Pasifik'te gerçekleştirilen bir tatbikat sırasında, 509. Bomba Kanadına bağlı bir B-2 Spirit bombardıman uçağı, bir gemiye AGM-158C Uzun Menzilli Gemi Karşıtı Füze ateşledi. Bu eylem, Valiant Shield 2026 adlı bir ABD askeri tatbikatının parçasıydı. Tatbikat sırasında, 85. Test ve Değerlendirme Filosuna bağlı bir F-15E Strike Eagle uçağı, B-2 ile birlikte uçtu.
Hava Kuvvetleri, bu görevin, düşman deniz kuvvetlerine karşı operasyonlar yürütme ve bölgesel rakipler üzerinde kesin bir üstünlük sağlama yeteneğini gösterdiğini belirtti. Bu dil, Washington'un Pasifik'te Çin'in deniz gücünü dengeleme konusundaki artan odaklanmasını yansıtıyor.
İki uçak, farklı rollerle bir araya geldi. B-2, uzun menzilli, düşük görünürlükte bir bombardıman uçağı olup,malı hava sahasını delebiliyor ve düşman topraklarının derinlerine saldırabiliyor. F-15E ise, iki koltuklu bir saldırı uçağı olup, hassas saldırı görevleri ve silah testleri için kullanılıyor. Bu, tatbikata hem düşük görünürlük hem de geleneksel saldırı gücünü bir araya getirdi.
AGM-158C füzesi, çoğu deniz hava savunma sisteminin menzili dışında kalan mesafeden gemilere saldırabilme yeteneğine sahip. Bu uzun menzilli yetenek, bombardıman uçaklarının ve savaş uçaklarının, düşman gemilerine tehdit oluştururken, gemilerin savunma sistemlerinin dişlerine girmesine gerek kalmadan saldırı yapmalarını sağlıyor. Savunma planlamacıları, bu yeteneği, karşıt deniz kuvvetlerinin daha uzun menzilli radar ve füze sistemlerini geliştirmesi nedeniyle giderek daha önemli olarak görüyor.
Valiant Shield tatbikatı, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri ve diğer hizmetlerin birlikte çalışmasını test etmek amacıyla tasarlandı. Bu yılki tatbikat, Boeing Defense Australia tarafından üretilen MQ-28 Ghost Bat insansız hava aracı ve F-15EX Eagle II gibi diğer gelişmiş platformları da içeriyordu.
Tatbikat, ABD kuvvetlerinin Pasifik'te deniz taarruz yeteneklerini geliştirmeye devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Askeri planlamacılar, bu bölgede düşman gemilerini uzun menzilden tehdit edebilme yeteneğinin giderek daha önemli hale geldiğini vurguluyor.