Kanada merkezli savunma teknolojileri şirketi North Vector Dynamics, küçük ve orta sınıf insansız hava araçlarını etkisiz hâle getirmek amacıyla geliştirdiği CM-70 hassas güdümlü önleme füzesini tanıttı.
Calgary merkezli şirket, 27 Temmuz’da yaptığı açıklamada CM-70’in Kanada’da tasarlanıp üretilebilecek yerli bir hava savunma çözümü olduğunu belirtti. North Vector Dynamics, sistemin yabancı tedarikçilere bağımlılığı azaltarak Kanada’nın savunma sanayisine katkı sağlayacağını savundu.
Şirketin açıkladığı güncel teknik verilere göre CM-70, 3 kilogram ağırlığında ve 0,9 metre uzunluğunda. Füzenin 3,5 kilometre menzile ve saatte 900 kilometre azami hıza sahip olduğu belirtiliyor.
Daha önce yayımlanan bazı şirket materyallerinde füzenin ağırlığı yaklaşık 2,5 kilogram, hızı ise saatte 1.000 kilometrenin üzerinde gösterilmişti. Güncel değerlerdeki değişikliğin tasarımın geliştirilmesi sırasında yapılan düzenlemelerden kaynaklanmış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak şirket bu konuda ayrıntılı bir açıklama yapmadı.
CM-70 lazerle işaretlenen hedefe yöneliyor
North Vector Dynamics, CM-70’i Grup I ile Grup III arasında sınıflandırılan insansız hava araçlarına karşı kullanılacak düşük maliyetli bir önleyici olarak tanımlıyor. Bu sınıflandırma, küçük ve elle taşınabilen dronlardan daha büyük taktik insansız hava araçlarına kadar farklı platformları kapsıyor.
CM-70, yarı aktif lazer güdüm sistemi kullanıyor. Füze, başka bir platform tarafından lazerle işaretlenen hedefe yönelirken GPS sinyaline veya sürekli radyo bağlantısına ihtiyaç duymuyor.
Şirkete göre bu yapı, CM-70’in uydu konumlandırma sinyallerinin karıştırıldığı ve haberleşmenin kesintiye uğradığı elektronik harp ortamlarında kullanılmasını sağlıyor. Bununla birlikte hedefin uçuş boyunca uygun bir lazer işaretleyici tarafından aydınlatılması gerekiyor.

Füzede, parçacık etkisini uçuş yönünün önünde yoğunlaştıran bir savaş başlığı bulunuyor. Bu tasarım, küçük ve hızlı hareket eden hava hedeflerinin doğrudan temas veya yakın geçiş sırasında etkisiz hâle getirilmesini amaçlıyor.
CM-70’in geliştirme testlerinin hangi aşamada bulunduğu, seri üretime ne zaman geçileceği ve birim maliyetinin ne olacağı henüz açıklanmadı. Sistemin gerçek muharebe koşullarındaki etkinliğine ilişkin bağımsız bir değerlendirme de yayımlanmadı.
Farklı platformlardan fırlatılabilecek
CM-70, sabit kara mevzileri, askerî araçlar ve hava platformlarından fırlatılabilecek şekilde geliştiriliyor. North Vector Dynamics, bu esnekliğin füzenin cephe birliklerinin yanı sıra enerji tesisleri, elektrik şebekeleri ve diğer kritik altyapının korunmasında kullanılmasını sağlayabileceğini belirtiyor.
Şirket, CM-70’i geleneksel hava savunma füzelerinden daha düşük maliyetli bir çözüm olarak konumlandırıyor. Ucuz ve seri üretilen dronlara karşı milyonlarca dolar değerindeki önleme füzelerinin kullanılması, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından hava savunma planlamasının temel sorunlarından biri hâline geldi.

Ancak North Vector Dynamics, CM-70’in tahmini birim fiyatını paylaşmadı. Bu nedenle şirketin maliyet avantajına ilişkin iddiası mevcut aşamada bağımsız olarak doğrulanamıyor.
Çek savunma grubundan yatırım aldı
Czechoslovak Group’a bağlı Tech Horizons girişim fonu, Mayıs 2026’da North Vector Dynamics’e yatırım yaptı. Yatırımın, CM-70 gibi düşük maliyetli önleme sistemlerinin geliştirilmesini ve şirketin üretim kapasitesinin büyütülmesini desteklemesi amaçlanıyor.
Yatırımın mali tutarı kamuoyuyla paylaşılmadı. Tech Horizons, özellikle Shahed ve Geran sınıfı tek yönlü saldırı dronlarına karşı uygun maliyetli ve katmanlı hava savunma çözümlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
North Vector Dynamics, 2022’de Calgary Üniversitesi bağlantılı havacılık mühendisleri tarafından kuruldu. Şirketin kurucu ortağı ve Üst Yöneticisi Paul Ziadé, aerodinamik alanında doktora derecesine sahip.
Şirket ayrıca CM-70’in ABD Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri’ne (ITAR) tabi olmadığını belirtiyor. Bu özelliğin, sistemin Kanada ve müttefik ülkelere satılması veya farklı savunma sistemlerine entegre edilmesi sırasında ABD kaynaklı ihracat izinlerine duyulan ihtiyacı azaltabileceği ifade ediliyor.