Şuşa Ötesinde Müttefiklik: Azerbaycan ve Türkiye
“Şuşa Beyannamesi ile çerçevesi çizilen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, duygusal bir yakınlığın ötesine geçerek rasyonel, kurumsal ve caydırıcı bir ittifak modeline dönüşmüştür.”
Ahmet Alemdar
Türkiye – Azerbaycan ilişkileri Karabağ Zaferi sonrasında gelişim göstermeye devam etmektedir. Bu bağlamda imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin stratejik ortaklıktan müttefiklik düzeyine geldiği görülmektedir. Bu süreçte yaşanan gelişmeler bölge dinamikleri üzerine barış ortamının tesisi olarak okunmaktadır. Türkiye’nin bölgedeki diğer aktörlerle ilişkilerini geliştirme politikası Azerbaycan’ın ulusal güvenliği meselelerine de dikkat çekerek gerçekleşmektedir. Bu çalışmada; teorik çerçeve, askeri ve teknik detayları, enerji jeopolitiğini ve bölgesel diplomasi konuları birlikte ele alınarak konuda kapsayıcı ve bütüncül yaklaşım sağlanmaya çalışılmaktadır. Azerbaycan ve Ermenistan arasında 2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı (Vatan Muharebesi), 1990’ların başında başlayan ve uzun yıllar süren işgale karşı Azerbaycan’ın topraklarını geri kazanma mücadelesi olarak tarihe geçti. Ermenistan unsurları işgal altındaki topraklardan Azerbaycan’daki sivil yerleşimleri de kapsayan saldırılar gerçekleştirdi.
Bunlara karşılık Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Demir Yumruk” olarak adlandırdığı operasyonun ile topraklar kurtarıldı. Kazanılan zafer neticesinde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün sağlanması yolunda önemli bir eşik aşılırken Kafkasya bölgesindeki konumu da güçlendi. Tüm bu süreçte yakın iş birliği içerisinde olduğu Türkiye ile stratejik ilişkilerine daha da derinleştirmektedir. Savaş sonrası bu doğrultuda imzalanan Şuşa Beyannamesi, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki derin tarihsel, kültürel ve politik bağları resmi bir güvenlik anlaşması olarak belgeleyen önemli bir dönüm noktası oldu. Beyanname, iki ülkenin bölgesel güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğini genişletmeyi de hedeflemektedir.
Yeni Dönem Başlıyor: Karabağ Zaferi
Güney Kafkasya’nın güvenlik mimarisi, 2020 yılındaki İkinci Karabağ Savaşı ile köklü bir değişim sürecine girmiştir.
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler, savaş sonrası dönemde imzalanan Şuşa Beyannamesi ile “kardeşlik” söylemi, kurumsal ve stratejik askeri ittifak olarak yapılanmaktadır.
Şuşa Ötesinde Müttefiklik: Azerbaycan ve Türkiye çalışmasının tamamı Defence Turk Dergi 31′nci sayısında.
Çalışmanın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Şuşa Beyannamesi’nin getirdiği savunma yükümlülüklerini, Azerbaycan Ordusu’nun TSK modeline göre yeniden yapılanmasını ve Zangezur Koridoru ekseninde şekillenen yeni enerji ve lojistik denklemlerini söz konusudur. Ayrıca 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu çerçevesinde bölgesel sahiplenme ve istikrar arayışları devam etmektedir.
Soğuk Savaş sonrası dönemde Güney Kafkasya, bilhassa Karabağ meselesi, uzun yıllar boyunca literatürde donmuş çatışmalar kavramıyla tanımlanmıştır. Ancak 27 Eylül 2020’de başlayan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı (Vatan Muharebesi)’nın mutlak Azerbaycan zaferi ile sonuçlanması sonrasında bahse konu statik tanımlama geçerliliğini yitirirken bölge dinamik dönüşümün merkezi haline geldi.
Azerbaycan’ın yaklaşık 30 yıllık işgali askeri ve diplomatik gücüyle sonlandırması, sadece Erivan ve Bakü arasındaki dengeleri değil, bölgesel ve küresel güçlerin (Rusya, İran, Türkiye, Batı) Kafkasya politikalarını da yeniden şekillendirmektedir.
Uluslararası ilişkiler teorileri bağlamında, farklı ölçekli devletlerin ittifak kurma davranışları genellikle dengeleme veya peşine takılma üzerinden okunmaktadır. Ancak Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişki, bu klasik realist tanımların ötesine geçerek, konstrüktivist kimlik birlikteliği ile realist çıkar ortaklığının hibrit modelini sunmaktadır. Barry Buzan’ın “Bölgesel Güvenlik Kompleksi” teorisi ışığında bakıldığında Beyanname ile Türkiye, Güney Kafkasya’da doğrudan güvenlik sağlayıcı olarak entegre olmuştur. Bu entegrasyonun zirve noktası, 15 Haziran 2021 tarihinde Şuşa’da imzalanan beyannamedir.
Stratejik Ortaklıktan Kader Birliğine: Şuşa Beyannamesi’nin Hukuki ve Politik Çerçevesi
Şuşa Beyannamesi, 15 Haziran 2021 tarihinde Azerbaycan’ın Şuşa kentinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Bahse konu beyanname 22 Mart 2022 tarihinde Resmi Gazete’de “Milletlerarası Andlaşma” olarak yayımlandı. İki devletin Cumhurbaşkanlarının imza attığı Şuşa Beyannamesi, temelde diplomatik ilişkileri derinleştirmeyi ve askeri, ekonomik, kültürel alanlarda ortak hareket etme kararlılığını pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Beyanname, iki ülkenin ortak çıkarlarını gözeterek bölgede istikrar ve barış ortamını korumayı hedefleyen temel maddelerden oluşmaktadır.
Kaynak: defenceTurk