Rusya'dan gövde gösterisi: “Dünyanın en güçlü nükleer füzesi” başarıyla test edildi
Rusya, “dünyanın en güçlü nükleer füzesi” olarak tanımladığı Sarmat'ı yeniden test etti. 21.700 mil menzilli füze, küresel nükleer silah yarışına dair endişeleri artırdı.
NATO cephesi tarafından "Satan II" olarak adlandırılan R8-28, nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip en büyük kıtalararası füze olmasıyla dikkat çekiyor.
Sarmat, Rusya'nın Nükleer Modernizasyon Planının Önemli Bir Parçası
Rusya da yeni testin başarıyla gerçeleştirildiğini duyururken tam da buna vurgu yaptı. Vladimir Putin "dünyanın en büyük füzesinin" başarıyla test edildiğini duyurdu. Putin’e göre füzenin taşıdığı bağımsız hedeflenebilir nükleer savaş başlıklarının toplam yıkıcı gücü, Batılı muadillerinin çok üzerinde. Rus lider ayrıca bu testin, ülkenin uzun süredir devam eden nükleer modernizasyon sürecinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Uzun yıllardır geliştirme aşamasında olan Sarmat füzesinin, Sovyet döneminden kalma R-36M Voyevoda sisteminin yerini alması planlanıyor. Rus yetkililer, bu yeni sistemin yıl sonuna kadar aktif hizmete alınmasını hedefliyor. Yaklaşık 10 tona kadar yük taşıyabildiği belirtilen füze, bu sayede çok sayıda bağımsız nükleer savaş başlığını aynı anda farklı hedeflere yönlendirebiliyor. Bu özellik, modern nükleer doktrinde kritik öneme sahip. Çünkü bir füzenin tek bir saldırıda birden fazla hedefi vurabilmesi, mevcut füze savunma sistemlerini aşmayı daha mümkün hâle getiriyor.
Sarmat’ın teknik özellikleri de dikkat çekici. Rusya’nın iddiasına göre füze, 21.700 milin üzerinde menzile ulaşabiliyor ve yörünge altı (suborbital) uçuş rotaları kullanabiliyor. Bu tarz uçuş profilleri, gelecekte geliştirilecek füze savunma sistemlerinden kaçınmayı kolaylaştırabilir. Putin ayrıca Sarmat’ın eski Voyevoda sistemine göre daha hassas, ancak aynı ölçüde yıkıcı güce sahip olduğunu söylüyor.
Sarmat'ın yanı sıra Avangard hipersonik planör sistemi ve Oreşnik orta menzilli balistik füze gibi platformları da son dönemde sahneye çıkaran Rusya, son yıllarda özellikle stratejik nükleer kapasitesini ciddi şekilde güçlendiriyor. Kara konuşlu kıtalararası balistik füzeler, nükleer denizaltılar ve stratejik bombardıman uçaklarından oluşan bu modernizasyon süreci, önümüzdeki dönemde de devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: donanimHaber