ROKETSAN sahadaki gelişmeleri takip ediyor

Tulu Berke Saz Tulu Berke Saz / 14.04.2026 09:15
ROKETSAN sahadaki gelişmeleri takip ediyor

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ROKETSAN’ın mevcut harp sahalarını yakından takip ettiğini ve gerekli derslerin çıkarıldığını belirtti.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Kemal Öztürk’ün sorularını yanıtladı. ROKETSAN’ın çalışmaları ve gelecek vizyonu hakkında açıklamalarda bulunan İkinci, ROKETSAN’ın mevcut harp sahalarını yakından takip ettiğini belirtti. Bu harp sahalarından gerekli derslerin çıkarıldığını belirten İkinci, Ukrayna-Rusya, Pakistan-Hindistan ve İran-İsrail savaşlarından örnekler verdi.

Bu savaşların karakteristik özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu belirten ROKETSAN Genel Müdürü, şu ifadelere yer verdi:

“Suriye’de biliyorsunuz bir iç savaş vardı. Sonra Rusya-Ukrayna savaşı farklı bir mecrada ilerledi. Yine daha sonrasında Pakistan ve Hindistan arasında kısa süren bir çatışma yaşandı ki iki nükleer gücün arasındaki bu çatışma bizim için çok önemliydi. Daha sonrasında da İsrail/ABD’nin İran’a saldırıları, bu konudaki çatışmalar aslında çok fazla yeni savaş ortamıyla ilgili veri sağladı.

ROKETSAN sahadaki gelişmeleri takip ediyor

Biz bunları çok yakından takip ediyoruz ama bu savaşların her birinin karakteristiği birbirlerinden çok farklı. Yani hepsini aynı kefeye koymak doğru olmaz. Mesela Ukrayna Savaşı’ndan örnek verelim. Ukrayna Savaşı cephe hattında iki tane ordunun kara harekâtında birbirlerine cephe aldığı bir çatışma ortamını gösteriyor. En başta hava araçları, füzelerle başlayan savaş şu anda kamikaze dronlara, onların üzerindeki saldırılara ve özellikle uzun menzilli, daha iç noktalara sirayet edebilen teknolojilere doğru evirildi. Burada en ön plana çıkan nokta yapay zekâ destekli, küçük, üretilmesi çok kolay olan FPV dronlar dediğimiz dronlar saldırısına uğramış durumda.

Bu bizim için şöyle bir anlam ifade ediyor: Aslında FPV dronlar belli bir aşamadan sonra özellikle kara harekâtında sizin için hem ciddi bir tehdit hem de ciddi bir saldırı argümanı olabilir. Biz bu ikisinden de kendimize ders çıkarttık. Özellikle yeni ürünlerde FPV gibi, kamikaze dronlar gibi dronlardan korunabilecek maliyet etkin hava savunma sistemleri geliştirmeye çalıştık ki ALKA ve PUSU sistemleri bunlardan. Lazer güdümlü CİRİT füzemizde ve yüksek enerjili lazer sistemine, bu tür saldırılara karşı koruma sağlayacak olan teknolojilerin üzerine yatırım yaptık.”

Uzun menzilli hava-hava füzesi ihtiyacı

Geçtiğimiz yıl Pakistan ve Hindistan arasında süren kısa süreli sıcak çatışma, Pakistan’ın üstünlüğü ile sonlanmıştı.  Bu savaştan çıkarılan derslere değinen İkinci, durumsal farkındalığın ve bununla beraber uzun menzilli hava-hava füzelerinin öneminin daha net görüldüğünü belirtti. İkinci, şu ifadeleri kullandı:

“Yine en son yaşamış olduğumuz Pakistan ve Hindistan arasındaki savaş da daha çok hava-hava savaşı şeklinde gerçekleşti. Uzun menzilli hava-hava füzeleri, özellikle sensör entegrasyonların, radar sistemlerinin ve durumsal farkındalık dediğimiz, aslında bilgi almanın, istihbarat almanın ne kadar önemli bir anlam ifade ettiğini orada gördük. Bu da bize hava-hava füzelerinde, uzun menzilli hava-hava füzelerini (ki bizim yapmış olduğumuz GÖKBORA füzesi bunlardan bir tanesi) ve istihbarat tabanlı yapay zekâ destekli hedef angajmanını otomatik yapabilen sistemlere bir geçiş vesilesi oldu.

ROKETSAN sahadaki gelişmeleri takip ediyor
GÖKBORA füzesi

En son İsrail ve İran arasında yaşanan savaşta tabii balistik füzelerin ve hava savunma sistemlerinin aslında en ön plana çıktığı gördük. Bunların aslında tek başına değil, çoklu sürü dediğimiz kamikaze dron saldırılarıyla komplike ve entegre bir şekilde yapıldığında gerçekten en geçilemez denilen hava savunma sistemlerinden de geçtiğini yakından gördük. Bu bizim hipersonik füze tarafında, hipersonik teknolojiler hava savunma sistemleri için gerçekten büyük tehdit. Hipersonik teknolojilere ve kendi hava savunma sistemlerimizde de hipersonik tehditlere karşı gelebilecek teknolojilere yatırım yapmamızı yönlendirdi. Hem ROKETSAN ÇELİK KUBBE’nin vurucu gücünü oluşturan tarafta, hem de ROKETSAN’ın yapmış olduğu balistik ve seyir füzeleri, özellikle tehditleri ortadan kaldırmak için uzun menzilli çözümler olduğu için bu noktada en ön plana çıkan sistemler oldu.

Dünyanın geneline baktığımızda aslında MANPAD dediğimiz hava savunma unsurları (bizim SUNGUR gibi) tanksavar füzeleri (bizim KARAOK’umuz gibi) Bunlar sahada kara çatışmalarında özellikle çok ciddi bir fark yaratır. Ancak eğer iki ülke arasında bir kara sınırı yoksa bu konu daha çok balistik füze, seyir füzeleri, uzun menzilli hava savunma sistemleri, uçaktan atılan, havadan atılan mühimmatlar ve dronlar, çoklu dron saldırılarına doğru evriliyor. Bu konuların hepsine Türkiye olarak biz yatırım yapıyoruz ve her tür tehdide karşı çıkacak teknolojileri geliştirmeye gayret gösteriyoruz.”

ROKETSAN sahadaki gelişmeleri takip ediyor

Kaynak: defenceTurk

Son Haberler