Tüm insansız sistemleri bağlayan ortak akıl: STM Multi-Domain

Tulu Berke Saz Tulu Berke Saz / 06.03.2026 22:05

STM, kara, hava, deniz ve deniz altı insansız sistemlerini tek bir operasyon ağı altında birleştiren Multi-Domain konseptiyle heterojen sürü teknolojilerinde yeni bir döneme giriyor.

Tüm insansız sistemleri bağlayan ortak akıl: STM Multi-Domain Tam Boyutta Gör
Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki önemli mühendislik şirketlerinden STM, insansız sistemlerde geliştirdiği yeni operasyon konseptiyle kara, hava, deniz ve deniz altı platformlarını tek bir görev mimarisi altında buluşturmayı planlıyor. Şirket, sistemleri “kolektif akıl” şemsiyesi altında toplamayı amaçlıyor.

Multi-Domain (Çoklu Harekat Ortamı) yaklaşımı olarak tanımlanan bu konsept, farklı platformların birbirinden bağımsız değil, ortak görev bilinciyle veri paylaşan ve koordineli hareket eden entegre bir operasyonel güç olarak görev yapmasını amaçlıyor.

Çalışmalar, Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde Türkiye’nin savunma alanındaki bağımsızlık hedefleri doğrultusunda yürütülüyor. STM, bugüne kadar geliştirdiği çeşitli insansız sistemleri tek bir mimari altında bir araya getirerek geleceğin harp sahasına yönelik yeni bir operasyon anlayışı oluşturmayı hedefliyor.

Multi-Domain operasyon yetkinliği

Modern savaş ortamı giderek çok katmanlı ve eş zamanlı harekat gerektiren bir yapıya dönüşüyor. Kara, hava, deniz ve deniz altı unsurlarının aynı anda görev yaptığı bu ortamda, platformların tek başına başarısı yeterli görülmüyor. Bunun yerine birbiriyle iletişim kurabilen, veri paylaşabilen ve ortak görev bilinciyle hareket eden sistemler öne çıkıyor.

STM’nin geliştirdiği Multi-Domain yaklaşımı, farklı operasyon alanlarını aynı komuta ve kontrol mimarisi içinde birleştirerek bu ihtiyaca yanıt veriyor. Bu konsept kapsamında insansız platformlar keşif, gözetleme, hedefleme ve etki görevlerini müşterek bir operasyon ağı içinde paylaşımlı şekilde icra edebiliyor.

Tüm insansız sistemleri bağlayan ortak akıl: STM Multi-Domain Tam Boyutta Gör
Şirketin bugüne kadar geliştirdiği platformlar arasında vurucu İHA kategorisinde KARGU, ALPAGU ve KARGU FPV yer alıyor. Gözcü görevleri için TOGAN ve STM-VTOL platformları geliştirilirken, mühimmat bırakma kabiliyetine sahip sistemler arasında BOYGA ve BOYGA-B bulunuyor. Deniz altı operasyonları için geliştirilen STM NETA ise bu ekosistemin deniz boyutunu oluşturuyor.

Bu platformların Multi-Domain konsepti kapsamında tek bir operasyon ağı içinde birlikte çalışması, farklı görev alanlarında yüksek koordinasyon sağlayan yeni bir güç mimarisi ortaya çıkarıyor.

Asimetrik güçten “hiper asimetri”ye

STM’nin yaklaşımının temelinde asimetrik güç stratejisi yer alıyor. Bu strateji, yüksek maliyetli ve büyük platformlar yerine daha küçük, esnek ve insansız sistemlerin birlikte kullanılmasıyla yüksek etki yaratılmasını ifade ediyor.

Bu yaklaşımın daha ileri aşamaları “süper asimetri” ve “hiper asimetri” kavramlarıyla tanımlanıyor. STM’nin vizyonunda ise insansız sistemler yalnızca destekleyici unsurlar olarak değil, operasyonun belirleyici aktörleri haline gelen bir yapı oluşturuyor.

Multi-Domain mimarisinin önemli yapı taşlarından biri de yüksek otonomi ve gelişmiş navigasyon teknolojileri. STM tarafından Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde yürütülen KERKES Projesi, insansız sistemlerin en kritik zafiyetlerinden biri olan konum belirleme sorununa yeni bir çözüm sunuyor.

Tüm insansız sistemleri bağlayan ortak akıl: STM Multi-Domain Tam Boyutta Gör
Proje kapsamında geliştirilen görsel navigasyon teknolojisi, insansız platformların konumlarını dış sinyallere ihtiyaç duymadan pasif yöntemlerle belirleyebilmesini sağlıyor. Bu sayede sistemler GNSS’e bağımlı olmadan görev yapabiliyor ve yoğun elektronik karıştırma ortamlarında bile operasyonlarını sürdürebiliyor.

KERKES yeteneği ile desteklenen sürü İHA sistemleri, görev sırasında tehdit bilgilerini paylaşabilen, formasyonlarını dinamik olarak değiştirebilen ve farklı faydalı yüklerle eş zamanlı görevler icra edebilen bir yapıya ulaşıyor.

Heterojen sürü mimarisi yaklaşımı

Hedef yalnızca aynı tip platformların birlikte hareket etmesinden ibaret değil. Şirket, heterojen sürü mimarisi olarak adlandırılan bir yapı üzerinde çalışıyor.

Bu mimaride sürü, aynı model platformlardan oluşan bir yapı yerine farklı görev kabiliyetlerine sahip insansız sistemlerin birlikte görev yaptığı bir organizasyon haline geliyor. Örneğin keşif yapan bir İHA, vurucu görev üstlenen başka bir İHA, deniz üstü veya deniz altı platformlarıyla aynı operasyon içinde koordineli şekilde görev yapabiliyor.

Bu yapı sayesinde hava platformları keşif ve baskı görevlerini yürütürken, deniz üstü ve deniz altı sistemleri alan kontrolü ve sızma görevlerini üstlenebiliyor. Kara unsurları ise hedefleme ve etki görevlerini tamamlıyor. Tüm bu unsurlar gerçek zamanlı veri paylaşımı ile müşterek harekat gerçekleştirebiliyor.

STM, 20 unsurlu askeri İHA sürüsünün canlı mühimmatla kamikaze görevini icra ettiği bir tatbikat gerçekleştirerek bu alanda dünyada ilklerden biri olarak gösterilen bir başarı elde etmişti.

Bu deneyimin, hava, kara, su üstü ve su altı unsurlarını kapsayan heterojen sürü mimarisinin geliştirilmesi için önemli bir temel oluşturduğu ifade ediliyor. Özellikle hava savunma sistemlerine karşı geliştirilen hiper asimetrik kullanım senaryoları, sürü sistemlerinin gelecekteki taktik harp ortamındaki rolüne dair önemli ipuçları sunuyor.

Kaynak: donanimHaber

Son Haberler