NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'da NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu'nda yaptığı konuşmada, müttefik ülkelere ve savunma sanayiine "transatlantik savunma sanayi devrimi" çağrısında bulundu. Artan savunma harcamalarının hızla somut askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Rutte, NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesinin ancak üretim gücü, sanayi iş birliği ve teknolojik inovasyonun birlikte geliştirilmesiyle sürdürülebileceğini söyledi.
Konuşmasına futbol benzetmesiyle başlayan Rutte, başarılı bir takımın yalnızca gol atan oyunculardan oluşmadığını, teknik ekipten yedek oyunculara kadar herkesin başarıda pay sahibi olduğunu belirtti. NATO'nun da benzer şekilde siyasi liderler, silahlı kuvvetler ve savunma sanayiinin ortak çalışmasıyla güçlü kalabileceğini ifade eden Rutte, savunma sanayiinin ittifaka yalnızca ekipman değil, aynı zamanda üretim kapasitesi, dayanıklılık ve teknolojik üstünlük kazandırdığını dile getirdi.
Rutte, bir yıl önce Lahey'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde müttefiklerin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın %5'ine ulaşacak savunma yatırımı hedefini kabul ettiklerini, savunma üretimini hızlandırma ve inovasyonu artırma yönünde önemli taahhütlerde bulunduklarını hatırlattı. Bu kararların kısa sürede somut sonuçlar vermeye başladığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın 2025 yılında savunma harcamalarını bir önceki yıla göre yaklaşık %20 artırarak ilave 139 milyar ABD Doları yatırım gerçekleştirdiğini söyledi. 2025 ve 2026 yılları birlikte değerlendirildiğinde ise ilave savunma yatırımının 258 milyar ABD Dolarına ulaşmasının beklendiğini ifade etti.
Artık gerekli finansmanın büyük ölçüde sağlandığını belirten Rutte, bundan sonraki önceliğin bu kaynakların gerçek askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi olduğunu vurguladı. Son bir yıl içerisinde yalnızca savunma sanayi üretim altyapısının genişletilmesi amacıyla yaklaşık 37 milyar ABD Doları yatırım yapıldığını belirten Rutte, yeni fabrikalar, üretim hatları ve ilave kapasite yatırımlarıyla oluşturulan üretim alanının 2.000'den fazla futbol sahasına eşdeğer büyüklüğe ulaştığını söyledi.
Forum kapsamında imzalanan yeni sözleşmelerin ve açıklanan projelerin toplam değerinin onlarca milyar ABD Dolarını bulduğunu belirten Rutte, hava savunma sistemleri, hassas vuruş kabiliyetleri, uydu haberleşme sistemleri, mühimmat, insansız hava araçları, anti-drone sistemleri ile dayanıklılık ve hazırlık alanlarında önemli yeni yatırımların hayata geçirildiğini ifade etti.
NATO'nun üretim kapasitesindeki artışa da dikkat çeken Rutte, ittifakın gelecek yıl itibarıyla yılda yaklaşık 4 milyon topçu mühimmatı üretme kapasitesine ulaşacağını açıkladı. Bunun geçen yılki üretim seviyesinin yaklaşık iki katına karşılık geldiğini belirten Rutte, NATO'nun doğru yönde ilerlediğini ancak yapılması gereken çok iş bulunduğunu söyledi.
Konuşmasında mevcut güvenlik ortamına da değinen Rutte, Rusya'nın ulusal bütçesinin yaklaşık yarısını savaş ekonomisine ayırdığını ve savunma sanayiinin kesintisiz şekilde üretim yaptığını söyledi. Çin'in silahlı kuvvetlerini modernize etmeyi ve nükleer kapasitesini artırmayı sürdürdüğünü, Kuzey Kore'nin hem nükleer programını geliştirdiğini hem de Rusya'ya destek sağlamaya devam ettiğini belirten Rutte, ABD'nin son dönemde İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına önemli zarar vermesine rağmen tehdit ortamının dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Bu ülkeler arasındaki iş birliğinin giderek arttığını söyleyen Rutte, NATO'nun buna daha güçlü bir sanayi altyapısıyla karşılık vermesi gerektiğini vurguladı.
Bu çerçevede "transatlantik savunma sanayi devrimi" çağrısında bulunan Rutte, hükümetlerin uzun vadeli siparişler vermeyi sürdürmesi, tedarik süreçlerindeki bürokratik engelleri azaltması ve sınır ötesi düzenlemeleri kolaylaştırması gerektiğini ifade etti. Savunma sanayiinin ise artan talebi karşılayacak şekilde üretim kapasitesini genişletmeye devam etmesi gerektiğini belirten Rutte, güvenilir enerji kaynakları, sağlam tedarik zincirleri ve nitelikli mühendislik altyapısının bu dönüşümün temel unsurları olduğunu söyledi.
Savunma şirketlerine de daha fazla yatırım riski almaları çağrısında bulunan Rutte, NATO'nun ilk kez uzun vadeli askerî ihtiyaçlarını ortaya koyan konsolide bir talep planını kamuoyuyla paylaştığını açıkladı. Böylece savunma sanayiinin gelecekte hangi kabiliyetlere ihtiyaç duyulacağını daha net görebileceğini ve yatırımlarını buna göre planlayabileceğini ifade etti.
Rutte ayrıca Ukrayna'nın özellikle insansız sistemler alanında oluşturduğu hızlı inovasyon ekosistemine dikkat çekerek NATO'nun Ukrayna ile ortak üretim ve sanayi iş birliğini geliştirdiğini söyledi. Avrupa Birliği ve Hint-Pasifik bölgesindeki ortaklarla da savunma sanayii alanındaki iş birliklerinin güçlendirildiğini belirten Rutte, ortak üretim ve teknoloji geliştirme faaliyetlerinin NATO'nun kolektif güvenliğine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Konuşmasının sonunda NATO'nun gücünün 32 müttefik ülkenin sanayi altyapısını, teknolojisini ve insan kaynağını ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirebilmesinden kaynaklandığını vurgulayan Rutte, NATO ile savunma sanayii arasındaki ortaklığı "kazanan takım" olarak nitelendirdi ve müttefiklere daha fazla üretim, daha hızlı teslimat ve daha güçlü iş birliği çağrısında bulundu.