekare alanda üretim yaparken, Gebze Teknopark'ta AR-GE faaliyetlerini sürdürüyor. Toplam 70 çalışanın 10'u AR-GE, 15'i beyaz yaka, 55'i mavi yaka personelden oluşuyor. Üretimde hem konvansiyonel hem makinalı hem de eklemeli imalat yöntemlerini kullanan firma, yeni eklediği eklemeli imalat tezgâhıyla prototip, ürün ve kalıp üretimi gerçekleştiriyor. Sur, müşterilerine kompozit sektöründe komple çözümler sunduklarını belirterek, otoklava girebilecek ürünler ürettiklerini ifade ediyor.
Firmanın ihracat odağı Avrupa'da 7 ülkeye yönelik. Savunma sanayisinin ciro içindeki payı yaklaşık yarıya ulaşırken, yurt içi ve yurt dışı dağılım dengeli. Ürünlerde yerlilik oranı yüzde 80-90 seviyesinde olup, elyaf ve reçinelerde yerli ham madde kullanılıyor. Önümüzdeki dönemde Gebze Teknopark'ta devreye alınacak otoklav yatırımıyla ileri kompozit çözümleri sunulması hedefleniyor. Sur, model ve kalıp üretiminin kompozit imalatında kritik olduğunu, firmanın bu süreçlerin tamamında hizmet verdiğini ve genellikle infüzyon yöntemini tercih ettiğini belirtiyor. Bu bütünleşik yaklaşım, prototip geliştirme süresini 12-13 haftadan önemli ölçüde kısaltıyor.
Otostech'in bütünleşik üretim modeli, savunma sanayisindeki tedarik zincirinde hız ve esneklik arayan firmalar için önemli bir alternatif oluşturuyor. Şirketin otoklav yatırımıyla ileri kompozit alanına girmesi, Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosisteminde yerli kabiliyetlerin artmasına katkı sağlayabilir. Bu gelişme, kompozit malzeme tedarikinde dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli taşıyor.
Tam Metin
Otostech Genel Müdürü Özkan Sur, firmanın mühendislik ve üretim altyapısıyla kompozit sektöründe müşterilerine bütünleşik çözümler sunduğunu belirtiyor.
“Otostech aslında bir mühendislik firması ama bunu üretim altyapısıyla dolduran ve müşterilerine bir çözüm üreten bir firma. Kompozit işindeki bütün adımları biz kendi bünyemizde müşterimize hazırlayıp sunmak istiyoruz ve onlara çözümler üretiyoruz. Örneğin bir ürün istediğimizde biz size bunun mühendisliğini de sunuyoruz, bunun ürününü de yapıyoruz, kalıbını da yapıyoruz, modelini de yapıyoruz.”
Sur, firmanın temel amacının bütünleşik bir çözüm sunmak olduğunu ifade ederek, üç ana lokasyonda hizmet verdiklerini aktarıyor. Otostech, Post Sanayi Sitesi’nde 1300 metrekare, Şekerpınar Geri Dönüşümcüler Sitesi’nde 2500 metrekare alanda faaliyet gösterirken, Gebze Teknopark’ta AR-GE çalışmalarını yürütüyor.
Firmanın AR-GE personeliyle beraber toplam 70 çalışanı bulunuyor. Bu ekibin 10’u AR-GE personeli, 15’i beyaz yaka ve 55’i mavi yaka çalışanlardan oluşuyor.
“Biz hem AR-GE yapıyoruz hem ÜR-GE yapıyoruz. Tasarım olarak daha çok proses tasarımı ve kompozit materyaller tasarımı yapıyoruz. Onun dışında üretimin bütün kanallarında varız. Ne demek? Hem konvansiyonel üretim yapıyoruz hem makinalı üretim yapıyoruz hem de eklemeli imalat yapıyoruz.”
Otostech’in üretim altyapısında Türkiye’nin en büyük CNC’sine sahip olduklarını belirten Özkan Sur, firmalarında 26 metre model tezgâhı, 5 eksenli üretim kabiliyeti ve işleme robotları bulunduğunu söyledi. Sur, firmanın özellikle savunma sanayisi ve marin sektöründe çeşitli insansız deniz araçlarının modellerini, kalıplarını ve ürünlerini ürettiğini belirtiyor.
Firmanın üretim parkuruna yeni eklediği eklemeli imalat tezgâhıyla prototip, ürün ve kalıp üretimi de gerçekleştiriliyor.
“Örneğin şu arkamızda gördüğünüz bir drone kalıbı burada eklemeli imalat ile işliyoruz. Daha sonra da bunları CNC’lerde bir kalıp haline getiriyoruz. Otoklava dahi girebilecek ürünler üretiyoruz. Biz müşterilerimize kompozit sektöründe komple çözümler sunuyoruz.”
Otostech, müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda tasarım, mühendislik, hesaplama, kompozit planlarının hazırlanması, model, kalıp ve ürün üretimi gibi süreçlerin tamamında hizmet veriyor.
“Müşterimiz bize talebiyle gelir, biz ona istiyorsa tasarım yaparız, istiyorsa mühendislik çözümü sunarız, hesaplamalarını yaparız, istiyorsa kompozit planlarını çıkartırız, modelini yaparız, ürünü yaparız, kalıbı yaparız. Şu anda arkamda gördüğünüz tezgâhla beraber müşterilerimize biz aslında bütünleşik çözüm sunuyoruz. Yani bir çözümün kimisini kompozitle kimisini eklemeli imalatla çözerek çok hızlı bir sanayileşme imkânı sunuyoruz müşterilerimize.”
İhracat ve savunma sanayisi odağı
Otostech, 2025 yılında 3,5 milyon euro ciro elde ederken bunun 1,5 milyon eurosunu ihracattan sağladı. Firma, 2026 yılında yaklaşık 5 milyon euro ciro ve 2,5 milyon euro ihracat hedefliyor. Ciro içinde savunma sanayisinin payı yaklaşık yarıya ulaşırken, yurt içi ve yurt dışı dağılımının dengeli olduğu belirtiliyor.
Firma, önümüzdeki dönemde savunma sanayisindeki gücünü artırmayı ve bu alanda farklı çözümler geliştirmeyi planlıyor. Bu kapsamda Gebze Teknopark’ta gerçekleştirilecek otoklav yatırımıyla ileri kompozit çözümlerinin de sunulması hedefleniyor.
“Örneğin otoklav yatırımımızı 2-3 ay içerisinde Gebze Teknopark’ta devreye alacağız. Dolayısıyla kompozit sektöründe artık ileri kompozit çözümleriyle de müşterimize hizmet sunuyor olacağız.”
Otostech’in Avrupa’da 7 ülkeye ihracatı bulunuyor. Firma, başta ana savunma sanayisi firmaları ve bunların alt yüklenicileri olmak üzere büyük sanayi kuruluşlarıyla farklı ölçeklerde projeler yürütüyor.
Sur, projelerin büyük bölümünün savunma sanayisi ekseninde ilerlediğini ve ürünlerde yerlilik oranının yüzde 80-90 seviyesinde olduğunu belirtiyor. Firma, özellikle elyaf ve reçinelerde yerli ham madde kullanıyor. Çeşitli drone projelerinde kabuk imalatları da gerçekleştiriyor.
Modelden ürüne hızlandırılmış üretim
Otostech’in sunduğu bütünleşik çözümün önemli aşamalarından birini model ve kalıp üretimi oluşturuyor. Kompozit üretiminde ürünün üretim yöntemine uygun model ve kalıbın tasarlanmasının önemli bir mühendislik çalışması olduğuna dikkat çeken Sur, firmanın bu süreçlerin tamamında hizmet verdiğini ifade ediyor.
“Kompozit imalatında en önemli konu bir ürüne uygun bir model yapmanızdır. Bunu model tezgâhlarımızda yapıyoruz. Ürüne uygun bir kalıp yapmanızdır. Örneğin otoklava mı girecek, infüzyon mu yapacaksınız, el yatırması mı yapacaksınız. Bütün bunlara uygun kalıbın tasarlanması bir mühendislik çalışması gerekiyor.”
Firmanın özellikle infüzyon yöntemini tercih ettiği belirtilirken, model, kalıp ve ürün aşamalarının aynı yapı içerisinde yürütülmesi prototip geliştirme süresini de önemli ölçüde kısaltıyor.
“Daha sonra mevcut üretilen kalıptan ürün alınması gerekiyor ki biz genellikle infüzyon tercih ediyoruz. Normalde 12-13 haftada yapabileceğiniz bir prototipi biz burada 2 haftada müşterimize sunuyoruz ve aynı zamanda diğer kompozit çözümleriyle birleştirip onlara bütünsel bir çözüm olarak ve mühendislik yaklaşımıyla ürünler sunuyoruz.”
Otostech, mühendislik, model, kalıp, kompozit üretim ve eklemeli imalat kabiliyetlerini aynı çatı altında birleştirerek müşterilerine ürün geliştirme ve sanayileşme süreçlerinde bütünleşik çözümler sunmayı hedefliyor.
“Bizim Otostech olarak müşterimize aslında bir kompozit sektöründe bir çözüm sunmaktayız.”