Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik girişimler kapsamında üçüncü kez Tahran’ı ziyaret etti.
- ABD-İran gerilimi, Ortadoğu’daki istikrarı doğrudan etkileyen bir faktördür.
- Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri, bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik önemli bir adım olarak görülebilir.
Pakistan, ABD ile İran arasında yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesi ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi amacıyla diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdı. Munir’in ziyareti, Pakistan’ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuk sürecine dahil olmasından bu yana Tahran’a gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu. Görüşmelerde, İslamabad mutabakatının uygulanması, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve İran-Pakistan ilişkilerindeki kardeşlik ve dostluk ele alındı. Munir, Pakistan’ın bölgesel istikrarın yeniden sağlanması için girişimlerini sürdüreceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ile daha önce kamuoyuna açıklanmayan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği de bildirildi. Görüşmenin, Washington’ın İran ve Tahran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik ekonomik baskıyı artırmaya hazırlandığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.
ABD-İran gerilimi, NATO ve müttefik ülkelerin de dikkatle izlediği bir konudur. Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri, müttefik ülkelerin bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik çabalarına katkıda bulunabilir. ABD ve İran arasındaki gerilim, küresel enerji piyasalarını ve ticaretini de etkileyen bir faktördür. Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri, bölgesel istikrarın sağlanmasına katkıda bulunabilir.
Tam Metin
Pakistan, ABD ile İran arasında yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesi ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi amacıyla diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdı. Bu kapsamda Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir, İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi ile birlikte İran’ın başkenti Tahran’a gitti.
Pakistan ordusu, ziyaretin “Ortadoğu’daki çatışmaya barışçıl, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulunmasına yönelik çabaların güçlendirilmesine” odaklandığını açıkladı.
Munir’in ziyareti, Pakistan’ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuk sürecine dahil olmasından bu yana Tahran’a gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.
Munir Pezeşkiyan ile Görüştü
Tahran’daki temasları kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya gelen Munir, Pakistan’ın bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik girişimlerini ele aldı.
Görüşmenin, İslamabad’ın ABD ile İran arasındaki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve iki tarafın yeniden müzakere sürecine dönmesi amacıyla yürüttüğü temasların bir parçası olduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada Munir’in ikili iş birliğini güçlendirmek ve Pakistan’ın bölgede barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik girişimlerini sürdürmek amacıyla resmi bir heyete başkanlık edeceğini açıklamıştı.
Kalibaf: ABD Yükümlülüklerini Yerine Getirmeli
Munir’in Tahran’daki önemli görüşmelerinden biri de İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile gerçekleşti.
Kalibaf’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre görüşmede, bölgedeki istikrarın yeniden sağlanması için yürütülen çalışmalar ve İslamabad mutabakatının uygulanması ele alındı.
İslamabad’daki görüşmeler sırasında İran heyetine başkanlık eden Kalibaf, ABD’yi tarafların vardığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçladı.
Kalibaf, “Tarafların mutabakat zaptındaki taahhütleri açık” diyerek Washington’ın yükümlülüklerine uymamasının bölgesel istikrarın önünde engel oluşturduğunu savundu.
İran’ın baskılar karşısında tutumunu değiştirmeyeceğini belirten Kalibaf, Tahran’ın mutabakat zaptındaki şartların uygulanmasında ısrarcı olduğunu söyledi.
Kalibaf, “Mutabakat zaptı temelinde kendi taahhütlerine uyması gereken taraf ABD’dir” ifadelerini kullandı.
Munir ise Pakistan’ın bölgesel istikrarın yeniden sağlanması için girişimlerini sürdüreceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı Görüşmelerin Gündeminde
Munir, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai ile de ayrı bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede İslamabad mutabakatının geleceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler masaya yatırıldı.
Rızai, İran’ın ABD’ye güvenmediğini belirterek Washington’ın davranışlarını değiştirmesi ve mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için somut adımlar atması gerektiğini söyledi.
İran devlet televizyonuna göre Rızai, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki “İran’ın güvenlik yönetimi” konusundaki tutumunu da yineledi.
Munir ise Pakistan’ın İslamabad mutabakatına ulaşılması için yoğun çaba gösterdiğini belirterek İran-Pakistan ilişkilerindeki “kardeşlik ve dostluğa” dikkat çekti. Pakistan’ın iki ülke arasındaki ortak sınırın güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü de söyledi.
Munir Ziyaret Öncesi Trump ile Görüşmüş
Munir’in Tahran ziyareti öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ile daha önce kamuoyuna açıklanmayan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği de bildirildi.
Pakistan’daki üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre görüşme, Munir’in İran temaslarından birkaç gün önce yapıldı.
Trump ile Munir arasında hangi konuların görüşüldüğü açıklanmazken, Beyaz Saray’ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermediği belirtildi.
Görüşmenin, Washington’ın İran ve Tahran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik ekonomik baskıyı artırmaya hazırlandığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.
Mekke Savunma Anlaşması da Gündemde
Pakistanlı bir hükümet yetkilisine göre Munir’in görüşmelerinin temel gündemlerinden birini ABD ile İran arasındaki gerilim oluşturdu.
İran’la müttefik Husilerin Kızıldeniz’de gerçekleştirdiği son saldırıların da görüşmelerde ele alınmasının beklendiği bildirildi.
Aynı yetkili, Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında kısa süre önce imzalanan savunma anlaşmasının da Tahran’daki temaslarda gündeme geleceğini belirtti.
Pakistanlı bir başka kaynak ise Washington ile Tahran arasında ciddi bir “güven krizi” bulunduğunu ve Munir’in ziyaretinin temel amaçlarından birinin taraflar arasındaki karşılıklı güvensizliği azaltmak olduğunu söyledi.