Alman savunma şirketi Diehl Defence, kompakt mobil hava savunma sisteminin yeni nesil versiyonu olan IRIS-T SLS MK 4’ü tanıttı.
Tanıtılan dördüncü nesil IRIS-T SLS MK 4, kısa menzilli hava savunma kabiliyetlerinde önemli iyileştirmeler sunuyor. Sistemin azami önleme menzili 12 kilometreye, irtifa erişimi ise 6 kilometreye çıkarıldı. Böylece korunan alanın kapsamı önemli ölçüde genişletildi.
Yeni versiyon ayrıca hazır atışa hazır füze sayısını da artırıyor. Önceki konfigürasyona kıyasla sekiz füzeye kadar mühimmat taşıyabilen sistem, yeniden ikmal gerektirmeden daha fazla hedefle angaje olabilecek.
Ukrayna savaşından alınan derslerle geliştirildi
IRIS-T ailesi, Ukrayna savaşında öne çıkan hava savunma sistemlerinden biri haline geldi.
Almanya, 2022 yılının sonlarından itibaren Ukrayna’ya IRIS-T SLM sistemleri teslim etmeye başlamış, sistemler Rus seyir füzeleri ve çeşitli hava tehditlerine karşı gösterdiği performansla dikkat çekmişti.
IRIS-T SLS (Short Range Land-based System) ise ailenin daha kompakt ve yüksek hareket kabiliyetine sahip kısa menzilli versiyonu olarak geliştirildi. Sistem, IRIS-T hava-hava füzesini kullanmaya devam ederken, alan savunmasından ziyade birliklerin yakın hava savunmasına ve hareket halindeki unsurların korunmasına odaklanıyor.
Günümüz muharebe sahasında sabit hava savunma sistemlerinin radar yayını yaptıktan kısa süre sonra hassas mühimmatlarla hedef alınabildiği düşünüldüğünde, hareketli birliklerle birlikte ilerleyebilen hava savunma sistemlerinin önemi giderek artıyor.
Tüm sistem tek araçta toplandı
IRIS-T SLS MK 4’ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, radar, komuta-kontrol ve lançer unsurlarını tek araç üzerinde birleştirmesi oldu.
Birçok hava savunma sistemi bu bileşenleri farklı araçlara dağıtırken, MK 4’te hedef tespit, takip, tehdit değerlendirmesi ve füze ateşleme süreçleri tek platform üzerinden gerçekleştiriliyor.
Radar tehditleri tespit edip takip ederken, komuta-kontrol sistemi hedefi sınıflandırıyor ve angajman çözümünü belirliyor. Ardından lançer gerekli füzeyi ateşliyor.
Bu yapı sayesinde sistem daha hızlı konuşlanabiliyor, daha düşük lojistik yük oluşturuyor ve diğer batarya unsurlarını beklemeksizin bağımsız hareket edebiliyor.
İHA’lara karşı daha etkili olacak
Sistemin temelini oluşturan IRIS-T füzesi, Almanya tarafından başlangıçta Eurofighter Typhoon ve Tornado savaş uçakları için geliştirilen kısa menzilli bir hava-hava füzesi.
İtki yönlendirme teknolojisine sahip füze, yüksek manevra kabiliyeti sayesinde özellikle çevik hedeflere karşı etkili olarak biliniyor.
Bu özellik, son yıllarda hava savunma gündeminin merkezine yerleşen küçük ve yüksek manevra kabiliyetine sahip insansız hava araçlarına karşı da önemli avantaj sağlıyor.
Diehl Defence, füzenin temel donanımında değişiklik yapılmadığını ancak gelecekte sisteme hareket halinde atış kabiliyeti kazandırılacağını açıkladı. Böylece araç durup dengeye geçmek zorunda kalmadan seyir sırasında füze fırlatabilecek.
Yeni önleyiciler de sisteme entegre edilebilecek
IRIS-T SLS MK 4 yalnızca IRIS-T füzeleriyle sınırlı kalmayacak.
Diehl Defence, sistemin şirket tarafından geliştirilen CICADA adlı İHA karşıtı önleyici mühimmatı da kullanabileceğini açıkladı. Ayrıca farklı silah istasyonlarının entegrasyonuna da imkan tanınacak.
CICADA, özellikle küçük insansız hava araçlarına karşı geliştirilen düşük maliyetli bir önleme mühimmatı olarak öne çıkıyor.
Bu sayede operatörler, gelişmiş hava tehditlerine karşı IRIS-T kullanırken, ticari dronlar gibi daha düşük maliyetli hedeflere karşı ekonomik önleyiciler tercih edebilecek. Böylece pahalı füzelerle ucuz dronların vurulması sonucu ortaya çıkan maliyet dengesizliği azaltılmış olacak.
Katmanlı hava savunmanın yeni unsuru
Diehl Defence, IRIS-T SLS MK 4’ün araç bağımsız tasarımı sayesinde farklı müşteri ihtiyaçlarına göre çeşitli tekerlekli veya paletli platformlara entegre edilebileceğini vurguluyor.
Bu yaklaşım, mevcut araç filolarını korumak isteyen ülkeler açısından önemli bir ihracat avantajı sunuyor.
Şirket, yeni sistemi katmanlı hava savunma mimarisinin kısa menzil katmanı olarak konumlandırıyor. IRIS-T SLS MK 4’ün; daha uzun menzilli IRIS-T SLM ve geliştirilmekte olan IRIS-T SLX sistemleriyle birlikte çalışarak çok katmanlı bir hava savunma ağı oluşturması hedefleniyor.
Kaynak: M5, Defence Blog