TUSAŞ Genel Müdürü: KAAN Projesinde Türkiye Avrupa’nın Önünde
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Berlin’de düzenlenen konferansta Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi, KAAN projesindeki ilerlemeyi, uzay vizyonunu ve tersine beyin göçüne ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Türk havacılık ve savunma sanayisinin son yıllardaki yükselişi, uluslararası platformlarda da dikkat çekmeye devam ediyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde gerçekleştirilen “Yükselen Türkiye’nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi” konferansında yaptığı konuşmada, şirketin gelişim sürecini ve gelecek hedeflerini anlattı.
Demiroğlu, TUSAŞ’ın 1973 yılında mütevazı bir başlangıç yaptığını, 2005 yılında yabancı hisselerin tamamen satın alınmasının ardından yüzde 100 yerli ve milli bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. Son 20 yılda insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler ve uzay projeleri dahil olmak üzere 13 özgün platform geliştirdiklerini belirten Demiroğlu, bugün Ankara Kahramankazan’daki 4 milyon metrekarelik kampüste 16 bin 300 kişilik bir kadroyla faaliyet gösterdiklerini söyledi. Şirketin yaş ortalamasının 34 olduğunu kaydeden Demiroğlu, dünyanın çeşitli bölgelerinde ofislerinin bulunduğunu ve Afrika’da, özellikle Nijerya’da büyüme planlarının olduğunu dile getirdi.
TUSAŞ’ın küresel sivil havacılık sektöründeki konumuna da değinen Demiroğlu, şirketin Airbus ve Boeing için parça üreten dünyadaki önemli kuruluşlardan biri olduğunu vurguladı. Bazı kritik parçaların tek üreticisi olduklarını belirten Demiroğlu, Airbus’ın aktif olarak uçan çok sayıda uçağında TUSAŞ imzası bulunduğunu ifade etti.
Konuşmasında savaş uçağı projelerine de yer veren Demiroğlu, Avrupa’da gündemde bulunan Tempest ve FCAS projelerine atıfta bulunarak, Türkiye’nin bu alanda daha ileri bir aşamada olduğunu söyledi. Milli Muharebe Uçağı KAAN’ın 21 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştirdiği ilk uçuşun önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Demiroğlu, Türkiye’nin bu teknolojiyi geliştirebilen dünyadaki dört ülkeden biri haline geldiğini kaydetti. Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 filosunun yerli ve milli sistemlerle modernizasyonu için planlanan takvimin titizlikle sürdürüldüğünü de sözlerine ekledi.
Uzay çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demiroğlu, Somali’de kurulan uzay merkezinin stratejik önem taşıdığını ifade etti. Gelecekte küresel ölçekte fırlatma kapasitesi konusunda darboğaz yaşanabileceğini belirten Demiroğlu, söz konusu yatırımın Türkiye’nin fırlatma bağımsızlığı açısından önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Nitelikli iş gücü konusunda da değerlendirmelerde bulunan Demiroğlu, 2020’li yılların başında yaşanan beyin göçü eğiliminin tersine döndüğünü belirterek, yurt dışına giden çalışanlardan daha fazlasının Türkiye’ye ve TUSAŞ’a geri döndüğünü ifade etti. Ayrıca yurt dışındaki genç mühendisleri Türkiye’ye dönmeye ve YTB ile yürütülen staj programlarına katılmaya davet etti.
Gençlere yönelik tavsiyelerde de bulunan Demiroğlu, havacılık sektöründe başarının sabır, azim ve sürekli çalışma gerektirdiğini vurguladı. Hedef belirlemenin, cesur kararlar almanın ve hata yapmaktan korkmamanın önemine dikkat çeken Demiroğlu, güçlü insan kaynağı ile altyapının başarının temel unsurları olduğunu belirtti. TUSAŞ’ın Avrupa’nın ikinci büyük ses altı rüzgar tüneline sahip olduğunu hatırlatan Demiroğlu, gençlere kendi alanlarında dünyanın akla gelen ilk isimlerinden biri olmayı hedeflemeleri çağrısında bulundu.
Kaynak: TRT Haber
Kaynak: savunmaTr