Çin

Merz, Çin'in Ticaret Pratiklerini Dize Getirmek İçin Plaza Anlaşması'nın Yeniden İmzalanmasını Öneriyor

AB ile Çin arasındaki ticaret gerilimi derinleşirken, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Çin'in yüksek sübvansiyonlarla piyasaları doldurduğunu ve para biriminin %30 oranında olduğundan düşük değerlendiğini iddia ederek eleştirdi. Merz, bu sorunun çözümüne yönelik örnek olarak 1985 Plaza Anlaşması'nı gösterdi.

Merz, Çin'in Ticaret Pratiklerini Dize Getirmek İçin Plaza Anlaşması'nın Yeniden İmzalanmasını Öneriyor

AB ile Çin arasındaki ticaret gerilimi giderek derinleşiyor. 16 Haziran'da AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, bloğun Çin ile olan dengesiz ticaret ilişkisinin "yeniden başlatılması gereken bir noktaya geldiğini" belirtti. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise birkaç gün sonra, Çin'in haksız ticaret uygulamalarını eleştirdi. Brüksel'de bir Avrupa Konseyi toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda Merz, Çin'in "yüksek sübvansiyonlar" kullanarak piyasaları "sıvılandırdığını" iddia etti. Ayrıca, Çin para biriminin %30 oranında olduğundan düşük değerlendiğini ve bu durumun Çin mallarının küresel pazarlarda yapay olarak daha ucuz olmasını sağladığını söyledi.

Merz, bu sorunun nasıl ele alınabileceğine dair örnek olarak Plaza Anlaşması'na işaret etti. ABD, Japonya, İngiltere, Almanya ve Fransa arasında 1985 yılında imzalanan Plaza Anlaşması, Japonya'nın para birimi yen'in ABD dolarına karşı değerini artırması konusunda anlaşmaya varıldığı bir protokoldü. Beş imzacı ülke, 1980'lerin başında ABD dolarının aşırı değerlenmesi ve bu durumun ABD mallarının küresel rekabet gücünü düşürmesi nedeniyle, doları zayıflatmak amacıyla para birimi piyasalarına kolektif olarak müdahale etmeyi de kararlaştırdı.

Plaza Anlaşması'nın ardından yen'in değeri hızla arttı ve 1986'ya gelindiğinde ABD doları karşısında yaklaşık %46 değer kazandı. Bu süreçte Japonya'ya yönelik korumacı önlemlerin uygulanması engellendi. Ancak yen'in değer kazanmasının Japonya için bazı ciddi sonuçları oldu; bu durum, Çinli politika yapıcıların da farkında olduğu bir gerçek. Örneğin, yen'in değer artışı, 1980'lerin sonundaki Japon varlık fiyatı balonunun oluşmasında önemli bir faktör olarak görülüyor.

Bu balonun patlaması, o zamandan beri Japon ekonomisini karakterize eden ve Japonya'nın "kayıp onyılları" olarak adlandırılan ekonomik durgunluğa yol açtı. Japonya'nın kişi başına düşen GSYİH'sı 1990'lardan bu yana yaklaşık 40.000 ABD doları (30.000 İngiliz sterlini) seviyesinde durgunlaşırken, diğer büyük ekonomiler...

Görsel
Görsel
Görsel
Görsel
Görsel