ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TEKNOFEST Mavi Vatan'da yaptığı açıklamalarda, Türk savunma sanayiinin hipersonik füze teknolojilerinde üst seviyelere ulaştığını ve deniz, kara, hava platformları için geliştirilen millî mühimmatlarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu.
- AKYA ağır sınıf torpidosu denizaltıların vurucu gücü olarak test ve teslimat aşamasında; AKATA sistemi seri üretime girdi.
- Balistik füzeler SİHA'lara entegre ediliyor, İHA-300 yakında devreye girecek; TAYFUN Blok-3'e arayıcı başlık entegre edildi.
- ÇAKIR seyir füzesi teslimatları ve ilk ihracatı yapıldı, sürü kabiliyeti kazandırılacak; MİDLAS'tan seyir füzesi atılması planlanıyor.
ROKETSAN, Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltı, su üstü ve hava platformlarında kullanılan millî mühimmatları geliştirmeye devam ediyor. AKYA'nın testleri sürerken, AKATA sistemi bu yıl seri üretime geçti ve denizaltılara su altından seyir füzesi atma yeteneği kazandıracak. ATMACA gemisavar füzesinin MİLGEM ve İ sınıfı fırkateynlere entegrasyonu sürüyor. Balistik füzelerin havadan ateşlenmesi için yürütülen çalışmalar kapsamında 122 ve 230 mm mühimmatlar SİHA'lara entegre edildi; İHA-300'ün yakında devreye girmesi bekleniyor. Daha büyük kalibreli balistik füzelerin F-16'lara entegrasyonu planlanıyor. TAYFUN Blok-3'e eklenen arayıcı başlık sayesinde füze, denizdeki ve karadaki hareketli hedefleri hassas şekilde vurabilecek. ÇAKIR seyir füzesinin atışları tamamlandı, teslimatlar ve ilk ihracat gerçekleştirildi; yapay zekâ ve sürü kabiliyetiyle füzenin etkinliği artırılacak. MİDLAS dikey atım sistemi, yeni üretim serilerinde uzatılarak farklı füze türlerinin entegrasyonuna imkân tanıyacak. İkinci, hipersonik hızlarda çok üst kademelere çıkıldığını ve ROKETSAN ürünlerine küresel talebin yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı olmadığını belirtti.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. Millî füze sistemlerindeki bu ilerlemeler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcılığını artırırken, ihracat potansiyeliyle de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. ROKETSAN'ın yenilikçi teknolojileri, küresel savunma pazarında Türkiye'nin konumunu güçlendiriyor.
Tam Metin
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TEKNOFEST Mavi Vatan’da milli füze ve mühimmat projelerine ilişkin SavunmaSanayiST’ye özel açıklamalarda bulundu.

Türk Deniz Kuvvetleri’nin denizaltı, su üstü ve hava platformlarında ROKETSAN tarafından geliştirilen millî mühimmatların kullanıldığını belirten İkinci, denizaltıların en önemli vurucu güçlerinden birinin AKYA ağır sınıf torpidosu olduğunu söyledi.
AKYA’nın test ve teslimat çalışmalarının devam ettiğini kaydeden İkinci, “Bizim denizaltılarımızda artık millî mühimmatlarımız kullanılıyor. Bunun en önemlisi ağır sınıf torpidomuz AKYA. AKYA, denizaltılarımızın en önemli vurucu gücü. Testleri devam ediyor, teslimatlar için sürekli çalışıyoruz.” dedi.
İHA-300 yakında devreye girecek
ROKETSAN’ın balistik füzeleri hava platformlarından kullanılabilecek hale getirmek için yürüttüğü çalışmalara da değinen İkinci, “Şu anda balistik füzelerimizi havadan yere balistik füzelere çeviriyoruz. Bunlar özellikle SİHA’larımız için çok ciddi bir güç çarpanı oluyor. Çünkü hem menzilleri çok uzun hem de harp başlığı açısından baktığınızda yıkıcı güçleri çok fazla.” ifadelerini kullandı.
122 ve 230 milimetre sınıfındaki balistik mühimmatların ardından İHA-300’ün de yakında devreye gireceğini açıklayan İkinci, “122 ve 230 ile şu anda SİHA’larımızın gücüne güç katıyoruz ancak 300 İHA da yakında devreye girecek. Daha sonrasında daha büyük kalibreli balistik füzelerimiz hem SİHA’larımıza hem uçaklarımıza hem de F-16’larımıza entegre edilecek.” dedi.
Balistik füzelerin havadan ateşlenmesinin sağlayacağı avantaja değinen İkinci, “Kendi balistik füzelerimizi havadan yere ateşleyerek çok daha uzun mesafelere angajman yeteneğini daha ucuz ve daha maliyet etkin mühimmatlarla sağlamış olacağız.” ifadelerini kullandı.

AKATA Seri Üretime Girdi
Denizaltılara su altından seyir füzesi fırlatma kabiliyeti kazandıracak AKATA’ya ilişkin son durumu paylaşan İkinci, “Yeni geliştirdiğimiz, denizaltılarımıza denizin altından seyir füzesi atma yeteneği veren AKATA sistemimiz de bu sene seri üretime girdi. İnşallah teslimatlarıyla beraber Deniz Kuvvetleri’mizin denizaltı filosu çok daha büyük bir vurucu güce kavuşacak.” ifadelerini kullandı.
ATMACA gemisavar füzesinin başta MİLGEM platformları ve İ sınıfı fırkateynler olmak üzere farklı platformlara entegrasyonunun sürdüğünü belirten İkinci, Türkiye’nin deniz platformlarında ihtiyaç duyduğu mühimmatları ve güdümlü füzeleri kendi imkânlarıyla geliştirip üretebilen ve kendi ihtiyacını karşılayabilen bir ülke konumuna ulaştığını söyledi. İkinci, bu kabiliyetin Türk Deniz Kuvvetleri açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
MİDLAS’ın yeni üretim serilerinde uzatılmasına ilişkin konuşan İkinci, “MİDLAS’tan sadece hava savunma füzesi değil, seyir füzesi de atmayı planlıyoruz. Onların entegrasyonuyla beraber MİDLAS, fırkateynlerimiz üzerinde çok daha üst seviyede bir kabiliyete ulaşacak. Sistemdeki uzama da gelecekte farklı füzelerin ve farklı hava savunma füzelerinin entegre edilebileceği bir altyapı oluşturuyor.” dedi.

ÇAKIR’a sürü kabiliyeti kazandırılacak
ÇAKIR seyir füzesinin yakın zamanda atışlarının gerçekleştirildiğini belirten İkinci, “ÇAKIR’ın yakın zamanda atışlarını yaptık. Teslimatları şu anda devam ediyor. İlk teslimatları ve hatta ilk ihracatı yapıldı.” dedi.
Füzeye yeni teknolojiler kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü belirten İkinci, “Özellikle yapay zekâ açısından ÇAKIR, dünyadaki birçok füzeden çok daha farklı bir noktaya doğru gidiyor. İnşallah yakın zamanda ek özellikleri ve özellikle sürü kabiliyetiyle savaş alanında çok daha etkili bir mühimmat haline gelecek.” ifadelerini kullandı.
TAYFUN Blok-3’e arayıcı başlık entegre edildi
TAYFUN Blok-3’e arayıcı başlık entegre edildiğini açıklayan İkinci, füzenin bu sayede yalnızca denizdeki değil, karadaki hareketli hedeflere karşı da kullanılabileceğini söyledi.
Söz konusu kabiliyetin korugan gibi hassas şekilde vurulması gereken hedeflere karşı da kullanılabileceğini belirten İkinci, “TAYFUN Blok-3’e arayıcı başlık entegrasyonunu yaptık. Sadece denizde değil, karada hareketli hedefler dahil olmak üzere özellikle hassas vurulması gereken hedefleri de çok net bir şekilde ateş altına alabilecek bir özelliğe kavuştu.” dedi.
Benzer arayıcı başlık teknolojilerinin diğer balistik füzelere de entegre edileceğini kaydeden İkinci, “Blok-3 ile beraber kendi alanındaki en önemli yeteneklerden birini entegre etmiş olduk. Bundan sonra benzer teknolojileri diğer balistik füzelere de entegre edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Hipersoniğin çok üst kademelerine çıkıyoruz”
ROKETSAN’ın balistik füzelerde ulaştığı hızlara ilişkin de açıklamada bulunan İkinci, füze sistemlerinin Mach değerlerinin arttığını doğruladı.
İkinci, “Çok uzun zamandır hipersonikteyiz zaten ama hipersoniğin de çok üst kademelerine çıkıyoruz.” dedi.
ROKETSAN ürünlerine küresel talep
ROKETSAN ürünlerine yönelik ihracat talebinin yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı olmadığını belirten İkinci, “Aslında sadece Körfez bölgesi değil, dünyanın her tarafında hava savunma sistemlerine ve seyir füzelerine çok büyük bir talep var. TEBER başta olmak üzere uçak mühimmatları, akıllı mühimmatlar ve akıllı güdüm kitlerinin hepsine çok ciddi bir talep bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
ROKETSAN’ın söz konusu sistemlerin ihracatını gerçekleştirdiğini kaydeden İkinci, dost ve kardeş ülkelerde ortak üretime yönelik önemli anlaşmalara da imza atıldığını söyledi.
Kaynak: SavunmaSanayiST.com