İsrail

Lübnan-İsrail Müzakereleri Askıya Alındı

Lübnan ve İsrail arasında Roma'da gerçekleştirilen müzakereler, İsrail'in çekilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması konularında anlaşma sağlanamadan askıya alındı. Taraflar, sınır düzenlemelerini kapsayacak güvenlik anlaşmasının taslaklarını hazırlama aşamasına geçti.

Lübnan-İsrail Müzakereleri Askıya Alındı

ABD arabuluculuğunda Roma’da gerçekleştirilen Lübnan-İsrail müzakerelerinin yedinci turu, İsrail’in çekilmesi ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması konularında anlaşma sağlanamadan tamamlandı. Lübnan gazetesi Al-Akhbar’a göre görüşmeler 1 Eylül’e kadar askıya alınırken taraflar, sınır düzenlemelerini kapsayacak güvenlik anlaşmasının taslaklarını hazırlama aşamasına geçti.

Gazete, Washington ve Tel Aviv’in İsrail’in tamamen çekilmesinden veya kalıcı düzenlemelerin ele alınmasından önce Hizbullah’ın yalnızca Güney Lübnan’da değil, ülke genelindeki askerî kapasitesinin ortadan kaldırılmasını istediğini bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Roma’daki siyasi ve askerî görüşmeleri “oldukça verimli” olarak nitelendirdi. Bakanlık, teknik heyetlerin Lübnan, İsrail ve ABD arasında imzalanan üçlü çerçevenin uygulanmasına ilişkin ayrıntılarda ilerleme sağladığını açıkladı.

Gizli bir uygulama protokolü hazırlanacak

Roma görüşmelerinde, sınır düzenlemelerini, uygulama yöntemlerini ve hukuki dayanakları belirlemesi öngörülen bir güvenlik anlaşmasının taslaklarının hazırlanması konusunda uzlaşıldığı bildirildi. Al-Akhbar’a göre taslaklar, Lübnan ve İsrail ile koordinasyon içerisinde ABD tarafından hazırlanacak. Sahadaki bütün uygulama ayrıntılarını içereceği belirtilen “uygulama protokolünün” gizli tutulması ve kamuoyuyla paylaşılmaması planlanıyor.

Görsel
ABD arabuluculuğuyla sağlanan plan doğrultusunda İsrail güçlerinin çekilmesinin ardından, Lübnan'ın güneyindeki Zawtar al-Gharbiyeh kasabasında Lübnanlı askerler nöbet tutuyor,

Washington’ın protokolün ilk aşamada Zawtar el-Garbiye ile Froun-Srifa bölgelerinde uygulanmasına yönelik İsrail talebini desteklediği öne sürüldü. İkinci aşamaya ancak bu bölgelerdeki güvenlik görevlerinin tamamlandığının doğrulanmasının ardından geçilmesi öngörülüyor. Lübnan heyetinin ise İsrail’in şartları karşısında “model bölgelerin” kapsamının genişletilmesi konusunu bir sonraki müzakere turuna bırakmayı kabul ettiği aktarıldı.

İsrail’den Hizbullah’ın ülke genelinde tasfiye edilmesi talebi

Müzakerelerde ele alınan aşamalı planın teknik ve siyasi süreçleri bir arada yürütmesi, ancak uygulamanın çeşitli koşullara bağlanması öngörülüyor. Al-Akhbar’ın aktardığı teklife göre Lübnan’ın bütün silahlı unsurları belirlenen bölgelerden çıkarması; silah depoları, tüneller ve komuta-kontrol sistemlerini imha etmesi veya bunlara el koyması isteniyor. Atılan adımların bağımsız bir üçüncü tarafın gözetiminde sahada denetlenmesi de talep ediliyor.

Görsel
İsrail'in Hizbullah'a karşı operasyon gerekçesiyle, 40 bin asker ile Lübnan'a girdiği tahmin ediliyor.

Teklifin Hizbullah’ın askerî kapasitesini desteklediği düşünülen yasal düzenlemelerin kaldırılmasını, örgütün finansman kaynaklarının engellenmesini ve askerî yapısının bütünüyle dağıtılmasını kapsadığı ileri sürüldü. İsrail’in tamamen çekilmesi, Lübnan’ın yeniden inşası için uluslararası desteğin sağlanması ve ileride ateşkes ya da barış anlaşmalarının yapılması da bu koşulların yerine getirilmesine bağlanıyor.

Al-Akhbar, söz konusu maddelerin henüz kabul edilmiş nihai hükümler değil, Roma görüşmelerinde tartışılan teklifin unsurları olduğunu belirtti. Lübnan veya ABD yönetiminden planın bütün ayrıntılarını doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.

Köylerine dönecek Lübnanlılara kimlik incelemesi

Teklifin en tartışmalı maddelerinden biri, İsrail ordusunun çekileceği bölgelere dönecek Lübnan vatandaşlarının kimliklerinin ve geçmiş bağlantılarının incelenmesini öngörüyor. İsrail’in, köylerine dönmek isteyen kişilerin Hizbullah’ın askerî yapılanmasına mensup olmadığının önceden doğrulanmasını talep ettiği ileri sürüldü.

Görsel
İsrail ile varılan mutabakatın ardından Lübnan'ın güneyindeki evlerine dönmeye çalışan vatandaşlar.

Lübnan ordusu komutanlığının ise hem Lübnanlı yetkililere hem de ABD tarafına bu koşulun uygulanamayacağını bildirdiği aktarıldı. Ordu yönetiminin, söz konusu maddenin fiilen bölge sakinlerinin evlerine dönmesini engelleyeceği ve kişilerin Hizbullah’la geçmişteki muhtemel bağlantılarının sahada doğrulanmasının mümkün olmadığı görüşünü ilettiği belirtildi.

Haritalar üzerindeki çalışmalar devam edecek

Roma’daki toplantılarda İsrail’in kontrolünde bulunan Lübnan topraklarına ilişkin haritalar üzerindeki teknik çalışmalar sürdürüldü. Bu çalışmaların çekilme takvimi ile atılacak adımların sıralamasının belirlenmesine temel oluşturması bekleniyor. İsrail heyetinin karar alınması gereken başlıkları siyasi yönetime ileteceği, ABD’nin ise görüşmelere verilen ara boyunca sınır ve esirler dosyaları üzerindeki temaslarını sürdüreceği bildirildi.

Görsel
İsrail'in bir diğer önemli talebi de köylerine dönecek Lübnan vatandaşlarının kimliklerinin ve Hizbullah’la muhtemel bağlantılarının incelenmesi

Al-Akhbar’a konuşan diplomatik kaynaklar, toplantıların ABD’nin iç istişare talebiyle askıya alındığını belirtti. Bazı kaynaklar ise İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter’in Lübnan heyetinden geldiğini savunduğu “yanıltıcı sızıntılar” nedeniyle görüşmelere ara verilmesini istediğini öne sürdü. Lübnan tarafı, erteleme kararının ABD heyetinin talebi üzerine ve taraflara iç istişare yapma zamanı tanımak amacıyla alındığını açıkladı.

İsrail saldırıları müzakereler sırasında devam etti

Roma görüşmeleri devam ederken Güney Lübnan’daki askerî gerilim sürdü. Mecdel Zun’daki patlamada İsrail askerlerinin ölmesinin ardından İsrail ordusu bölgede hava saldırıları ve topçu ateşi gerçekleştirdi. İsrail uçaklarının Sur bölgesindeki El-Mansuri beldesini vurduğu, bir insansız hava aracının Yater’e ses bombası attığı ve Meyfadun’daki El-Meşa Mahallesi’nin hava saldırısına hedef olduğu bildirildi.

Görsel
İsrail'e göre Hizbullah’a ait silah depolarının, tünellerin ve komuta-kontrol sistemlerinin imha edilmesi veya bunlara el konulması gerekiyor.

İsrail birliklerinin Vadi es-Saluki ve Vadi el-Huceyr çevresinde zırhlı devriyeler gerçekleştirdiği ve bazı yolların çevresine makineli tüfeklerle ateş açtığı aktarıldı. Güneydeki bazı yerleşimlerde yıkım ve arazi düzleme faaliyetlerinin yanı sıra tarım arazileri ile meyve ağaçlarının yakıldığı da ileri sürüldü.

Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü, İsrail ordusunun bir gün içerisinde 113 mühimmat ateşlediğini tespit ettiğini açıkladı. UNIFIL, bunun 21 Haziran’dan bu yana kaydedilen en yüksek sayı olduğunu ve bölgedeki durumun kırılganlığını koruduğunu belirtti.

ABD: Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ettiğine ilişkin işaret yok

İsrail basınında yer alan haberlere göre ABD, Mecdel Zun’daki patlamanın Hizbullah tarafından gerçekleştirildiğine dair bulgu bulunmadığını İsrail ordusuna iletti. Patlamaya daha önceki çatışmalardan kalan bir mühimmatın neden olmuş olabileceği değerlendirildi. Washington’ın bu tutumuyla İsrail’in Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle geniş çaplı bir operasyon başlatmasını engellemeye çalıştığı öne sürüldü.

İsrail basınında, ordunun daha geniş bir harekât için siyasi yönetimden talimat beklediği ve değerlendirilen hedeflerden birinin doğudaki Ali Tahir tepelerinde bulunduğu yönünde haberler yer aldı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Hizbullah’a ait olduğunu söylediği yer üstü ve yer altı altyapısının imha edilmesini ve silahlı gruplardan arındırılmış geniş bir “güvenlik bölgesinde” İsrail askerlerinin kalmasını istedi.

Lübnan yönetiminde müzakerelere yönelik tepkiler arttı

Al-Akhbar, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın müzakerelerden sonuç alınamaması nedeniyle rahatsız olduğunu ve son Washington ziyaretinde “aldatıldığını” düşündüğünü ileri sürdü. Avn ise müzakerelerin bütün Lübnan taleplerini ilk aşamada karşılamasının mümkün olmadığını, hedeflere ulaşılmasının uzun ve kademeli bir süreç gerektirdiğini söyledi.

Görsel
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD ziyaretinden sonra barışa dair bir ümit olduğunu düşünse de Roma görüşmelerinden istenilen sonuç elde edilemedi.

Başbakan Nevvaf Selam’ın dosyanın Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle görüşmeler hakkında açıklama yapmadığı belirtildi. Meclis Başkanı Nebih Berri’nin de Lübnan heyetinin tutumu ve İsrail’e verildiğini düşündüğü tavizler karşısında öfkeli olduğu öne sürüldü. Berri’nin ziyaretçilerine, bu koşulların İsrail’in Lübnan’daki varlığının kalıcı hâle gelmesi sonucunu doğurabileceğini söylediği aktarıldı.

Görsel
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam henüz açıklama yapmadı.

Hizbullah ise hükümetin müzakere politikasını eleştirerek görüşmelerin Lübnan’a herhangi bir kazanım sağlamadığını savundu. Örgütün parlamentodaki grubu, İsrail’in askerî operasyonları devam ederken müzakerelerin yalnızca karşılıksız tavizlere yol açtığını ileri sürerek sürecin durdurulmasını istedi.

Böylece Roma’daki yedinci tur, İsrail’in çekilmesi konusunda somut bir takvim ortaya koymadan tamamlandı. Tarafların 1 Eylül’de yeniden bir araya gelmesi ve bu süre içerisinde ABD’nin hazırlayacağı güvenlik anlaşması taslaklarını değerlendirmesi bekleniyor.

Kaynak: Al-Akhbar, Reuters, The Guardian · Yayın: 7 Ağustos 2026