ACLED Doğu Avrupa Araştırma Müdürü Olha Polishchuk, "Rusya, Ukrayna şehirlerine yıkıcı zararlar verebileceğini bir kez daha gösterdi. Ancak aynı zamanda Kiev, Moskova'nın hayatını giderek zorlaştırıyor. Son iki haftada yaşanan üç gelişme, Ukrayna'nın askeri desteğin yine gündemin en üstünde olması beklenen bir zirve öncesinde Rusya'ya yönelik baskısını artırdığını işaret ediyor." dedi.
Kırım Baskı Altında: Ukrayna, işgal altındaki Kırım'a yönelik uzun menzilli saldırı kampanyasını Haziran ayında büyük ölçüde artırdı ve yarım adanın yakıt, enerji ve ulaşım altyapısını hedef aldı. ACLED verilerine göre Haziran ayında Ukrayna tarafından 100'den fazla İHA ve füze saldırısı kaydedildi; bu sayı Mayıs ayındaki 21 saldırının çok üzerinde ve tam ölçekli işgalin başından bu yana en yüksek aylık toplam. Saldırılar Kerch'teki bir petrol terminali, elektrik alt istasyonları, Kuzey Kırım Kanalı üzerindeki demiryolu köprüsü, Kerch Boğazı'ndaki feribot geçişleri ve Kırım'ı işgal altındaki güney Ukrayna'ya bağlayan ulaşım hatlarını vurdu. Etkiler sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadı. 21 Haziran'da Rus işgal yönetimi sivil yakıt satışlarını yasaklarken, enerji altyapısına yönelik tekrarlanan saldırılar Sivastopol'un bazı bölgelerinde sürekli elektrik kesintilerine neden oldu. 26 Haziran'a gelindiğinde, Rus yetkililer turizm sezonunun başında sakinlerin Kırım'dan ayrılması için kuyruklar oluşturması üzerine yarım ada genelinde olağanüstü hal ilan etti. Bu kampanya aynı zamanda daha geniş savaş alanındaki gelişmeleri de yansıtıyor. Rusya, bu yaz önemli toprak kazanımları elde edemedi; Ukrayna karşı saldırıları ve lojistik üzerindeki baskısı, Pokrovsk, Kramatorsk-Kostiantynivka ekseni ve Huliaipole çevresindeki ilerlemeleri sınırladı. Rus ikmal hatlarına zaten verilen zarar göz önüne alındığında, Ukrayna baskıyı sürdürmeye devam edecek; Kerch Köprüsü ve Kırım'a giden diğer ikmal yollarına yönelik yeni saldırılar muhtemel bir sonraki adım olarak görünüyor.
Rusya'nın Derinliklerine Saldırılar: Ukrayna, Rusya'nın kendi sınırları içindeki kampanyasını da genişletti. Haziran ayında ACLED, İHA ve füze saldırılarında keskin bir artış kaydetti; bunların arasında 17 ve 18 Haziran'da tek bir günde Rusya'nın 992 Ukrayna İHA'sını önlemesi de yer alıyor. Ukrayna saldırıları Moskova'ya ulaştı; burada Moskova Petrol Rafinerisi bir haftada ikinci kez vurulurken, St. Petersburg da şehrin Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında saldırıya uğradı. Rusya'nın enerji altyapısına yönelik sürdürülen bu kampanya, onlarca bölgede yakıt kıtlığına yol açtı; bu durum geçici ihracat kısıtlamaları, Belarus'tan artan yakıt ithalatı ve yeni acil önlemler üzerine tartışmaları beraberinde getirdi. Bu saldırıların Kremlin'in stratejik düşüncesini değiştirip değiştiremeyeceği henüz belirsiz olsa da, Ukrayna'nın Rus hava savunma sistemlerini giderek daha fazla aşabilme ve cephe hattından uzakta ekonomik maliyetler dayatabilme kapasitesine ulaştığını gösteriyor.
Savaş Alanının Ötesindeki Çatışma: Çatışma, Ukrayna ve Rusya sınırlarının ötesine taşmaya devam ediyor. 29 Haziran'da, Monaco'daki bir konut binasının dışında patlayan bir patlayıcı cihaz, işgal altındaki Kırım'daki ticari faaliyetleri nedeniyle 2023 yılında Ukrayna tarafından yaptırıma uğratılan Ukrayna kökenli iş insanı Vadym Yermolayev dahil üç kişiyi yaraladı. Motivasyon hala soruşturulurken, bu saldırı, tam ölçekli işgalin başından beri Avrupa'da Rusya veya Ukrayna ile bağlantılı bireyleri hedef alan bir dizi olayın en yenisi. ACLED, Şubat 2022'den bu yana en az dokuz benzer saldırı kaydetti; bu durum çatışmanın gölge savaşının giderek Ukrayna ve Rusya sınırlarının çok ötesine uzandığını vurguluyor. Yarınki NATO zirvesi bu nedenle kilit bir aşamada gerçekleşiyor. Rusya, Ukrayna şehirlerine karşı yıkıcı saldırılar başlatabileceğini göstermeye devam ediyor ve bu durum Kiev'in daha fazla hava savunmasına acil ihtiyacını gözler önüne seriyor. Aynı zamanda Ukrayna, genişleyen uzun menzilli saldırı kampanyası aracılığıyla hem işgal altındaki bölgelerde hem de Rusya'nın kendi sınırları içinde lojistik ve enerji altyapısını giderek daha fazla tehdit edebildiğini kanıtlıyor. NATO'nun yeni taahhütlerle yanıt verip vermeyeceği, sadece Ukrayna'nın kendini savunma kapasitesini değil, önümüzdeki aylarda Rusya'ya yönelik baskıyı artırma yeteneğini de şekillendirebilir.