Deniz

NATO’dan Hava Gücünü Güçlendirecek Üç Büyük Program: MRTT, Triton ve GlobalEye Girişimleri Başlatıldı

NATO, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında İttifak’ın hava gücü, stratejik ulaştırma, istihbarat-gözetleme-keşif (ISR) ve hava erken ihbar kabiliyetlerini güçlendirecek

NATO’dan Hava Gücünü Güçlendirecek Üç Büyük Program: MRTT, Triton ve GlobalEye Girişimleri Başlatıldı

NATO, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında İttifak’ın hava gücü, stratejik ulaştırma, istihbarat-gözetleme-keşif (ISR) ve hava erken ihbar kabiliyetlerini güçlendirecek üç önemli çok uluslu programı duyurdu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin açıkladığı girişimler kapsamında çok uluslu A330 MRTT filosunun genişletilmesi, NATO ISR gücüne beş adede kadar MQ-4C Triton yüksek irtifa insansız hava aracının eklenmesi ve 10 adede kadar Saab GlobalEye Havadan Erken İhbar ve Kontrol (AEW&C) uçağının ortak tedarikini hedefleyen yeni bir girişim başlatıldı. Türkiye ise GlobalEye temelli Çok Uluslu Havadan Erken İhbar Girişimi'ne (Cooperative Airborne Early Warning Initiative) katılan ülkeler arasında yer aldı.

NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu’nun açılış konuşmasını yapan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bir yıl önce Lahey’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde müttefiklerin 2035 yılına kadar savunma harcamalarını Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) %5’ine çıkarma ve savunma üretimini hızlandırma yönünde tarihi kararlar aldığını hatırlattı. Aradan geçen bir yıl içerisinde bu hedeflerin somut projelere dönüşmeye başladığını belirten Rutte, forum boyunca Kuzey Amerika ve Avrupa’daki müttefik ülkeler ile savunma sanayii şirketlerinin milyarlarca dolarlık yeni sözleşmelere imza atacağını ifade etti.

Savunma sanayiinde çok uluslu iş birliğinin NATO’nun en önemli güç çarpanlarından biri olduğunu vurgulayan Rutte, geliştirilen yeni nesil kabiliyetlerin tek bir ülkenin değil, çok sayıda müttefikin ortak çalışmasının ürünü olduğunu söyledi. "Made in NATO" yaklaşımına dikkat çeken Rutte, Avrupa ve Kuzey Amerika savunma sanayileri arasındaki yakın iş birliğinin İttifak’ın caydırıcılık ve savunma kapasitesini uzun yıllar boyunca destekleyeceğini kaydetti.

Forumun ilk duyuruları kapsamında NATO'nun çok uluslu Çok Rollü Tanker Ulaştırma Filosu'na (MRTT Fleet) onuncu Airbus A330 MRTT uçağının teslim edileceği açıklandı. Böylece planlanan 12 uçaklık filonun tamamlanmasına bir adım daha yaklaşılırken, müttefik ülkeler Airbus A400M askeri nakliye uçağı etrafında yeni birçok uluslu iş birliği programını da resmen başlattı. NATO, her iki platformun da uzun yıllar boyunca İttifak'ın stratejik hava ulaştırma ve havada yakıt ikmal kabiliyetlerinin temel unsurlarını oluşturacağını belirtti.

Forum kapsamında açıklanan ikinci büyük girişim ise NATO'nun İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR) kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik oldu. Bu kapsamda NATO ISR filosuna beş adede kadar Northrop Grumman MQ-4C Triton yüksek irtifa insansız hava aracının katılması planlanıyor. Çok uzun süre yüksek irtifada görev yapabilen Triton platformları, geniş alanları özellikle deniz üzerinde mevcut platformlara kıyasla daha etkin şekilde gözetleyebiliyor. Yeni sistemlerin; tehditlerin erken tespit edilmesi, deniz ulaştırma hatlarının korunması ve özellikle Kuzey Kutbu bölgesi gibi zorlu operasyon sahalarında NATO harekâtlarının desteklenmesinde önemli rol üstlenmesi hedefleniyor.

NATO, MQ-4C Triton programının yalnızca yeni bir platform tedariki olmadığını, aynı zamanda transatlantik savunma sanayii iş birliğinin önemli bir örneğini oluşturduğunu vurguladı. Uçaklar Northrop Grumman tarafından üretilirken, görev destek sistemleri, veri altyapısı ve diğer kritik unsurların geliştirilmesinde Avrupa ve Kuzey Amerika'daki sanayi kuruluşları birlikte görev alacak.

Forumun en dikkat çekici duyurularından biri ise NATO'nun gelecekteki Havadan Erken İhbar ve Kontrol kabiliyetini şekillendirecek Gelecek Nesil Gözetleme ve Kontrol Programı (AFSC - Alliance Future Surveillance and Control) oldu. NATO'nun onlarca yıldır kullandığı E-3 AWACS filosunun yerini alacak yeni nesil sistem kapsamında müttefik ülkeler, 10 adede kadar Saab GlobalEye AEW&C uçağının ortak tedarikine yönelik çok uluslu bir girişim başlattı.

GlobalEye sistemi; hava, deniz ve kara sahalarını aynı anda gözetleyebilen gelişmiş sensör mimarisi sayesinde komutanlara tek platform üzerinden bütünleşik harekât resmi sunuyor. Sistemin; insansız hava aracı sürülerini, balistik füzeleri, seyir füzelerini ve diğer karmaşık tehditleri tespit, takip ve teşhis etme kabiliyetine sahip olduğu belirtilirken, yeni platformun NATO'nun hava erken ihbar ve gözetleme kapasitesini önümüzdeki on yıllar boyunca sürdüreceği ifade edildi.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da törende yaptığı konuşmada GlobalEye'ın onlarca yıllık mühendislik birikimi, inovasyon ve yatırımların ürünü olduğunu belirterek, sistemin NATO'nun gözetleme ve keşif kabiliyetlerine önemli katkı sağlayacağını söyledi. GlobalEye'ın hava, kara ve deniz alanlarında 360 derece ve 7 gün 24 saat gözetleme sağlayacağını ifade eden Kristersson, sistemin aynı zamanda müttefik savunma sanayilerinin ortak çalışmasının en başarılı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Kristersson ayrıca Kanada ve Fransa'nın da kısa süre önce GlobalEye kullanıcı ailesine katıldığını açıklarken, 2027 yılından itibaren bu platformların İsveç hava üslerinden NATO görevleri kapsamında da faaliyet göstereceğini belirtti.

Tören kapsamında düzenlenen imza seremonisinde Türkiye de Finlandiya, Fransa, Polonya ve İspanya ile birlikte Cooperative Airborne Early Warning Initiative'in katılımcı ülkeleri arasında yer aldı. Söz konusu girişimle müttefik ülkelerin havadan erken ihbar kabiliyetlerinin ortak tedarik, eğitim, işletme ve gelecekteki iş birliği modelleri çerçevesinde geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin de bu kapsamda personel desteği vermesi bekleniyor.

Kaynak: Defence Turkey · Yayın: 7 Temmuz 2026