Pakistan’ın savaş uçakları Suudi Arabistan’da
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait savaş ve destek uçaklarının Kral Abdulaziz Hava Üssü’ne ulaştığını duyurdu.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Pakistan Hava Kuvvetleri’ne (PAF) ait muharip ve destek uçaklarının Kral Abdulaziz Hava Üssü’ne ulaştığını duyurdu. Bakanlığın resmi kanallarından yapılan açıklamada, söz konusu intikalin, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki askeri koordinasyonu güçlendirmek ve operasyonel hazırlık seviyesini artırmak amacıyla gerçekleştirildiği kaydedildi.
Suudi kaynaklara dayandırılan bilgilere göre Pakistan, Kral Abdulaziz Hava Üssü’ne en az 10 savaş uçağı ve yaklaşık 13.000 kara personelinden oluşan bir kuvvet konuşlandırdı. Söz konusu faaliyetin, bölgesel ve uluslararası güvenliği destekleme misyonu çerçevesinde gerçekleştirildiği ifade edildi.
Söz konusu gelişme, Pakistan’ın İran’daki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelere ev sahipliği yaptığı kritik bir süreçte yaşandı. Öte yandan aralarında üst düzey bir Pakistanlı hükümet yetkilisinin de bulunduğu üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgilere göre söz konusu sevkiyat, İran’ın Suudi Arabistan’daki kritik enerji altyapısını hedef alan ve bir Suudi vatandaşının hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların ardından gerçekleştirildi.
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen üç kaynak; İran’ın Suudi Arabistan’daki Cubeyl (Jubail) petrokimya tesisine düzenlediği saldırının Pakistan tarafında, Riyad’ın misilleme yapabileceği ve bu durumun İran barış görüşmelerini sekteye uğratabileceği yönündeki endişeleri artırdığını ifade etti. Kaynaklara göre Pakistan, bu sevkiyatla Riyad’a, olası yeni saldırılara karşı Krallığın savunulmasına destek verileceği konusunda güvence sağlamayı amaçlıyor.
Pakistan, İranlı yetkilileri uyardı
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar; Mart ayı başlarında İranlı liderleri, ülkenin mevcut anlaşmalar uyarınca Riyad’a karşı olan yükümlülükleri konusunda bizzat uyardığını ifade etti. Dar, İran tarafının Suudi topraklarının kendisine yönelik saldırılarda kullanılmayacağına dair güvence talep ettiğini ve bu güvencelerin verildiğini belirtti. Ancak İran’ın aralarında kritik üsler ve bir ABD büyükelçilik binasının da bulunduğu Suudi Arabistan’daki hedeflere yönelik saldırıları devam etti.
Bu gelişmeler doğrultusunda Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir, Mart ayı başında Riyad’ı ziyaret etti. Bu ziyarette, iki ülke arasındaki savunma anlaşması uyarınca İran saldırılarını durdurmaya yönelik önlemler istişare edildi. Savaş uçaklarının sevk edilmesinden dört gün önce ise Pakistan Başbakanı Şerif, Veliaht Prens ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Pakistan’ın Suudi Arabistan ile ‘omuz omuza’ duracağını teyit etti.
Suudi Arabistan ve Pakistan’dan savunma paktı
Pakistan unsurlarının Suudi Arabistan’a konuşlandırılması, iki ülke arasında Eylül 2025’te imzalanan ‘Ortak Stratejik Savunma Anlaşması’ uyarınca gerçekleştirildi. Bu anlaşma, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın artan bölgesel gerginlik karşısında onlarca yıldır devam eden güvenlik ortaklığını stratejik bir boyuta taşıma iradesini yansıtıyor.
Söz konusu pakt ile iki ülke arasındaki askeri ilişkiler, eğitim ve danışmanlık çerçevesinden çıkarılarak kolektif güvenlik doktrini temeline oturtulmuştu. Anlaşma, müşterek hava savunma ağlarının entegrasyonu, gerçek zamanlı istihbarat paylaşımı ve bölgesel kriz anlarında karşılıklı acil kuvvet aktarımı gibi kritik operasyonel başlıkları kapsıyor. Bununla birlikte Pakistan Hava Kuvvetleri, hazırlık çalışmaları kapsamında Ocak 2026’da Kral Abdulaziz Hava Üssü’nün ev sahipliği yaptığı Spears of Victory çok uluslu hava muharebe tatbikatına da katılım sağlamıştı.
Pakistan unsurlarının konuşlandırıldığı Doğu Sektörü’ndeki (Zahran bölgesi) Kral Abdulaziz Hava Üssü, Suudi Arabistan’ın kritik enerji altyapısına ve Basra Körfezi’ne yakınlığı sebebiyle stratejik bir öneme sahip. İslamabad’da ABD ve İranlı yetkililerin katılımıyla yürütülen diplomasi trafiğiyle eş zamanlı gerçekleşen bu askeri intikal, Pakistan’ın, arabuluculuk süreçlerini yürütürken müttefikleriyle sahadaki caydırıcılığını koruma stratejisi olarak değerlendirilebilir.
Kaynak: defenceTurk