ABD

ABD yönetimi, Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın Suriye

ABD yönetimi, Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın Suriye

Richard Grenell, Tom Barrack'ın Türkiye'deki çalışmalarının Trump yönetiminin Amerika First politikasının parçası olduğunu belirterek, eleştirilere karşı açık desteğini gösterdi.

  • ABD yönetimi, Suriye politikasında Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın rolünü açıkça destekledi.
  • Barrack'ın Golan Tepeleri ve İsrail-Suriye gerilimiyle ilgili açıklamaları, Washington-Ankara-Tel Aviv üçgeninde değerlendirme farklılıklarını ortaya koytu.
  • Açıklama, Trump yönetiminin dış politikasında Amerika First çerçevesinde görevlilere olan güvenini yeniden affirmed etti.
  • Türkiye'nin Suriye'deki egemenlik desteği ve askeri varlık reddi, bölgesel dengelerin karmaşıklaştığını gösteriyor.

Richard Grenell, X platformunda yaptığı açıklamada, Tom Barrack'ın Türkiye ve Suriye ile ilgili çalışmalarının Başkan Trump'ın Amerikalıları koruma ve dış politikasında bağımsız hareket etmeyen bir temsilci olarak görev yaptığını söyleyerek, eleştirilerin temelsiz olduğunu belirtti. Grenell, Barrack'ın Trump ile düzenli görüşmekte olduğunu ve kendisinden isteneni aynen yapıyor olduğunu tekrarlayarak, Büyükelçiye yönelik itirazların yönetim tarafından paylaşılmadığını vurguladı. Bu destek, Barrack'ın daha önce Golan Tepeleri'ni İsrail'in işgal ettiği şeklinde tanımlamasından sonra gelen eleştirilere yanıt olarak geldi. Barrack, bu ifadesinin tarihsel açıklamayı yansıtmak amacıyla kullanıldığını ve Birleşmiş Milletler'in resmi tutumunu desteklediğini söylemişti. Ayrıca, İsrail'in Abu el-Duhur'daki terk edilmiş üsse düzenlediği sekiz hava saldırısıyla ilgili istihbarat paylaşımını Washington ile yaptığı ve ABD istihbarat kurumlarının Türkiye'nin askeri varlık iddiasını reddettiğini belirtti. Türkiye ise bu saldırıdan önce haber verilmediğini ve Suriye topraklarında herhangi bir askeri varlığının olmadığını tekrar reddederek, Suriye'nin egemenliğini koruma konusundaki tutumunu yeniden affirmed etti. Washington ile İsrail arasında Suriye değerlendirmesindeki farklar, Türkiye'nin Suriye'deki rolü konusunda farklı okumalar ortaya koyarken, Ankara'nın Şam yönetimiyle güvenlik iş birliğini derinleştirme çabası bu gerilimi daha da karmaşıklaştırıyor. İsrail ise kendi güvenliği açısından bölgedeki askeri gelişmeleri sınırlamaya çalışarken, iç politikalarda Netanyahu'nun bölgesel stratejisi ve uluslararası baskılara karşı direnişinin siyasi etkileri tartışma konusu haline geldi. Grenell'in açıklaması, Trump yönetiminin Barrack gibi görevlilerine olan güvenini yeniden gösteren ve Amerika First politikasının dış temsilcilerdeki uygulanmasını destekleyen önemli bir kamuoyu mesajı oldu.

Bu gelişme, Türkiye ile ABD arasındaki Suriye politikasında olan farklılıkların yönetim seviyesinde de göründüğünü gösteriyor ve Ankara'nın Washington ile Suriye konusundaki koordinasyon beklentilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin Suriye'deki egemenlik tutumunun ABD ve İsrail tarafından farklı okunması, bölgesel dengelerin daha da karmaşıklaşabileceğini gösteriyor ve Ankara'nın bu ortamda Suriye politikasında dengeli ve bağımsız bir tutum koruması gerektiğini vurguluyor.

Savunma sanayi ihracat verileri Tüm haberler

Tam Metin

ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçisi Richard Grenell, Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'a yönelik eleştirilerin ardından yaptığı açıklamada, Barrack'ın Trump'ın daha geniş kapsamlı politikasının parçası olarak hareket ettiğini belirterek, "Tom kendisinden isteneni aynen yapıyor." sözleriyle Barrack'a yönelik eleştirilere karşı Trump yönetiminin desteğini ortaya koydu.

Grenell, X'te yaptığı açıklamada Barrack'ın Türkiye'deki çalışmalarının Başkan Trump'ın Amerikalıları korumaya yönelik daha geniş politikasının bir parçası olduğunu söyleyerek, "Bu, Önce Amerika (America First) politikasıdır." ifadesini kullandı. Ayrıca, Barrack'ın Donald Trump'a mümkün olduğunca yakın biri olduğunu, başkanla düzenli olarak görüştüğünü ve kendi başına hareket eden biri olmadığını vurguladı.

Bu destek açıklaması, Barrack'ın İsrail'in Suriye'deki eylemleri ve Golan Tepeleri konusundaki değerlendirmelerinin ardından geldi. Barrack, Golan Tepeleri'ni İsrail'in işgal ettiğini söylemesinin ardından eleştirilerin hedefi oldu. 1967'deki Orta Doğu Savaşı sırasında İsrail tarafından ele geçirilen Suriye toprağı olan Golan Tepeleri, İsrail tarafından 1981'de fiilen ilhak edildi. Bu ilhak Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor. ABD ise 2019 yılında bu tutumdan ayrılarak, Trump'ın ilk başkanlık döneminde Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini resmen tanıdı.

Barrack, Associated Press'e yaptığı açıklamada ABD'nin Golan Tepeleri konusundaki politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını belirtti ve Washington'ın politikasının 2019 yılında Trump tarafından belirlendiğini ve hâlâ geçerli olduğunu ifade etti. Daha önce "işgal" kelimesini kullanmasının bölgenin tarihsel statüsünü tanımlamak amacı taşıdığını ve Birleşmiş Milletler'in tutumunu desteklediği anlamına gelmediğini söylemişti.

Abu el-Duhur saldırısında istihbarat anlaşmazlığı da gündeme geldi. İsrail savaş uçakları terk edilmiş üsse sekiz saldırı düzenlerken, pist ve hangarın içerisindeki kullanılmayan bir yapı hedef alındı. İsrailli yetkililer, saldırının arkasındaki istihbaratın Türkiye'nin üsse askeri unsurlar yerleştirmeye hazırlanıyor olabileceğini gösterdiğini söyledi. Barrack ise İsrail'in saldırıdan önce bu istihbaratı Washington ile paylaştığını ve ABD istihbarat kurumlarının iddiayı incelediğini belirtti. "İstihbarat kurumlarımıza danıştık ve aldığımız yanıt, bu iddianın doğru olmadığı yönündeydi." dedi. Ayrıca ne Washington'ın ne de Ankara'nın İsrail'in saldırısından önceden haberdar edildiğini söyledi.

Türkiye ise Abu el-Duhur'da herhangi bir askeri varlığının bulunduğunu reddederek Suriye'nin egemenliğini desteklemeye devam edeceğini açıkladı. Washington ve İsrail arasında Suriye değerlendirmesi, İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimi artırırken, Washington ile İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki rolüne ilişkin farklı değerlendirmelere sahip olduğunu da ortaya koydu. Ankara'nın Şam yönetimiyle daha derin güvenlik iş birliği aradığı bir dönemde yaşanan gelişmelerde Barrack, Suriye'de bölgesel istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı. İsrail ise kendi güvenliği açısından tehdit olarak gördüğü askeri gelişmeleri sınırlandırmaya çalışıyor.

İsrail'deki tartışmalarda ise Netanyahu'nun bölgesel politikası ve askeri-diplomatik gerilimlerin siyasi sonuçları gündeme geldi. Ynet'te yer alan analizlerde, askeri gerilimin siyasi kazanç sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılamayacağı ve Netanyahu'nun uluslararası baskıya direnme tutumunun seçimlerde avantaj sağlayıp sağlayamayacağı değerlendirildi. Bu ortamda Grenell'in açıklaması, Barrack'a yönelik eleştirilerin ardından Trump yönetiminden gelen en açık kamuoyu desteği örneklerinden biri oldu. Grenell, yönetimin Barrack'ın yaklaşımından uzaklaşmadığını, büyükelçinin Trump'la düzenli olarak görüştüğünü ve bağımsız hareket etmediğini vurguladı. Açıklamasını, "Tom kendisinden isteneni aynen yapıyor." sözleriyle noktaladı.