NEŞTER SAHA’da: ROKETSAN’dan Suikast Füzesi
ROKETSAN, SAHA 2026 kapsamında yeni nesil yüksek hassasiyetli mühimmatı NEŞTER’i ilk kez kamuoyuna sundu. Sistem, patlayıcı harp başlığı yerine kinetik etki ve mekanik parçalama prensibiyle çalışarak hedefi minimum yan hasarla etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor.
Modern harekât ortamında özellikle şehir içi operasyonlar, hassas hedefleme gereksinimi ve sivil kayıpların önlenmesi gibi faktörler, klasik patlayıcılı mühimmatların yerine daha kontrollü çözümleri ön plana çıkarıyor. NEŞTER, bu ihtiyaca cevap veren yeni bir konsept olarak öne çıkıyor.
Noktasal etki, minimum yan hasar
ROKETSAN tarafından geliştirilen NEŞTER, MAM-L mühimmatının bir varyantı olarak konumlandırılıyor. Sistem, sahip olduğu yaklaşma sensörü sayesinde hedefe temas etmeden hemen önce devreye giren özgün bir mekanizmaya sahip.
Bu kapsamda mühimmat, çarpış anı öncesinde açılan kesici bıçaklar ile hedef üzerinde doğrudan fiziksel parçalama etkisi oluşturuyor. Patlayıcı içermeyen bu yapı sayesinde; Patlama kaynaklı yayılım ortadan kaldırılıyor, çevresel hasar minimum seviyeye indiriliyor ve noktasal ve kontrollü yüksek hassasiyetli etki sağlanıyor.
NEŞTER, yüksek hızda hedefe yönelerek kinetik enerji üzerinden etki oluştururken, mekanik parçalama prensibiyle özellikle yüksek değerli hedeflere karşı “cerrahi vuruş” kabiliyeti sunuyor.
Noktasal imha konsepti
NEŞTER, konsept olarak ABD envanterinde yer alan Hellfire mühimmatıyla benzerlik gösteriyor. Söz konusu mühimmat da patlayıcı harp başlığı taşımayan yapısıyla dikkat çekerken, hedefe çarpış anında açılan mekanik bıçaklar ve yüksek kinetik enerji ile etkisiz hale getirme prensibiyle öne çıkıyor.
Bu yaklaşım, tamamen kinetik öldürme konseptine dayanarak, özellikle hassas angajman gerektiren operasyonlarda yüksek doğruluk ve minimum yan hasar sağlıyor.
Yeni nesil angajman yaklaşımı
NEŞTER’in tanıtımı, Türk savunma sanayii açısından yalnızca yeni bir mühimmatın ötesinde, “kontrollü güç kullanımı” ve yüksek hassasiyetli angajman konseptine geçişin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Sistem, insansız hava araçları başta olmak üzere farklı hava platformlarına entegrasyon potansiyeliyle dikkat çekiyor.
Kaynak: savunmaSanayiSt