Çek Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babiš'in 2025'in sonlarında yeniden iktidara gelmesi, birçok gözlemcide Çekya'nın Tayvan ile kurduğu alışılmadık derecede sıcak ilişkilerin soğuyacağı yönünde bir beklenti uyandırdı. Önceki hükümet döneminde Prag, Taipei'nin Avrupa'daki en coşkulu ortaklarından biri haline gelmişti. Babiš, bu tutumu Çin'deki Çek ticari çıkarlarına zarar veren ideolojik bir lüks olarak eleştirmiş ve son dönemde gelen sinyaller de bir geri çekilme yaşandığı izlenimini vermişti. Ancak, söylenenlerden ziyade fiilen nelerin değiştiğine daha yakından bakıldığında, daha nüanslı bir tablo ortaya çıkıyor: Babiš hükümeti, retoriği soğutmuş ancak ilişkilerin çoğu maddi yönünü olduğu gibi korumuş görünüyor.
Buna dair çarpıcı bir örnek, muhalefetteki Vatandaş Demokratlar (ODS) partisine bağlı ve eski hükümeti yöneten Senato Başkanı Miloš Vystrčil'in Haziran başında Tayvan'a planladığı heyet ziyareti oldu. Babiš, heyete hükümet uçağı tahsis etmeyi reddetti; bunu gereksiz bir harcama olarak nitelendirdi ve bu seyahatin Prag'ın Pekin ile olan bağlarını zedeleyebilecek resmi bir onay olarak algılanmasını istemediğini belirtti. Bu durum, Prag'ın Tayvan'a yönelik coşkusunun yeni sınırlarına ulaştığı an olarak yorumlandı. Ancak ziyaret gerçekleşti. Reddi önceden tahmin eden Vystrčil, Haziran başında yaklaşık 40 iş ve akademik temsilciden oluşan heyeti ticari bir uçuşla Taipei'ye götürdü. Kendi ifadelerine göre grup, devlet taşımacılığı olmadığı için beklenenden daha küçük kaldı; ancak Vystrčil ve heyet üyeleri seyahatlerini gerçekleştirdi ve Tayvanlı yetkililerle görüştü.
Ziyaret, Tayvan'ın çift yönlü yatırımları teşvik etmek amacıyla 50 milyon euro değerinde yeni bir fon kurma taahhüdüyle aynı döneme denk geldi. Ekonomik ilişki, hükümet değişikliğinden sonra sadece hayatta kalmadı; mevcut resmi verilere göre genişliyor da. Tayvan Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Tayvan'ın 2026'nın ilk çeyreğinde Çekya'ya gerçekleştirdiği İHA (İnsansız Hava Aracı) ihracatı 100 milyon doları aştı; bu da Çekya'yı Tayvan'ın en büyük tek İHA pazarı haline getirdi. Tek başına Çekya'nın Tayvan'dan ithal ettiği İHA miktarı, 2025'in tamamı için Tayvan'ın küresel İHA ihracat değerini geçti. Uluslararası ajansların aktardığı resmi ticaret verileri, ilk dört ayda Tayvan'ın küçük İHA ihracatının 181.000'in üzerinde birime ulaştığını ve bir yıl önceki aynı döneme kıyasla yaklaşık 20 kat artış gösterdiğini ortaya koyuyor; Çekya ve Polonya ise bu artışın önde gelen varış noktaları arasında yer alıyor.
Tayvanlı analistler, söz konusu sistemlerin önemli bir kısmının sonunda bağış yoluyla veya hükümete bağlı programlar aracılığıyla Ukrayna'ya gittiğini öne sürüyor. Eğer durum buysa, Çek-Tayvan İHA ticareti, siyasi dostluğun soyut bir sembolü olmaktan öte, Çekya'nın şu anki dış politika tartışmalarının merkezinde yer alan tek konuya, yani Ukrayna'ya desteğe bağlı hale geliyor. Bu tür bir etkileşime şüpheyle yaklaşılsa da, ticaret hükümet değişikliğine rağmen büyümeye devam ediyor.
Bu durum, hükümet değişikliğinin hiçbir sonucu olmadığı anlamına gelmiyor. Tayvan'daki Avrupa Birliği Merkezi'nin icra direktörü Marc Cheng, yeni hükümetin