THAAD sisteminin İran füzesini atmosfer dışında imha ettiği anlar paylaşıldı
İran'a yapılan saldırı sonrası Orta Doğu'nun dört bir yanında kullanılan THAAD sisteminin, hipersonik hızlara ulaşabilen İran füzelerini atmosfer dışında imha ettiği anlar kameralara yansıdı.
Hafta sonu boyunca Orta Doğu'ya yayılarak devam eden çatışmalar sırasında dikkat çeken sahnelerden biri de ABD'ye ait THAAD sisteminin İran'ın hipersonik hızlara ulaşabilen füzelerinden bazılarını atmosfer dışında imha etmesi oldu. Birleşik Arap Emirlikleri semalarında yaşanan bu olay, kameralara da yansıdı.
Atmosfer dışında imha edilen bu füzenin tam olarak hangisi olduğu bilinmiyor. Ancak seyir hâlinde değil, sadece iniş aşamasında hipersonik hızlara ulaşan Fattah füzelerinden olabileceği tahmin ediliyor.
Balistik ve hipersonik füzeler söz konusu olduğunda, savunma tarafı için en kritik mesele hız ve zaman. Bu füzeler atmosferin üst katmanlarına kadar yükselip ardından hedeflerine doğru yeniden giriş yaparken saatte 20 bin kilometreyi aşan hızlara ulaşabiliyor. Bu da savunma sistemlerine çoğu zaman yalnızca birkaç dakikalık bir müdahale penceresi bırakıyor. İşte bu noktada devreye Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması, yani THAAD giriyor.
Lockheed Martin tarafından geliştirilen THAAD, kısa ve orta menzilli balistik füzeleri uçuşlarının son safhasında, yani hedeflerine dalışa geçtikleri terminal aşamada imha etmek üzere tasarlandı. Sistemin en dikkat çekici özelliği ise klasik hava savunma füzelerinde olduğu gibi patlayıcı bir harp başlığı kullanmaması. THAAD önleyicileri, “hit-to-kill” adı verilen yöntemle çalışıyor; yani hedef füze ile doğrudan çarpışarak, kinetik enerji sayesinde onu parçalıyor. Bu çarpışma, çoğu zaman atmosfer dışında ya da atmosferin üst katmanlarında gerçekleşiyor.
Bu sürecin ilk adımı tespit. THAAD ile birlikte kullanılan AN/TPY-2 radarı, X-band frekansında çalışan yüksek çözünürlüklü bir radar sistemi. Yüzlerce kilometre öteden küçük ve çok hızlı hedefleri algılayabiliyor; füzenin hızını, irtifasını ve muhtemel düşüş noktasını saniyeler içinde hesaplayabiliyor. Elde edilen veriler komuta-kontrol merkezine aktarılıyor ve sistem, tehdidin yerleşim alanlarına ya da kritik askeri tesislere yönelip yönelmediğini analiz ediyor.
Eğer tehdit doğrulanırsa, önleyici füze ateşleniyor. Bu noktadan sonra milisaniyelerle ölçülen bir hesaplama süreci başlıyor. Savunma sistemi, hem hedef füzenin hem de kendi önleyicisinin uzaydaki konumunu sürekli güncelliyor ve çarpışmanın gerçekleşeceği kesin noktayı hesaplıyor. Başarılı bir önleme durumunda hedef füze havada parçalanıyor.
THAAD, Patriot ve Arrow 3'leri Birlikte Kullanan Sistem Bile Yetersiz Kalabiliyor
Uzmanlara göre bu son olay, “katmanlı hava savunması” yaklaşımının pratikte nasıl işlediğini de gösteriyor. THAAD genellikle yüksek irtifa önleme için kullanılırken, daha alçak irtifada ikinci bir savunma hattı olarak Patriot gibi sistemler devreye girebiliyor. Diğer yandan Arrow 3 sistemi ise uzay katmanında önleme yapabiliyor. Böylece tek bir önleme şansına bağlı kalmadan, aynı tehdide karşı birden fazla müdahale imkânı doğuyor.
Ancak bu son iki günde de gördüğümüz üzere bu çoklu sistem de yetersiz kalabiliyor. Özellikle hipersonik hızlara ulaşan füzeler, günümüzün en gelişmiş savunma sistemlerini bile çaresiz bırakabiliyor. Nitekim dün, Orta Doğu'da birden fazla hedefin bu savunma sistemlerine rağmen İran'ın hipersonik füzeleri ile vurulduğuna şahit olduk.
Diğer yandan gelen yeni görüntüler, İran'ın daha da gelişmiş bazı füzelerinin hedefe doğru iniş yaparken hava savunma sistemlerini yanıltacak "penetration aid"leri, yani karşı tedbirleri de devreye soktuğunu gösteriyor..Bu tür sistemlerde gerçek harp başlığı atmosferin üst katmanlarından yeniden giriş yaparken, onunla birlikte çok sayıda sahte hedef (decoy) da bırakılıyor. Radar ekranında benzer izler oluşturan bu decoy’lar, savunma ağının hangi hedefin gerçek olduğunu ayırt etmesini zorlaştırmayı ve önleyici füzelerin mühimmatını tüketmeyi amaçlıyor.
Sonuç olarak Orta Doğu'da başlayan sıcak savaş, yalnızca siyasi ve askeri dengeleri değil, aynı zamanda modern füze savunma teknolojilerinin gerçek savaş koşullarındaki performansını da gözler önüne seriyor.
Kaynak: donanimHaber