Pentagon tarafından 11 Ağustos 2026'da duyurulan 19,06 milyon dolarlık sözleşme; 10 Tempest aracının yanı sıra yazılım yönetimi, yedek parçalar, yardımcı ekipmanlar, eğitim ve destek hizmetlerini kapsıyor. Sözleşme kapsamındaki çalışmaların 10 Ağustos 2027'ye kadar tamamlanması planlanıyor.
Grup 2 ve Grup 3 İHA'lara karşı görev yapacak
V2X tarafından geliştirilen Tempest, ticari kökenli dayanıklı bir araç üzerine entegre edilen çift füze lançeriyle Grup 2 ve Grup 3 sınıfındaki İHA'ları tespit ve etkisiz hale getirmek üzere tasarlandı.
Mobil yapısı sayesinde Tempest, sabit hava savunma mevzilerine bağlı kalmadan manevra birlikleriyle birlikte hareket edebiliyor. Sistem, komuta merkezleri ve lojistik unsurlar dahil kritik birliklerin İHA saldırılarına karşı korunmasında kullanılabilecek.
Tempest'in ayrıca atış gerçekleştirdikten sonra hızla mevzi değiştirebilmesi, aracın düşman tarafından tespit edilme ve karşı ateşe maruz kalma riskinin azaltılmasına imkan sağlıyor.
Kullanılacak füze henüz açıklanmadı
Tempest daha önce gerçekleştirilen gösterimlerde AGM-114L Longbow Hellfire füzeleriyle sergilendi. Aktif milimetre dalga radar arayıcı başlığı kullanan AGM-114L, hedeflere karşı at-unut kabiliyeti sağlıyor.
Ancak Pentagonun 10 araçlık sözleşmesine ilişkin açıklamasında, ABD Deniz Piyadeleri için üretilecek Tempest'lerde AGM-114L Hellfire kullanılıp kullanılmayacağı belirtilmedi.
Nihai konfigürasyonda kullanılacak füze, radar ve elektro-optik sensörler, angajman menzili, yeniden yükleme süresi ve ilk araçları teslim alacak birlik de henüz açıklanmadı.
Ayrıca 19,06 milyon dolarlık sözleşme yalnızca araçların tedarikini kapsamadığı için toplam bedelin 10'a bölünerek araç başına 1,906 milyon dolarlık birim fiyat olarak değerlendirilmesi mümkün değil.
MADIS ile birlikte kullanılabilecek
Tempest'in ABD Deniz Piyadelerinin mevcut MADIS mobil kısa menzilli hava savunma sistemiyle aynı katmanlı hava savunma yapısı içerisinde görev yapması öngörülüyor.
MADIS; sensörler, komuta-kontrol ve elektronik harp sistemlerinin yanı sıra Stinger füzeleri ve 30 mm top kullanarak daha kapsamlı bir kısa menzilli hava savunma kabiliyeti sağlıyor.
Tempest ise özellikle daha büyük İHA'lara karşı füze tabanlı önleme sağlayan, manevra birliklerinin yanında hızla konuşlandırılabilecek daha odaklı bir mobil İHA savar ateş unsuru olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle Tempest'in MADIS'in yerini almasından ziyade MADIS, Stinger ekipleri ve elektronik harp sistemlerinden oluşan katmanlı İHA savunma yapısını güçlendirmesi bekleniyor.
Harici sensörlerden hedef bilgisi alabilecek
Tempest'in harici radarlar, komuta-kontrol ağları veya diğer sensörlerden hedef bilgisi alabilmesi halinde sistem, kendi sensörlerini sürekli kullanmadan dağıtık bir ateş unsuru olarak görev yapabilecek.
Bu yapıyla Tempest'in gizli bir konumda beklemesi, başka bir sensörden gelen hedef bilgisiyle angajman gerçekleştirmesi ve ardından hızla mevzi değiştirmesi mümkün olabilecek.
Sözleşmede yazılım yönetiminin de yer alması, Tempest'in ABD Deniz Piyadelerinin mevcut komuta-kontrol ve hava savunma ağlarıyla entegrasyonunun programın önemli unsurlarından biri olacağını gösteriyor.