Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk savunma sanayii için stratejik ortaklık kurdu
Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina ile imzaladığı protokolle Türkiye’nin zırh çeliğinde tam bağımsızlık hedefini güçlendirdi. Bu iş birliği sayesinde yerli zırhlı araçların çelik ihtiyacı tamamen milli imkanlarla karşılanmaya başlandı.
- FNSS ve Nurol Makina'nın tüm zırh çeliği ihtiyacı Miilux OY Türkiye tarafından karşılanacak.
- İş birliği kapsamında artan talebi karşılamak amacıyla Miilux OY'un üretim hatlarına yeni yatırımlar yapılacak.
- Protokol, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını bitirme ve küresel pazardaki gücünü artırma vizyonunu taşıdı.
OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Miilux OY, Türkiye'nin zırhlı araç üretimindeki dışa bağımlılığını sonlandırmak adına kritik bir adım attı. 10 Şubat tarihinde World Defense Show’da düzenlenen törenle, üç dev şirket güçlerini birleştirdiklerini tüm dünyaya ilan etti.
Savunma sanayiinde millileşme hedefiyle dev imzalar atıldı
Törende konuşan Miilux OY Türkiye Genel Müdürü Yavuz Yeldan ortaklığın önemini şu sözlerle vurguladı: “FNSS ve Nurol Makina ile imzaladığımız bu teknik iş ortaklığı protokolü, Miilux OY Türkiye’nin savunma sanayiindeki uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir parçasıdır.”
Yerli zırh çeliği ile gelecek nesil projelere tam destek sağlandı
Protokolün hayata geçmesiyle birlikte, FNSS ve Nurol Makina’nın mühendislik yetenekleri yerli hammadde gücüyle birleşti. Bu stratejik ittifakın sadece bugünkü ihtiyaçları değil, gelecekte tasarlanacak platformları da kapsaması kararlaştırıldı.
Yavuz Yeldan, şirketin teknik yetkinliğine dair beklentilerini şu ifadelerle dile getirdi: “Bu iş birliğiyle, yalnızca mevcut projelere değil, gelecek nesil savunma sanayii projelerine de yüksek kalite standartlarımız ve teknik yetkinliğimizle katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Küresel pazarda sürdürülebilir bir savunma ekosistemi oluşturuldu
Bu iş birliği sayesinde Miilux OY, uluslararası projelerde ana zırh çeliği tedarikçisi konumuna yükselerek stratejik konumunu pekiştirdi. Şirketlerin platform kabiliyetleri ve üretim güçleri, Türkiye'nin savunma ekosistemini küresel rekabette daha üst seviyelere taşıdı.
Yerli üretim kapasitesinin artırılması için planlanan yeni yatırımlar, hem iç pazardaki talebi karşılamayı hem de ihracat potansiyelini güçlendirmeyi amaçladı. İmza töreninin ardından taraflar, sürdürülebilir bir savunma sanayii geleceği için teknik çalışmaların hızlandırılması konusunda mutabık kaldı.
Kaynak: gdhDigital