Tarsus’tan Dünyaya: Çukurova Makina’nın savunma sanayii atılımı devam ediyor
1968 yılında uluslararası John Deere ile yapılan lisans anlaşması kapsamında tarım makineleri üretmek amacıyla kurulan Çukurova Makina İmalat ve Ticaret A.Ş. (Çumitaş), son yıllarda savunma sanayisindeki projeleriyle dikkat çekiyor.
Şirket, kuruluşundan sonraki 18 yılda 26 bin 250 makine üretirken, 1986’dan itibaren kendi “Çukurova” markasıyla endüstriyel ve iş makineleri üretimine başladı.
Bugün şirketin öne çıkan ürünleri arasında kazıcı yükleyiciler, tekerlekli yükleyiciler ve ekskavatörler yer alıyor. Şirket, geçmişteki savunma aracı tecrübelerini kullanarak savunma sanayiine yönelik çok amaçlı yürür şaseler, uzaktan kumandalı hızlı zırhlı kazıcı yükleyiciler ve zırhlı tekerlekli yükleyiciler geliştiriyor. Tüm üretim ve montaj faaliyetleri Tarsus’taki tesislerde gerçekleştiriliyor.
Hüseyin Darıcı: “Savunma projelerinde güçlü bir altyapıya sahibiz”
Çukurova Makina Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Darıcı, Defensehere.com’a yaptığı açıklamada şirketin hem iş makineleri hem de savunma sanayii alanında entegre üretim altyapısına sahip olduğunu söyledi.
Darıcı, 115 bin metrekarelik üretim alanında tasarım, mühendislik, test ve seri üretim süreçlerinin aynı çatı altında yürütüldüğünü belirterek, şirketin aynı anda farklı projeleri geliştirip doğrulama testlerinden geçirerek seri üretime alabilecek kapasitede olduğunu ifade etti.
Şirketin ağırlıklı olarak beko loder üretimi yaptığını kaydeden Darıcı, bunun yanında üç farklı yükleyici ve üç özel üretim ekskavatör modelinin de bulunduğunu söyledi. Savunma sanayii alanındaki deneyimin, geçmişte yaklaşık 25 yıl boyunca bünyelerinde faaliyet gösteren BMC sayesinde güçlendiğini vurguladı.
Yüksek yerlilik oranı hedefi
Çukurova Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketin, Mersin’de iki üretim yerleşkesi ve İzmir’de AR-GE odaklı mühendislik ofisleri bulunuyor. Şirket ayrıca Çimsataş üzerinden dövme, döküm, işleme ve ısıl işlem gibi yüksek nitelikli parçaları dünyanın büyük üreticilerine ihraç ediyor.
Yıllık üretim kapasitelerinin savunma sanayi ürünleri ve iş makineleri dahil 2 bin adedin üzerinde olduğunu belirten Darıcı, şirket bünyesinde yaklaşık 500 personelin görev yaptığını, bunların 120-150’sinin beyaz yakalı teknik personelden oluştuğunu söyledi.
AR-GE ve mühendisliğe büyük önem verdiklerini ifade eden Darıcı, şirketin bugüne kadar dört farklı beko loder lisansını yurt dışına sattığını, dünyanın büyük üreticilerinden biri olan Bobcat’e de lisans verdiklerini belirtti.
Savunma projelerinin büyük bölümünün ihracata yönelik olduğunu kaydeden Darıcı, gelecekte Savunma Sanayii Başkanlığı ile yürütülen çalışmalar doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne de ürün vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Şirketin iş makinelerinde yerlilik oranının yüzde 60 seviyelerinde olduğunu belirten Darıcı, savunma projelerinde ise bu oranın yüzde 70’e yaklaştığını ifade etti. Aktarma organlarının da yerlileştirilmesiyle birlikte daha yüksek yerlilik oranlarına ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Kaynak: defenseHere