İHA

İHA Savar Sistem: ALKARA, Yeni Nesil Hava Savunma

DASAL tarafından geliştirilen ALKARA, kamikaze dron tehditlerine karşı otonom olarak tespit edip önleyen yeni nesil bir önleme sistemi. Sistem, yüksek süratli hedeflere karşı görev yapabilen ve farklı platformlardan kullanılabilecek esnek bir mimari sunuyor.

İHA Savar Sistem: ALKARA, Yeni Nesil Hava Savunma

SAHA 2026 Fuarı'nda ALTINAY standında sergilenen sistemlerden biri de DASAL tarafından geliştirilen ALKARA Anti-Drone Hava Savunma Sistemi oldu. Son yıllarda kamikaze dronlar ve düşük maliyetli insansız hava araçlarının savaş alanında yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tehditlere karşı geliştirilen çözümler de savunma sanayiinin öncelikli çalışma alanlarından biri hâline geldi. DASAL yetkililerine göre ALKARA da bu ihtiyaçtan doğdu. Amaç, yalnızca bir kamikaze İHA geliştirmek değil; gelen hava tehditlerini otonom olarak tespit edip önleyebilen, yüksek süratli hedeflere karşı görev yapabilen yeni nesil bir önleme sistemi ortaya koymak.

Tehdit Dronlarını Havada İmha Etmek Üzere Tasarlandı

DASAL yetkilileri, son yıllarda kamikaze dron teknolojilerinin hem dost, hem de potansiyel rakip ülkeler tarafından yoğun şekilde geliştirildiğine dikkat çekerek, benzer tehditlerin artık Türk Silahlı Kuvvetleri açısından da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Bu nedenle ALKARA'nın geliştirilmesindeki temel yaklaşım, karşı taraftan gelen insansız hava araçlarını mümkün olduğunca erken safhada durdurabilecek otonom bir hava savunma çözümü oluşturmak olmuş.

Sistem, ister bir yer radarından aldığı hedef bilgisiyle ister kendi sensörleriyle çalışabilecek şekilde tasarlanıyor. Böylece farklı harekât konseptlerine uyarlanabilen esnek bir mimari sunuyor.

Radar destekli kullanım senaryosunda süreç, yer konuşlu radarın yaklaşan hedefi tespit etmesiyle başlıyor. Radar, tehdit hava aracının konumunu, hızını ve izlediği rotayı ALKARA sistemine aktarıyor. Bu bilgiler kullanılarak hedef ile önleyici hava aracının en uygun buluşma noktası hesaplanıyor. ALKARA daha sonra bu kesişme noktasına doğru yöneliyor.

Ancak bu aşamada sistem tamamen radar verilerine bağımlı kalmıyor. Radar yalnızca hedefe yaklaşıncaya kadar görev yapıyor. Belirli bir mesafeye ulaşıldığında kontrol tamamen ALKARA'nın kendi sensörlerine devrediliyor.

Görsel Güdüme Geçiş

DASAL'ın geliştirdiği elektro-optik sistem, hedefi yaklaşık 100-200 metre mesafeden algılayabiliyor. Bu aşamadan sonra sistem klasik hava savunma füzelerine benzer şekilde kendi arayıcı başlığıyla çalışmaya başlıyor.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre süreç üç aşamadan oluşuyor:

  • hedefin tespit edilmesi (Detection),
  • hedefin tanınması (Recognition),
  • hedefin teşhis edilmesi (Identification).

Doğru hedef doğrulandıktan sonra sistem görsel kilit atıyor ve radar desteğini bırakıyor. Bundan sonraki bütün navigasyon (seyrüsefer) işlemleri ALKARA'nın kendi görüntü işleme algoritmaları tarafından yürütülüyor. DASAL, hem görüntü işleme hem de güdüm algoritmalarının tamamen kendi mühendisleri tarafından geliştirildiğini belirtiyor.

Hedefe Doğrudan Çarpmak Yerine Yakınında İnfilak Ediyor

ALKARA'nın çalışma prensibi klasik “kamikaze drone” anlayışından farklı.  Sistem hedefe doğrudan çarpmak yerine, hedefin çok yakınında mühimmatını infilak ettirerek onu etkisiz hâle getiriyor. Yetkililer, mühimmatın yaklaşık 10 metrelik etki yarıçapına sahip olduğunu belirtiyor.

Bununla birlikte, sistem mümkün olduğunca hedefe yaklaşmayı amaçlıyor. İdeal senaryoda patlamanın hedefe 1-2 metre mesafede gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım özellikle yüksek süratli hava hedeflerine karşı angajman başarısını artırmayı amaçlıyor.

Elektro-Optik ve Kızılötesi Kameralar Birlikte Çalışıyor

ALKARA yalnızca gündüz görüş kameraları kullanmıyor. Sistemde hem elektro-optik (EO) gündüz kameraları hem de kızılötesi (IR) kameralar birlikte görev yapıyor. DASAL yetkilileri, özellikle hedef hava araçlarının oluşturduğu ısı izi sayesinde kızılötesi kameraların hedef tespitinde önemli avantaj sağladığını belirtiyor.

İki kamera sistemi eşzamanlı çalışarak görüntü işleme algoritmasını besliyor. Bunun yanında, LiDAR teknolojileri de sistem mimarisinin önemli bir parçası. Yetkililer, nokta LiDAR’lar ile üç boyutlu LiDAR’ların farklı görevlerde kullanılabileceğini, özellikle mühimmatın doğru anda patlatılması için hedefe olan mesafenin çok hassas ölçülmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu nedenle ALKARA'da birden fazla sensörün birlikte çalıştığı sensör füzyonu yaklaşımı benimseniyor.

Farklı Platformlardan Kullanılabilecek

ALKARA tek bir kullanım konseptiyle sınırlandırılmamış. Sistem,

·         kara araçlarına,

·         deniz platformlarına,

·         sabit tesislere

yerleştirilecek 7/24 hazır bekleyen bir dock istasyonu içerisinde bulunuyor. Görev başlatıldığında kapak açılarak dron motor pervanesi yardımıyla uçuşa başlıyor. Daha sonra motorları devreye girdiğinde önceden hesaplanan kesişme noktasına doğru uçuş başlıyor. Bu sayede kısa reaksiyon süresiyle tehditlere karşı görev yapılması hedefleniyor.

ALKARA'nın tasarım hedeflerinden biri de klasik FPV dronlardan daha hızlı hareket eden tehditlere karşı görev yapabilmek. Bu kapsamda sistemin azami hızı yaklaşık 250 km/saat olarak belirlenmiş. Bu da yaklaşık 70 metre/saniye uçuş hızına karşılık geliyor. Uçuş irtifası ise yerden yüksekliğe göre 1.000 metre (AGL), deniz seviyesine göre ise 4.000 metreye (MSL) kadar çıkabiliyor.

Teknoloji Hazırlık Seviyesi TRL 6-7

ALKARA'nın geliştirme çalışmaları halen devam ediyor. Şirket daha küçük anti-drone sistemlerinde saha testlerini tamamlamış durumda. SAHA 2026'da sergilenen ALKARA ise daha yüksek hızlı sabit kanatlı tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil platformu temsil ediyor. Yetkililer sistemin TRL 6-7 seviyesine ulaştığını belirtiyor. Bundan sonraki aşamada kapsamlı uçuş ve doğrulama testlerinin sürdürülmesi planlanıyor.

Yüksek hızlarda görüntü işleme, karar verme ve manevra kabiliyetinin önemli mühendislik gerektirdiğine dikkat çeken DASAL, geliştirme faaliyetlerinin ağırlıklı olarak bu alanlarda devam ettiğini ifade ediyor.

Görsel

Farklı Fırlatma Konseptleri de Değerlendiriliyor

ALKARA mevcut konfigürasyonunda döner kanatlı yapısına ek olarak uçuş dinamiklerini ve performansını artırmaya yönelik kanatlara da sahip. Bununla birlikte DASAL, farklı görev ihtiyaçlarına yönelik başka konseptler üzerinde de çalışıyor.

ALKARA'da ise çeviklikten ödün vermemek ve ilave mekanik açılma sistemlerinin oluşturacağı ağırlık ile karmaşıklığı önlemek amacıyla mevcut sabit kanat mimarisi tercih edilmiş durumda. Yetkililer, ihtiyaç hâlinde farklı platformlara uygun yeni konfigürasyonların geliştirilebileceğini de ifade ediyor.

Sürü Kabiliyeti Ayrı Bir Yazılım Katmanı

DASAL'ın üzerinde önemle durduğu konulardan biri de sürü teknolojileri. Şirket yetkilileri, sürü kabiliyetinin belirli bir hava aracına özgü olmadığını, geliştirilen bütün platformlara uygulanabilecek ayrı bir yazılım katmanı olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Şirket bugüne kadar hem simülasyon ortamında, hem de gerçek saha testlerinde sürü algoritmalarını doğrulamış durumda.

Bu teknoloji saldırı görevlerinde kullanılabildiği gibi savunma amaçlı olarak da değerlendiriliyor. Örneğin, tek bir hedefe farklı yönlerden eşzamanlı angajman gerçekleştirilebildiği gibi, savunma görevlerinde çok sayıda önleyici hava aracı adeta hareketli bir “sürü duvarı” oluşturarak yaklaşan tehdidin geçişini engelleyebiliyor. Bu yapı içerisinde hava araçları birbirleriyle sürekli haberleşiyor ve gelen tehdidin yönüne göre aralarındaki mesafeyi dinamik olarak değiştirerek en uygun angajman geometrisini oluşturuyor.

Deniz Platformları İçin Ayrı Bir Proje Yürütülüyor

Görüşmemizde dikkat çekici başlıklarından biri de deniz platformlarına yönelik çalışmalar oldu. DASAL yetkilileri, ALKARA'dan bağımsız olarak, insansız deniz araçları veya savaş gemileri üzerindeki hazır bekleyen bir dock istasyonu içerisinde bulunacak yeni nesil bir önleme sistemi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Bu sistemin özellikle gemisavar füzelere ve sürü hâlindeki insansız hava araçlarına karşı kullanılmasının hedeflendiği belirtiliyor. Şirket, projenin yaklaşık altı aydır devam ettiğini ve yakın dönemde saha testlerine geçmeyi planladıklarını ifade ediyor.

Yetkililere göre söz konusu sistem, ALKARA'nın mevcut 250 km/saatlik performansından daha yüksek sürat gerektiren farklı bir konsept olarak geliştiriliyor ve önümüzdeki fuarlarda ilk kez kamuoyuna tanıtılması hedefleniyor.

Sonuç

DASAL'ın SAHA 2026'da sergilediği ALKARA Anti-Drone Hava Savunma Sistemi, yalnızca bir kamikaze drone çözümü değil; radar destekli angajman, elektro-optik güdüm, sensör füzyonu, yakınlıkta imha ve sürü kabiliyeti gibi ileri teknolojileri aynı platformda bir araya getiren yeni nesil bir önleme sistemi olarak öne çıkıyor. Şirketin aynı zamanda deniz platformlarından fırlatılabilecek daha yüksek performanslı önleme sistemleri üzerinde çalışıyor olması ise, DASAL'ın insansız hava sistemleri alanındaki ürün ailesini yalnızca taarruz ve lojistik görevleriyle sınırlı tutmayıp, katmanlı hava savunma konseptine doğru genişletmeyi hedeflediğini gösteriyor.