ASBM'nin 24 saatlik kapsamı, bağlantıyı genişletiyor ve bu kapsamda Northrop Grumman'ın çoklu istihbarat MQ-4C Triton'u gibi platformlar da yer alıyor. Bu platform, yüksek irtifa ve uzun dayanıklılığa sahip bir insansız hava aracı sistemi ve bu bölgede stratejik bir avantaj sağlayabilir.
Geçen hafta Türkiye'deki zirvesinde, NATO ülkeleri yeni uçak alımı planını açıkladı ve bu plana göre beş adet MQ-4C Triton insansız hava aracı satın alınacak. Danimarka, Finlandiya, Almanya ve Norveç, ittifakın Triton alımı sürecini yönetecek. Triton, originally ABD Donanması için geliştirilmiş bir yüksek irtifa ve uzun dayanıklılığa sahip deniz gözetleme uçağıdır. Bu uçak, NATO'nun ISR Kuvvetini'ni genişletecek ve ittifakın beş adet RQ-4D insansız hava aracının bulunduğu Sigonella, İtalya'daki üsse ek olarak çalışacak.
Triton alımı planı, bizim bu yıl başlattığımız bir çalışmanın önerilerini yerine getirmekte. Biz, bu planı üç yönden takdir ediyoruz: taktiksel, operasyonel ve stratejik. Ancak, düşünce kuruluşu olarak ve deniz istihbarat subayları olarak, bizim coşkumuz sınırlı. Planın iki yönü bizi endişelendiriyor. İlk olarak, taktiksel faydayı takdir ediyoruz. Triton alımı, NATO'nun hedefleri daha kapsamlı bir şekilde gözetlemesine olanak tanıyacak çünkü bu uçak, mevcut RQ-4D'lerin sahip olmadığı sensörleri taşıyor. RQ-4D, sentetik açıklık radarı ve hareketli hedef göstergesi gibi güçlü sistemlere sahip, ancak elektro-optik ve kızılötesi görüntüleme veya sinyal istihbaratı toplayamıyor. Triton, bu kabiliyetleri sunuyor ve ayrıca radar gibi özelliklere sahip.
Operasyonel faydaya geçerken, Triton'u devreye almak, NATO'nun kritik bölgelerde daha sürekli gözetleme yapmasına olanak tanıyacak çünkü ittifak daha fazla uçakla çalışabilecek ve onları farklı yerlerde üsleyebilecek. Dört ülke, Triton alımı sürecini yönetecek ve bu uçakları kendi topraklarında veya yakınlarında üsleme isteyecekler. Bu, operasyonel olarak da mantıklı. Eğer Finlandiya'nın Satakunta Hava Üssü veya Norveç'in Andøya Hava İstasyonu'nda üslenirlerse, Triton, iki saat veya daha kısa sürede, Baltık Denizi, Doğu Avrupa sınırı, Yüksek Kuzey ve Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık boşluğu gibi kritik bölgelere ulaşabilecek.
Stratejik faydaya gelince, bu, ittifakın siyasi bütünlüğü ile ilgili. Triton alımı, NATO'nun ABD gözetleme kabiliyetlerine bağımlılığını azaltmasına yardımcı olacak. Amerikan ve ittifak liderleri, bu sonucu uzun süredir arzuluyor, ancak ilerleme yavaş. Başkan Donald Trump'ın ittifak üzerindeki açık baskısı, ittifak içinde yük paylaşımı için şimdiye kadar görülmemiş bir aciliyet yaratmış durumda. NATO'nun Triton alımı, ABD'ye ittifakın ilerleme kaydettiğini gösteriyor. NATO, tüm gözetleme kabiliyetleri için üye ülke katkılarına güvenmemeli. Bu katkılar her zaman ihtiyaç duyulduğunda gelmeyebilir. NATO'nun ISR Kuvveti'ne ait uçaklar, yeni Triton'larla güçlendirilecek ve ittifakın esansiyel esneklik ve özerklik sağlayacak.
Ancak, bizim endişelerimiz var. İki yön bizi endişelendiriyor. İlk olarak, insan kaynağı konusunda endişe ediyoruz. Son yıllarda, NATO'nun Sigonella'daki ISR Kuvveti, yetkili personelin %60'ının altında kaldı çünkü üye ülkeler yeterli destek sağlamadı. Personel eksikliği, kuvvetin uçuş sayısını sınırladı. İkinci olarak, ne olacağı konusunda endişe ediyoruz. Çalışmamız, NATO'nun ISR Kuvveti'nin en az 15 uçakla Avrupa'nın kritik bölgelerini gözetlemesi gerektiğini ve yüksek irtifa ve orta irtifa insansız hava araçlarının en iyi dengeli olduğunu gösterdi. Orta irtifa MQ-9B, özellikle savaş zamanında faydalı olan kabiliyetlere sahip. Beş Triton alımı, büyük bir adım, ancak NATO'nun tüm hava gözetleme ihtiyaçlarını karşılamayacak. Bizim görüşümüze göre, ittifak, Triton alımını, orta irtifa insansız hava araçlarının alımı ile takip etmeli ve bunu próximo NATO zirvesinde açıklamalı.