Suudi Arabistan, ABD dış politikasındaki tutarsızlık ve üç ardışık yönetimin güvenilirliğinin düşmesiyle geçici bir gerileme yaşadı ancak MNNA statüsü ve F-35 jet satışı taahhüdüyle ilişkileri yeniden şekillendirdi.
- Suudi Arabistan ile ABD arasındaki nükleer işbirliği anlaşması, ABD'nin nükleer yayılmayı önleme politikasında tarihi bir ruptura imza atıyor.
- Bu anlaşma, ABD'nin Çin ve Rusya'nın etkisini engelleme politikasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve Gulf ülkelerinin ABD'ye olan güvenini yeniden yapılandırıyor.
22 Temmuz 2026'da imzalanan sivil nükleer enerji işbirliği anlaşması, ABD şirketlerinin gözetimi altında Suudi Arabistan'da uraanyum zenginleşmesine izin veriyor ve ABD'nin nükleer yayılmayı önleme politikasında tarihi bir ruptura imza atıyor. Bu anlaşma, ABD'nin Çin ve Rusya'nın etkisini engelleme politikasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve Gulf ülkelerinin ABD'ye olan güvenini yeniden yapılandırıyor. ABD'nin öngörülemezliğiyle karşılaştırılan Riyadh, Türkiye ve Pakistan'ı kapsayan örtük geçici güvenlik formatları ağı oluşturarak bölgesel operasyonel egemenliği artırmaya çalışıyor.
ABD'nin kalıcı askeri varlığı modeli, Gulf bölgesindeki boşluğu doldurmada yetersiz kalıyor ve Suudi Arabistan gibi ülkeler kendi savunma kapasitelerini inşa etmeye zorlanıyor. ABD, lentamente en son güven garantiörü konumundan kayboluyor ve Gulf devletleri kendi savunma kapasitelerini inşa etmeye zorlanıyor.