Suudi Arabistan’ın KAAN hamlesi Trump yönetimini rahatsız etti

Burak Seletuz Burak Seletuz / 17.02.2026 11:20
Suudi Arabistan’ın KAAN hamlesi Trump yönetimini rahatsız etti

Middle East Eye’ın (MEE) aktardığı bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın silah tedarikçilerini çeşitlendirme çabaları, küresel silah pazarına tamamen hükmetmek isteyen Trump yönetiminde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Mevcut ve eski ABD’li yetkililer, Riyad’ın Türkiye gibi bölgesel aktörlerle kurduğu savunma temaslarının, ABD’nin krallıktaki pazar payını tehdit ettiğini savundu. Donald Trump’ın “anlaşma odaklı” diplomasi gündemi altında çalışan yetkililer, Suudi Arabistan’ın diğer ülkelerle yürüttüğü silah pazarlıklarına dair Washington’a net açıklamalar bekliyor.

Washington’dan gelen yoğun baskıların ardından Suudi Arabistan, Pakistan’dan JF-17 savaş uçağı satın almayacağına dair ABD’ye güvence verdi. MEE’ye konuşan bir yetkili, İslamabad’a yönelik milyarlarca dolarlık kredilerin bu uçaklar için kullanılacağına dair iddiaların ardından Riyad’ın geri adım attığını doğruladı. Ancak Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN programına potansiyel katılım konusunda benzer bir garanti henüz ABD makamlarına sunulmadı. Bu durum, Beyaz Saray ve Pentagon koridorlarında belirsizliğin sürmesine neden oluyor.

Trump yönetimi, kendisini bölgedeki “tek sağlayıcı” olarak konumlandırmak istiyor ve Amerikan ihracatını her şeyin önünde tutuyor. MEE’ye isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, “Suudilere mesajımız net: ABD tarafından karşılanmayan hangi ihtiyacınız var ki KAAN için Türkiye’ye gidiyorsunuz?” sorusunu yönelttiklerini belirtti. Trump ekibi, krallığın halihazırda dünyanın en iyi F-15’lerine sahip olduğunu ve F-35 sürecinin devam ettiğini hatırlatarak, Türk jetlerine olan yoğun ilgiyi sorguluyor.

Askeri kabiliyetlerin ötesinde, Riyad’ın Türkiye ile flört etmesinin arkasında stratejik bir “yerlileşme” zorunluluğu yatıyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın “Vizyon 2030” planı, savunma harcamalarının en az yarısının yerel üretimden karşılanmasını öngörüyor. Türkiye bu noktada, ABD’nin henüz tam anlamıyla sunmadığı teknoloji transferi ve ortak üretim imkanlarını Suudi tarafına vaat etti. Uzmanlar, Washington’un teknoloji paylaşımı konusundaki hantal tutumunun Riyad’ı daha esnek ortaklar aramaya ittiğini vurguladı.

Bu diplomatik satranç, aynı zamanda İsrail’in bölgedeki askeri üstünlüğünü koruma çabalarıyla da kesişti. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Suudi Arabistan’a verilecek F-35’lerin İsrail’dekilerden “daha düşük model” olacağı yönündeki açıklamaları krallık yönetiminde huzursuzluk yarattı. Bu durum, Suudi Arabistan’ı hem teknik bir alternatif oluşturmaya hem de Washington’dan daha iyi şartlar koparmak için “KAAN kartını” kullanmaya sevk ediyor. Analistler, Riyad’ın bu hamlesini ABD ile pazarlıkta elini güçlendiren çok boyutlu bir manevra olarak nitelendirdi.

Kaynak: savunmaTr

Son Haberler