ABD

ABD, Yeni Nesil Hipersonik Füze Geliştirme Çabalarına

Pentagon'un araştırma birimi DARPA, Amerikan pilotlarını ve savaş gemilerini tehdit eden hava savunma sistemlerini aşabilecek yeni bir füze için harekete geçti. Yeni nesil hipersonik seyir füzesinin ses hızının beş katından daha yüksek bir süratte uçması ve atmosferdeki havadan kendi oksijenini kullanarak ilerlemesi öngörülüyor.

ABD, Yeni Nesil Hipersonik Füze Geliştirme Çabalarına

Pentagon’un en ileri teknoloji araştırma birimi, Amerikan pilotlarını ve savaş gemilerini giderek daha fazla tehdit eden hava savunma sistemlerini geride bırakabilecek, hatta bu sistemleri aşacak yeni bir füze için harekete geçti.

Bilim kurgu dünyasına ait görünen gizlilik teknolojisi ve sürücüsüz araçlar gibi konseptleri gerçek askeri sistemlere dönüştürmesiyle tanınan ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), şirketler ve araştırmacılardan “Yeni Nesil Hipersonik Seyir Füzesi” olarak adlandırdığı bir silahın geliştirilmesine yönelik fikirler sunmalarını istedi.

DARPA’nın hedeflediği füzenin, ses hızının beş katından daha yüksek bir süratte uçması ve klasik roketlerde olduğu gibi oksijeni bünyesinde taşımak yerine atmosferdeki havadan kendi oksijenini kullanarak ilerlemesi öngörülüyor.

DARPA’nın Taktik Teknoloji Ofisi, söz konusu bilgi talebini 7 Ağustos’ta yayımladı. ABD federal hükümetinin resmi ihale ve sözleşme platformu SAM.gov’da yer alan duyuruya göre şirketler ve araştırma kuruluşları tekliflerini 6 Ekim’e kadar sunabilecek.

Bilgi talebi, doğrudan bir sözleşme anlamına gelmiyor ve herhangi bir şirkete ödeme yapılacağını garanti etmiyor. Bunun yerine ABD hükümetinin, yeni bir program için kapsamlı bir rekabet süreci başlatıp başlatmayacağına karar vermeden önce özel şirketlerden, üniversitelerden ve devlet laboratuvarlarından teknik fikirler toplamasını sağlayan resmi bir mekanizma olarak kullanılıyor.

DARPA, bu süreçte sunulacak yanıtların gelecekte gerçek bir programa dönüşebilecek sistemin teknik gereksinimlerinin ve tedarik stratejisinin şekillendirilmesine yardımcı olacağını belirtiyor. Ajans ayrıca Lockheed Martin ve Raytheon gibi geleneksel savunma sanayii devleri ile Pentagon’un silah programlarında genellikle yer almayan daha küçük ve geleneksel olmayan şirketlerin ortaklık kurmasını özellikle teşvik ediyor.

ABD mevcut hipersonik sistemlerin ötesine geçmek istiyor

DARPA’nın yeni bir hipersonik füze geliştirmek istemesinin temelinde, belgede oldukça açık biçimde ortaya konan bir sorun bulunuyor. Savunma çevrelerinde ağırlıklı olarak Çin ve Rusya olarak değerlendirilen rakip ülkeler, uçak ve füzeleri hedeflerine ulaşmadan önce tespit edip imha etmek üzere tasarlanmış entegre hava savunma sistemlerini giderek daha gelişmiş hale getiriyor.

Bu sistemler; radar ağlarını, füze bataryalarını ve savaş uçaklarını birbirine bağlayan kapsamlı savunma mimarileri oluşturuyor. Söz konusu gelişim, ABD’nin mevcut uzun menzilli taarruz silahlarının etkinliği açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle bombardıman uçakları ve savaş uçaklarının düşman hava savunma sistemlerinin doğrudan üzerine uçmadan, güvenli bir mesafeden hedeflere saldırmasını sağlayan stand-off tipi füzelerin gelecekte yeterli olmayabileceği değerlendiriliyor.

DARPA’nın bilgi talebinde kullandığı ifadeler de bu endişeyi açıkça ortaya koyuyor. Buna göre hâlihazırda geliştirilen hipersonik füze konseptleri, hatta temel teknolojinin çalıştığını kanıtlamış olanlar dahi, gelecekte gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip bir rakibe karşı gerekli olacak büyük teknolojik sıçramayı sağlayamıyor. Mevcut projelerin daha çok sınırlı ve kademeli iyileştirmeler sunduğu değerlendiriliyor.

DARPA’nın bu alandaki yeni girişimi aslında ilk değil. Yeni program, ajansın daha önce yürüttüğü projelerden elde edilen deneyimlerin üzerine inşa ediliyor.

Bunların başında Hipersonik Hava Soluyan Silah Konsepti, yani HAWC geliyor. Program kapsamında yıllar boyunca scramjet motoruyla çalışan hipersonik bir füze geliştirildi ve uçuş testleri gerçekleştirildi.

Scramjet, süpersonik hızlarda motora giren havayı sıkıştırarak yakıtın hareketli parçalara ihtiyaç duyulmadan ateşlenmesini sağlayan bir motor teknolojisi. Bu yapı, füzenin görece basit ve hafif bir motor kullanarak çok yüksek hızları sürdürebilmesine imkan tanıyor.

HAWC programının son uçuş testi Ocak 2023’te gerçekleştirildi. DARPA’nın açıklamasına göre Lockheed Martin tarafından geliştirilen füze Mach 5’in üzerinde hıza ulaşarak 60 bin feet, yani yaklaşık 18 bin 300 metre irtifanın üzerinde uçtu ve 300 deniz milinden, yaklaşık 350 milden fazla mesafe kat etti.

Bu programın ardından MoHAWC adı verilen “More Opportunities with HAWC” programı devreye alındı. Bu kapsamda Raytheon ve Northrop Grumman tarafından geliştirilen ilave test araçları uçurularak tasarım ve üretim süreçlerinin daha da geliştirilmesi amaçlandı.

Ancak HAWC ile elde edilen teknolojik kazanımlara rağmen ABD Hava Kuvvetleri’nin bu teknolojiyi gerçek bir operasyonel silaha dönüştürme çabası ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Raytheon tarafından geliştirilen ve HACM olarak bilinen Hipersonik Saldırı Seyir Füzesi’nin takvimi birçok kez ertelendi. ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO), temmuz ayında yayımladığı değerlendirmede, maliyetleri azaltmak amacıyla daha önce planlanan yedi uçuş testinin beşe indirilmesine rağmen test aşamasının hâlâ yeni gecikme riski taşıdığını bildirdi.

HACM’nin ilk operasyonel kabiliyet kazanması için öngörülen tarih de mali yıl 2029’a ertelendi. Bu tarih, önceki planlamalara göre 18 aylık bir gecikmeye işaret ediyor. Programın toplam geliştirme maliyeti de yaklaşık 2 milyar dolara yaklaşmış durumda ve bu rakam ilk tahminlerin oldukça üzerinde.

Yaşanan sorunlar, ABD Hava Kuvvetleri’nin daha önce rafa kaldırılmış bir başka hipersonik silah programı olan ARRW’yi yeniden gündeme getirmesinin nedenlerinden biri olarak görülüyor. Hava Kuvvetleri, HACM’nin yaşadığı problemlerin devam etmesi ihtimaline karşı ARRW’yi alternatif bir seçenek olarak yeniden değerlendirmeye başladı.

DARPA’nın yeni programında neden yalnızca mevcut tasarımların geliştirilmesiyle yetinilmemesi gerektiği de burada ortaya çıkıyor.

Ajansın bilgi talebinde özellikle öne çıkardığı kavramlardan biri “Üretim ve Montaj İçin Tasarım” anlamına gelen Design for Manufacturing and Assembly yaklaşımı. Bu mühendislik anlayışı, pahalı bir prototip geliştirip seri üretim aşamasına ancak daha sonra odaklanmak yerine, silahın ilk tasarım aşamasından itibaren düşük maliyetle ve yüksek hızda seri üretilebilecek şekilde geliştirilmesini öngörüyor.

DARPA bu kapsamda sektörden oldukça farklı füze boyutlarını ve fırlatma yöntemlerini değerlendirmesini istiyor. Savaş uçaklarının silah istasyonlarına sığabilecek kadar küçük füzelerden bombardıman uçaklarından, savaş gemilerinden ve hatta kara konuşlu fırlatıcılardan ateşlenebilecek çok daha büyük sistemlere kadar farklı seçeneklerin incelenmesi bekleniyor.

Ajans ayrıca yeni tahrik teknolojileri, yüksek sıcaklığa dayanıklı malzemeler ve test yöntemleri üzerinde de çalışılmasını istiyor. Amaç, hipersonik silahların geliştirilmesi için gereken yılları önemli ölçüde azaltabilecek teknolojiler ortaya çıkarmak.

DARPA, eylül ayında Virginia eyaletinin Arlington kentinde sektör temsilcilerine yönelik yüz yüze bir toplantı düzenlemeyi planlıyor. Bu toplantıda teknik ayrıntıların paylaşılması ve programa ilgi gösteren şirketlerin yer aldığı bir listenin oluşturulması bekleniyor. Ancak DARPA, etkinliğin hükümet ile belirli şirketleri bir araya getirerek ortaklık kurmalarını sağlayan bir “eşleştirme” toplantısı olmayacağının da altını çiziyor.

Tüm bu teknik ifadelerin ve kısaltmaların arkasında aslında DARPA’nın çözmeye çalıştığı çok daha temel bir problem bulunuyor: ABD savunma sanayii, yaklaşık on yıldır hipersonik silah geliştirme sürecinde benzer bir döngüyle karşı karşıya.

Umut vadeden test uçuşları gerçekleştiriliyor, ardından yıllar süren takvim gecikmeleri ve hızla yükselen maliyetler geliyor. Ancak geliştirilen sistemlerin savaş alanında görev yapan askerlere ve platformlara ulaşması uzun yıllar alıyor.

DARPA’nın yeni nesil hipersonik seyir füzesi girişimi, esas olarak bu döngüyü kırıp kıramayacağını test edecek. Washington artık yalnızca Mach 5’in üzerine çıkabilen bir füze değil, gelişmiş hava savunma ağlarının karşısında hızını, manevra kabiliyetini ve hayatta kalma kapasitesini koruyabilecek; aynı zamanda hızlı ve düşük maliyetli şekilde üretilebilecek yeni bir silah mimarisi arıyor.

Kaynak: M5, Defence Blog · Yayın: 12 Ağustos 2026