NATO Genel Sekreteri Mark RUTTE, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı basın açıklamasında, İttifak üyelerinin savunma harcamalarını artırma hedefinde önemli ilerleme kaydettiğini belirterek, bundan sonraki önceliğin artan bütçelerin hızla somut askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi olduğunu söyledi.
RUTTE, zirvede müttefik ülkelerin 2035 yılına kadar Gayrisafi Yurt İçi Hasılalarının (GSYH) %5'ini savunma ve güvenliğe ayırma hedeflerine ulaşmak için hazırladıkları "net, somut ve güvenilir" ulusal planları sunacaklarını ifade etti. Bu hedefin kabul edilmesinin üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen uygulama sürecinin beklentilerin ötesinde hız kazandığını vurgulayan RUTTE, Avrupa'daki NATO müttefikleri ile Kanada'nın bugün itibarıyla savunma ve güvenlik alanında GSYH'lerinin yaklaşık %4'ü seviyesinde yatırım yaptığını açıkladı.
Avrupa ile Kanada'nın yalnızca çekirdek savunma harcamalarının geçen yıla göre yaklaşık %20 arttığını belirten RUTTE, 2025 ve 2026 yıllarında toplam ilave savunma yatırımının yaklaşık 268 milyar ABD Dolarına ulaştığını söyledi. Ancak bu mali kaynakların tek başına yeterli olmadığını belirten RUTTE, asıl hedefin bu bütçelerin daha fazla asker, daha fazla mühimmat, daha güçlü savunma sanayii ve daha yüksek askerî hazırlık seviyesine dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.
Savunma sanayiinin NATO'nun caydırıcılık kabiliyetinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Genel Sekreter RUTTE, daha fazla insansız sistem, füze ve hava savunma sistemi üretmenin yanı sıra bürokrasinin azaltılması ve yenilikçi teknolojilerin hızla envantere kazandırılmasının önemine dikkat çekti.
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına da değinen RUTTE, son füze saldırılarını kınayarak NATO'nun Ukrayna'ya desteğinin süreceğini yineledi. Özellikle hava savunma sistemlerinin kritik önem taşıdığını belirten RUTTE, Ukrayna'nın son aylarda cephede Rus ilerleyişini büyük ölçüde durdurduğunu ve Rusya'nın enerji ile savunma sanayii altyapısına yönelik etkili saldırılar gerçekleştirdiğini ifade etti. "Ukrayna'nın güvenliği, bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır." diyen RUTTE, tüm müttefiklerin Ukrayna'ya yönelik desteğini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Basın mensuplarının NATO içerisinde sorumluluk paylaşımına ilişkin sorularını da yanıtlayan RUTTE, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlenmesinin İttifak'ın geleceği açısından kaçınılmaz olduğunu söyledi. ABD'nin stratejik liderliği ve nükleer caydırıcılığının süreceğini belirten RUTTE, Avrupa ülkelerinin ise konvansiyonel savunma alanında daha büyük rol üstlenmeye başladığını ifade etti. Yaklaşık 600 milyon nüfusa sahip Avrupa'nın güvenliğinin yalnızca ABD'ye dayanmasının sürdürülebilir olmadığını belirten RUTTE, devam eden dönüşüm sürecinin daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO ortaya çıkaracağını dile getirdi.
Türkiye'nin NATO İçindeki Rolü ve Savunma Sanayiine Övgü
Basın toplantısında Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik konumuna da özel olarak değinen NATO Genel Sekreteri Mark RUTTE, Türkiye'yi İttifak'ın en önemli askerî güçlerinden biri ve giderek daha kritik hâle gelen bir savunma sanayii ortağı olarak tanımladı. Son on yılda Türk savunma sanayiinde kaydedilen hızlı gelişime dikkat çeken RUTTE, bugün yaklaşık 3.000 şirketin NATO'nun savunma sanayii kapasitesine katkı sağladığını belirtti. Türkiye'nin artan savunma ihracatının, müttefik ülkelerle geliştirdiği endüstriyel iş birliklerinin ve transatlantik savunma üretimine yönelik yatırımlarının İttifak'ın ortak caydırıcılık ve savunma kabiliyetlerine önemli katkı sunduğunu ifade etti.
Ankara Zirvesi kapsamında gerçekleştirilecek NATO Savunma Sanayii Forumu'nun hükümetler ile savunma sanayiini bir araya getirecek en önemli platform olacağını belirten RUTTE, forum sayesinde on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmesinin hayata geçirilmesinin beklendiğini ifade etti. Savunma sanayiindeki iş birliklerinin yalnızca güvenliği güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda ekonomik büyümeyi destekleyeceğini, inovasyonu hızlandıracağını ve Atlantik'in her iki yakasında yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacağını söyledi.
Transatlantik savunma sanayii iş birliğinin stratejik önemine de vurgu yapan RUTTE, NATO'nun savunma sanayii kapasitesindeki büyümenin yalnızca güvenliği güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda ekonomik büyüme, teknoloji geliştirme ve istihdam açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti. "Arkansas'tan Ankara'ya kadar uzanan savunma sanayii ekosistemi güçlerini birleştirip üretimi artırdığında bunun sonucu yalnızca daha güçlü güvenlik olmayacaktır. Aynı zamanda ekonomilerimizi büyütecek, inovasyonu hızlandıracak ve Atlantik'in her iki yakasında yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacaktır." diyen RUTTE, artan savunma yatırımlarının üretim kapasitesinin genişletilmesi, sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve hükümetler ile sektör arasında daha yakın iş birliği kurulmasıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda Ankara Zirvesi'nin temel gündeminin, bir önceki NATO Zirvesi'nde alınan kararların hayata geçirilmesi olacağını belirten RUTTE, artan savunma harcamalarının sahaya yansıyacak askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi, savunma sanayiiyle iş birliğinin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya verilen desteğin kararlılıkla sürdürülmesinin zirvenin öncelikleri arasında yer alacağını söyledi. NATO müttefiklerinin yanı sıra Ukrayna, Avrupa Birliği, Hint-Pasifik ülkeleri ve Körfez bölgesinden ortakların katılımıyla gerçekleştirilecek zirvenin, giderek karmaşıklaşan güvenlik ortamında transatlantik güvenliğin güçlendirilmesine yönelik ortak kararlılığı ortaya koyacağını ifade etti.